<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri &#187; Erkek Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikekibi.com/can/category/erkek-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
	<description>Tüm Sağlık Sorunlarınız için Tek Adres. Diyet,  Hastalık Bilgileri Belirtileri Doktorları ve Tedavi Yöntemleri Laboratuvar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:30:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
<image>
<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
<url>http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/maxblogpress-favicon/icons/favicon-41.ico</url>
<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri</title>
</image>
		<item>
		<title>Erkeklerde aşırı kıllanma ve tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-asiri-killanma-ve-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-asiri-killanma-ve-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 14:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akne]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Diabetes]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Kalma]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Kas]]></category>
		<category><![CDATA[Kist]]></category>
		<category><![CDATA[Libido]]></category>
		<category><![CDATA[Seste]]></category>
		<category><![CDATA[Susuz]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9988</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-asiri-killanma-ve-tedavi-yontemleri.html"><img align="right" hspace="5" width="150" height="90" src="http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/thumbnail-for-excerpts/tfe_no_thumb.png" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>1- Aşırı kıllanma ne demektir? Aşırı kıllanma; hipertrikaz ve hirşutism biçiminde görülebilir. Hipertrikaz vellus kıllarının (ince ayva tüyleri) terminal karakter almasıyla gider. Irksal, kişisel ve ailesel kılIanma farklılıkları nedeniyle normal ile ayırım zor olabilir. Hirşutismus ise; kadınlarda ve çocuklarda erkek tipinde ve erkeksi dağılımda (sakal, bıyık, göğüsler ve karında) terminal kıl artışına verilen addır. 2- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 336x280, sadece yazı siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "8039136497";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></-> <p><span style="color: #808080; font-size: x-small;"> </span></p>
<p><span style="color: #808080; font-size: x-small;"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>1- Aşırı<br />
kıllanma ne demektir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Aşırı kıllanma; hipertrikaz ve hirşutism<br />
biçiminde görülebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hipertrikaz vellus kıllarının (ince<br />
ayva tüyleri) terminal karakter almasıyla gider. Irksal, kişisel ve ailesel<br />
kılIanma farklılıkları nedeniyle normal ile ayırım zor olabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hirşutismus ise; kadınlarda ve çocuklarda<br />
erkek tipinde ve erkeksi dağılımda (sakal, bıyık, göğüsler ve karında)<br />
terminal kıl artışına verilen addır.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>2- Nedenleri<br />
neler olabilir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hipertrikoz yerel ya da yaygın olarak<br />
benler üzerinde, travmatik olarak  inflamasyonlarda, yerel kortikosteroid<br />
enjeksiyonlarında, bazı dermatozlarda ve ilaç yan etkisi olarak ortaya<br />
çıkabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hirşutismusun en sık nedeni polikistik<br />
over sendromu (yumurtalıklarda çok sayıda kist ve kısırlıkla karakterli<br />
bir hastalık) dur. Ayrıca androjenlerin aşırı salındığı yumurtalık, böbrek<br />
üstü bezi  ve beyinde hormon kontrolünü sağlayan bölgeler kaynaklı<br />
hastalıklarda ve ilaçlara bağlı olabilir.  Ayrıca kıl folliküllerinin<br />
androjenlere aşırı yanıtına bağlanan nedeninin bulunamadığı hirşutism olguları<br />
da vardır.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>3-Aşırı kıllanmanın<br />
tanısındaki önemli noktalar nelerdir ?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hastanın yaşı, bu yakınmasının ne<br />
zamandır olduğu, birdenbire başlayıp başlamadığı, yerleşimi, ilaç kullanıp<br />
kullanmadığı, eşlik eden belirti ve bulguların (deri ve saç yağlanması,<br />
akne, menstrüel düzensizlik, saç dökülmesi, seste kalınlaşma, küçük göğüsler,<br />
susuz kalma, erken ergenlik, kas kütlesinde artma, libido artışı, klitoral<br />
hipertrofi), obezite ve diabetes mellitusun olup olmadığı da aşırı kıllanmanın<br />
tanısında göz önünde bulundurulur.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>4-Tedavi<br />
ilkeleri ne olmalıdır?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Altta yatan bir hastalık saptandığında<br />
buna yönelik tedavi, ilgili klinik tarafından planlanmalıdır. Sadece uç-organ<br />
aşırı duyarlılığına bağlı hirşutismus, ırksal ya da ailesel hipertrikoz<br />
olguları kozmetik amaçla tedaviye alınır. Sistemik hastalığa bağlı durumlarda<br />
da istenmeyen kıllardan kurtulmak için sistemik tedavi yanında kozmetik<br />
yaklaşım da</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>gereklidir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>5-Kozmetik<br />
amaçla hangi yöntemler kullanılabilir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hidrojen peroksit ile kılların rengi<br />
açılarak maskelenebilir ya da traş, cımbız, ağda, depilatuvar kremler,<br />
elektroliz (epilasyon) ve laser ile alınabilirler.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>6- Bu yöntemlerin<br />
avantajları ve  dezavantajları nelerdir? Nasıl ve ne miktarda uygulanır?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hidrojen peroksitle kılların renginin<br />
açılması özellikle üst dudak ve kollardaki istenmeyen kıllarda uygulanır.<br />
40 ml hidrojen peroksit ve 7 ml % 20&#8242;lik amonyaktan karıştırılarak solüsyon<br />
elde edilir, 5-10 dakika beklenir. Uygulaması ağrısızdır.Ama sık uygulama<br />
gerektirir, koyu deri rengi üzerinde kozmetik olarak uygun görünmeyebilir<br />
ve bazı kişilerde tahriş edici etkilere yol açabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Traşlama, hem kılların kısa süre içinde<br />
büyümesi hem de cildi tahriş etme ve folikülite yol açma riski nedeniyle<br />
genellikle önerilmez.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Cımbız ya da mekanik cımbız görevi<br />
gören &#8220;epilady&#8221; benzeri araçlarla yapılan uygulama ağrılı, zaman alıcıdır<br />
ve kılların büyüme evreye girmesini sağladığı için etkisi yaklaşık 2-3<br />
hafta sürer.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Ağda ile kılların yok edilmesinde<br />
ağrı ve kısa kılların alınmaması dezavantajlardır, yine kılların daha kısa<br />
sürede anajen evreye girmesi söz konusudur, irritasyon ve follikülit<br />
ile pseudofollikülit e (kıl kökü iltihabı ) yol açabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Thioglikolat içeren depilatuvar kremler,<br />
kılın yanı sıra keratini de etkiledikleri için oldukça tahriş edicidir<br />
ve kılları deri düzeyinde temizledikleri için de etkileri kısa sürelidir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>7-Elektroliz<br />
yönteminin özellikleri nelerdir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Elektroliz diğer yöntemlerden etkisinin<br />
kalıcı olması ile ayrılır. Yüksek frekanslı elektrokoagülasyon yoluyla<br />
etki eder. Bir iğne kıl köküne sokulur ve elektrod görevi görür. Tahrip<br />
edilen kıl cımbız yardımı ile çıkarılır. Pahalı ve zaman alıcı bir yöntem<br />
olmasının yanı sıra, deneyimli kişiler tarafından yapılması gerekir. Kılların<br />
yeniden çıkma oranı % 40 civarındadır. Uygulama sırasında ağrı olması,<br />
perifolliküler inflamasyon, skar, punktat hiperpigmentasyon ve seyrek olarak<br />
bakteriyel enfeksiyon istenmeyen yan etkilerdir. Enfeksiyon bulaşmasının<br />
önlenmesi için tek kullanımlık ya da kişiye özel iğneler kullanılmalıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Genellikle elektroliz yerel ve kalın,<br />
kaba kılların yok edilmesi için kullanılabilir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>8- Epilasyon<br />
için kullanılan lazerin özellikleri nedir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Lazer tek ve sabit dalga boyunda<br />
ışın üreten bir sistemdir. Çeşitli dalga boyları insan dokusunun içerdiği<br />
çeşitli bölümler içinde emilerek enerjilerini transfer eder ve bu alanı<br />
etkilerler. Epilasyon lazerlerinin dalga boyu kıla ve deriye rengini veren<br />
melanin tarafından emilir. Melanin kıl kökünde çok yoğun olarak bulunduğu<br />
için lazer ışını, kıl bölümünü harap eder. Lazer epilasyonda kıl kökünün<br />
tam olarak tahrip edilebilmesi için kılın anajen evrede olması gerekir.<br />
Bir bölgede kılların tümü tek seansta tahrip edilmez.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>9- Lazer<br />
epilasyonun etkinliği ve yan etkileri nedir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Lazer epilasyon açık tenli ve siyah<br />
kıllı kişilerde daha etkilidir. 2.ve 3.uygu/amalar uyku evresindeki kılların<br />
anajen evreye girmesinden sonra yapılır. Seanslar arası zaman yerleşim<br />
yerine ve diğer kişisel farklılıklara bağlı olarak 4-16 haftadır. Laser<br />
epilasyonun avantajları; zaman alıcı olmaması, % 30&#8242;un üzerinde kalıcı<br />
kıl kaybı olması ve yeniden çıkan kılların eskiye oranla daha ince, daha<br />
açık olması ve yavaş uzamasıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Lazer uygulama öncesi ve uygulamanın<br />
bitimi sonrasında, 4-6 hafta süre ile yüksek etkenli güneşten koruyucu<br />
krem kullanılması önerilir.</span></span></p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #808080; font-size: x-small;"><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #cc6600;"><span>10-Dezavantajları<br />
nelerdir?</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span>Pahalı olması, kişisel kıl özelliklerine<br />
bağlı olarak (kılın rengi, kalınlığı, yerleşimi vb.) değişken yanıt alınması,<br />
uygulama sonrası kısa süreli ödem ve eritem ve uzun dönemde renk değişiklikleridir.<br />
Dermatolog ve plastik cerrah gibi deri konusunda uzman hekimler tarafından<br />
uygulanmalıdır çünkü uygulama yapılacak deri tipinin belirlenmesi, buna<br />
uygun enerjinin saptanması ve seansların hasta kontrollerindeki bulgularına<br />
göre ayarlanması gerekir.</span></span><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 468x15, siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "3200305515";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-asiri-killanma-ve-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artık erkekler kısır kalmayacak!..</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/artik-erkekler-kisir-kalmayacak.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/artik-erkekler-kisir-kalmayacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 08:07:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[' dedi.]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Engel]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Eshre]]></category>
		<category><![CDATA[Hala]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Olgun]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Umut]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9856</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/artik-erkekler-kisir-kalmayacak.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/524370_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Artık erkekler kısır kalmayacak!.." /></a>Testislere nakledilen kök hücrelerin sperm yapabilme özelliği kazandığı belirlendi. Araştırma tıp dünyasında kısırlığın ortadan kalkması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi. Erkeklerde kısırlığının ortadan kalkmasında kök hücre ile yapılan uygulamaların umut verici  olduğu belirtildi.Yurt dışında yapılan araştırmalarda, bazı hayvan testislerine nakledilen kök hücrelerin, buralarda sperm yapabilme özelliğini kazanmalarıyla ilgili çalışmaların ilk bulgularının olumlu çıktığı açıklandı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Testislere nakledilen kök hücrelerin sperm yapabilme özelliği kazandığı belirlendi. Araştırma tıp dünyasında kısırlığın ortadan kalkması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/524370_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9857" title="Artık erkekler kısır kalmayacak!.." src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/524370_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Erkeklerde kısırlığının ortadan kalkmasında kök hücre ile yapılan uygulamaların umut verici  olduğu belirtildi.Yurt dışında yapılan araştırmalarda, bazı hayvan testislerine nakledilen kök hücrelerin, buralarda sperm yapabilme özelliğini kazanmalarıyla ilgili çalışmaların ilk bulgularının olumlu çıktığı açıklandı. Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyolojisi Derneği (ESHRE) Yönetim Kurulu Üyesi ve Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan, erkeklerde kısırlık sorununun çiftlerin çocuk sahibi olmasında çok önemli bir engel olduğunu söyledi.</p>
<p>Erkeklerde kısırlık tedavisine yönelik yöntemlerin her geçen gün geliştiğini ve umut verici sonuçlar alınmaya başlandığını anlatan Gürgan, erkek kısırlığına son verebilecek araştırma olan sperm kök hücrelerinin kullanılması çalışmasının sonuç vermeye başladığını bildirdi.</p>
<p><strong>ARAŞTIRMA ÇOK AZ KİŞİDE DENENDİ</strong><br />
Gürgan, dünyada ilk kez kez Prof. Dr. Herman Tournaye tarafından yapılan çalışma ile kök hücrelerin, sperm ve yumurta hücrelerine dönüştürülebilmesinin sağlandığını belirterek, ‘’Daha önceden saklanmış kök hücrelerin bazı hayvan testislerine nakli ile olgun sperme dönüşme özelliğini kazanması amaçlanan ilk çalışmalar olumlu sonuçlar verdi’’ dedi. Henüz çok az hastada denenen ve bir kısmında olumlu neticeler alınan uygulamaların hala araştırma aşamasında olduğunu ifade eden ESHRE Yönetim Kurulu Üyesi ve HÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürgan, gelişmelerin umut verici olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>KANSER TEDAVİSİ GÖRENLERE UMUT</strong><br />
Dr. Herman Tournaye’nin sunduğu araştırma ile ergenliğe girmeden önce kanser tedavisi geçirmek zorunda olan erkek çocukları için ileride çocuk sahibi olabilmeleri amacıyla, ‘’Kök hücreden sperm hücrelerinin üretilmesi yolunun açıldığına’’ dikkati çeken   Gürgan, ‘’Bu yöntemle, kanser tedavisi öncesi testis dokusu dondurularak, tedavi  sonrasında sperm hücresi üretebilen kök hücreleri geri nakletmek mümkün oldu’’ diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/artik-erkekler-kisir-kalmayacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sperm yapısını ne bozuyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/sperm-yapisini-ne-bozuyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/sperm-yapisini-ne-bozuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 07:04:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[' dedi.]]></category>
		<category><![CDATA[Aa]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[Dr Murad]]></category>
		<category><![CDATA[Duman]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[Histoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Konu]]></category>
		<category><![CDATA[Meram]]></category>
		<category><![CDATA[Mikroskop]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Semen]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[YüKsek Lisans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9756</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/sperm-yapisini-ne-bozuyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/523241_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Sperm yapısını ne bozuyor" /></a>Yapılan araştırmaya göre cep telefonu spermdeki DNA yapısını bozuyor Meram Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Bölümü&#8217;nde görevli Prof. Dr. Selçuk Duman, Doç. Dr. Murad Aktan ve yüksek lisans öğrencisi Duygu Çoruh, kısırlığa etki eden faktörler içinde yer aldığı düşünülen cep telefonları konusunda, &#8221;cep telefonu ve sperme etkisi&#8221;ni araştırdı. Ekip, radyofrekans ışınım özelikli cihazlar olan, 900-1800 MHz ışınım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan araştırmaya göre cep telefonu spermdeki DNA yapısını bozuyor</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/523241_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9755" title="Sperm yapısını ne bozuyor" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/523241_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Meram Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Bölümü&#8217;nde görevli Prof. Dr. Selçuk Duman, Doç. Dr. Murad Aktan ve yüksek lisans öğrencisi Duygu Çoruh, kısırlığa etki eden faktörler içinde yer aldığı düşünülen cep telefonları konusunda, &#8221;cep telefonu ve sperme etkisi&#8221;ni araştırdı.</p>
<p>Ekip, radyofrekans ışınım özelikli cihazlar olan, 900-1800 MHz ışınım yayan ikinci nesil cep telefonları kaynaklı radyofrekans ışınımının muhtemel etkileri üzerinde yaptığı çalışmayı tamamladı.</p>
<p>Araştırma ekibinin başkanı Prof. Dr. Selçuk Duman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilim dünyasında pek çok araştırmayla, cep telefonunu radyofrekans ışınımının biyolojik sistemler üzerindeki olumsuz etkilerinin vurgulandığını, radyofrekans ışınımının biyolojik fonksiyonlar üzerinde bir takım doğrudan ya da dolaylı etkilerinin olduğunun değişik araştırmalarla tespit edildiğini ifade etti.</p>
<p>Cep telefonunu radyofrekans ışınımının testis dokusu üzerindeki etkilerinin halen araştırılan bir konu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Duman, &#8221;Çalışmamızda 40 insan semen örneğinde, laboratuvar şartlarında, 900 ve 1800 MHz cep telefonu radyofrekans ışınımına cep telefonunun pantolon cebinde taşınmasını temsilen, 2,5 santimetre ve 10 santimetre mesafelerden 15 dakikalık süreyle (açık konumda) maruz bırakılmıştır. Semen örneğinde sperm DNA yapı bütünlüğü ile hareketliliği değerlendirilmiştir. Yaptığımız çalışma sonucunda radyofrekans ışınımın, spermlerin hareketliliğine herhangi bir olumsuz etkisi bulunmadığı gözlenirken, mesafenin yakınlaşmasıyla, spermdeki DNA yapı bütünlüğünün bozulmaya başladığı, floresan mikroskop düzeyinde gözlenmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>CEP TELEFONU TESTİSLERDEN OLABİLDİĞİNCE UZAK KONUMLANDIRILMALI</p>
<p>Günlük hayatta maruz kalınan cep telefonu radyofrekans ışınımının testislere yakın konumlandırılmasının sperm DNA&#8217;sının yapı bütünlüğünü olumsuz yönde etkileyeceği görüşünde olduklarını ifade eden Prof. Dr. Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Sağlıklı erkek üreme hücrelerinin varlığı, sağlıklı nesillerin gelişimi demektir. Araştırma sonucu toplum sağlığı açısından değerlendirildiğinde, cep telefonu konuşma süreleri minimum tutulmalı, konuşma konumunda kulaklık kullanılarak cep telefonu testislerden olabildiğince uzak konumlandırılmalıdır. Bu nedenle cep telefonunun pantolon cebinde taşınması doğru değildir. Batı toplumları Türkiye&#8217;deki kadar telefon kullanmıyor, onlar &#8216;alo&#8217; diyor kapatıyor. Bizde ise saatlerce telefonla görüşülebiliniyor. Şu bilinmelidir ki; cep telefonunu yoğun şekilde kullanmanın bedeli, kısırlığa yavaş yavaş merhaba demektir. Ayrıca cep telefonu ne kadar kompleks olursa o kadar zararlı. Çünkü bluetooth, televizyon, radyo gibi özellikler cep telefonunun ışınım gücü frekansını yükseltiyor, elektro manyetik alan artıyor.&#8221;</p>
<p>Testislere yakın konumda kullanılan cep telefonlarının sperm kalitesinde ciddi bir düşüşe neden olduğunu dile getiren Duman, &#8221;Sperm sayıları belirgin noktalarda olan kişilerde, cep telefonunun bu zararı önem taşımayabilir. Ancak spermle ilgili sorunu olan hastalarda sıkıntıya neden olur. Zaten kişinin sperminin özelliklerinde bir olumsuzluk varsa, cep telefonu gibi bir olumsuzluğun da her bir parametresi, sperm sayısı ve hareketliliğini yavaş yavaş dibe vurdurur&#8221; diye konuştu.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/sperm-yapisini-ne-bozuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat 50 li yaşlarda artıyor dikkat</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/prostat-50-li-yaslarda-artiyor-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/prostat-50-li-yaslarda-artiyor-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 09:15:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[' dedi.]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Kat]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[üretra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9569</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/prostat-50-li-yaslarda-artiyor-dikkat.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521260_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="521260_detay" /></a>Prostat büyümesi, 50 yaşın üzerindeki her iki erkekten birini etkileyebilmesi nedeniyle en sık karşılaşılan ürolojik rahatsızlık&#8230; Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinden Doç. Dr. Muammer Kendirci, bir program kapsamında geldiği Bursa&#8217;da,idrar kesesinin altında yer alan prostatın, uretra denilen dış idrar kanalını çevreleyen, erişkin erkeklerde ortalama 20 gram ağırlığındaki bir salgı bezi olduğu söyledi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat büyümesi, 50 yaşın üzerindeki her iki erkekten birini etkileyebilmesi nedeniyle en sık karşılaşılan ürolojik rahatsızlık&#8230;</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521260_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9570" title="521260_detay" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521260_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinden Doç. Dr. Muammer Kendirci, bir program kapsamında geldiği Bursa&#8217;da,idrar kesesinin altında yer alan prostatın, uretra denilen dış idrar kanalını çevreleyen, erişkin erkeklerde ortalama 20 gram ağırlığındaki bir salgı bezi olduğu söyledi.</p>
<p>Prostatta, temel olarak 3 ana hastalığın ortaya çıktığını belirten Kendirci, bunların prostatın iyi huylu büyümesi (BPH), prostat kanseri ve iltihabı olarak sıralanabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Kendirci, prostatın iyi huylu büyümesinin (Benign Prostat Hiperplazisi), bu 3 hastalık içinde en sık gözlenen rahatsızlık olduğunu dile getirerek, &#8221;Prostat büyümesi, 50 yaşın üzerindeki hemen her iki erkekten birini etkileyebilmesi nedeniyle en sık karşılaştığımız ürolojik rahatsızlık&#8221; dedi.</p>
<p>KALITSAL GEÇİŞ GÖSTERİYOR</p>
<p>Prostat büyümesinin, ortaya çıkma nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, yaşlanmayla doğrudan ilişkili olduğunun düşünüldüğünü ifade eden Kendirci, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Yaşlanmaya bağlı olarak özellikle kan ve prostattaki androjen hormonlarının düzeylerindeki değişiklikler, yapısal bazı değişikliklere yol açarak prostat büyümesine neden olmakta. Yani, hastalığın başlaması için temel neden yaşlanmadır. Ancak, başka bazı faktörler de hastalığın oluşumuna katkıda bulunmakta. Yapılan araştırmalarda prostat büyümesinin kalıtsal bir geçiş gösterdiği ispatlanmıştır. Ailesinde prostat büyümesi olan bireylerin bu hastalığa yakalanma riski olmayan olgulara göre 4 kat daha fazladır.&#8221;</p>
<p>Prostat büyümesinin, yaşlanmayla doğrudan ilişkili bir hastalık olduğunun söylenebileceğini belirten Kendirci, &#8221;Prostat büyümesi özellikle 40 yaşından itibaren başlamakta ve 50 yaşın üzerindeki her iki erkekten birinde görülmektedir&#8221; dedi.</p>
<p>Kendirci, Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün 2009&#8242;da yayımladığı ve 193 ülkeyi kapsayan ölçümlerinde, ülkemizdeki erkeklerin yaşam beklentisinin son 7 yılda 4 yaş artarak 71&#8242;e ulaştığını kaydederek, yaşam süresinin uzamasının, prostat hastalığı nedeniyle ürologlara başvuracak erkek sayısının her geçen yıl daha da artacağı anlamına geldiğini vurguladı.</p>
<p>PROSTAT KANSERİ 2. SIRADA</p>
<p>Kendirci, prostat kanserinin, prostatın iyi huylu büyümesinden tamamen farklı bir durum olduğunu dile getirerek, Türkiye&#8217;de akciğer kanserinden sonra erkeklerde en sık görülen 2. türün prostat kanseri olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/prostat-50-li-yaslarda-artiyor-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler sinirlenince</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-sinirlenince.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-sinirlenince.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 08:55:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA['testesteron']]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Daki]]></category>
		<category><![CDATA[Deutsche Welle]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Tahribat]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9461</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-sinirlenince.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/519849_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="519849_detay" /></a>Yapılan bir araştırmaya göre, erkekler sinirlendiğinde bünyeleri mantıklı düşünmeye kapanıyor. İspanya&#8217;daki Valencia Üniversitesi&#8217;nin yaptığı araştırmaya göre, erkeğin bünyesine sinir iyi gelmiyor. Sağlık açısından çok da dikkate alınmayan sinir atakları, hormonal dengede büyük tahribat yaratıyor. İnsan sağlığının en büyük düşmanları sinir ve stresin etkileri konusunda uzmanlar sürekli uyarıyor. Günlük hayatımızı altüst eden, hormonal etkileşimler sağlayan bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan bir araştırmaya göre, erkekler sinirlendiğinde bünyeleri mantıklı düşünmeye kapanıyor.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/519849_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9462" title="519849_detay" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/519849_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>İspanya&#8217;daki Valencia Üniversitesi&#8217;nin yaptığı araştırmaya göre, erkeğin bünyesine sinir iyi gelmiyor. Sağlık açısından çok da dikkate alınmayan sinir atakları, hormonal dengede büyük tahribat yaratıyor.</p>
<p>İnsan sağlığının en büyük düşmanları sinir ve stresin etkileri konusunda uzmanlar sürekli uyarıyor. Günlük hayatımızı altüst eden, hormonal etkileşimler sağlayan bu ikili ile ilgili yeni bir araştırma yapıldı.</p>
<p>İspanyol bilim insanları, sinirin erkekler üzerindeki hazin etkilerini ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmacılar, sinirin erkek bünyesindeki yan etkileriyle ilgili uzun ve önemli bir liste çıkardılar. İlk önemli etki, kalp atışlarındaki artmayla başlıyor ve atardamardaki gerilimin yükselmesiyle devam ediyor.</p>
<p>Sinirli anlarda art arda gerçekleşen bu zincirleme reaksiyon sonucu da erkeklik hormonu testesteron zirve yapıyor.</p>
<p>Mantık devre dışı kalabiliyor</p>
<p>Genelde çabuk sinirlenen ya da gün içinde stresli olan erkek bünyesinde, yaşanan kısa gerginlikler &#8220;gelgeç&#8221; olarak görülse de aslında yarattığı etki son derece keskin oluyor.</p>
<p>Valencia Üniversitesi&#8217;nde yapılan &#8220;Hormonlar ve Etkileri&#8221; araştırmasına göre, oluşan ilk zincirleme reaksiyonun ardından, kronik yorgunluk, konsantrasyon ve hafıza sorunlarına yol açan stres hormonu kortisol devreye giriyor.</p>
<p>&#8220;Erkekler sinirlendiğinde ne olur?&#8221; sorusunun cevabı burada bitmiyor. Araştırma sonuçları sinirin, beynin mantıklı düşünmeden sorumlu kısmı olan sol tarafının da uyarıldığına işaret ediyor.</p>
<p>Bu nedenle tartışmalı ve stresli bir ortamda, bünyenin sinirin bir etkisi sonucu mantıklı düşünceye kapalı olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Olaylardaki neden sonuç hakimiyetini kaybeden erkek bünyesinin, yıllarca yaşayacakları sinir atakları sonucunda fiziksel tahribata da uğrayabilecekleri ifade ediliyor.</p>
<p>Deutsche Welle</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-sinirlenince.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde meme kanseri hakkında</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-meme-kanseri-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-meme-kanseri-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 08:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Fark]]></category>
		<category><![CDATA[Mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9449</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-meme-kanseri-hakkinda.html"><img align="right" hspace="5" width="150" height="90" src="http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/thumbnail-for-excerpts/tfe_no_thumb.png" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>ERKEKLERDE DE MEME KANSERİ GÖRÜLEBİLİR Mİ? Meme kanserinin sıklığının 40 yaşından sonra giderek arttığını, artış hızının menopozdan sonra yavaşladığını, her 8 kadından birinde meme kanseri görüldüğünü belirtiyor. Ailesel olanlar tüm kanserlerin yüzde 5-10’unu oluşturuyor.”Bu ailelerde meme kanserinin yanı sıra rahim, yumurtalık kanseri ve kolon kanseri öyküsü de olabilir. Kilolu olmak, özellikle menopoz sonrası şişmanlık ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ERKEKLERDE DE MEME KANSERİ GÖRÜLEBİLİR Mİ?</p>
<p>Meme kanserinin sıklığının 40 yaşından sonra giderek arttığını, artış hızının menopozdan sonra yavaşladığını, her 8 kadından birinde meme kanseri görüldüğünü belirtiyor. Ailesel olanlar tüm kanserlerin yüzde 5-10’unu oluşturuyor.”Bu ailelerde meme kanserinin yanı sıra rahim, yumurtalık kanseri ve kolon kanseri öyküsü de olabilir. Kilolu olmak, özellikle menopoz sonrası şişmanlık ve alkol kullanımı da riski arttırıyor” Meme kanserinin erkeklerde de görüldüğünü ancak bu oranın tüm meme kanserlerinin sadece yüzde 1’i olduğuna, erkeklerde görülen meme kanserinin yine erkek kanserlerinin yüzde 0,2’sini oluşturduğuna ve ortalama görülme yaşının kadınlardan 10 yıl daha geç olduğuna işaret ediyor. “Erken tanı hastalarda etkili tedaviyi sağlıyor. Mamografi, kendi kendine muayene, hekim muayenesi hastalığın tanısında 3 önemli basamak olarak değerlendiriliyor.”Kadınların doktora başvurmasında memelerinde ağrı duymalarının da büyük önemi var. Meme kanserine bağlı kitlelerin 10’da 9’unun ağrısız olduğunu, ağrı olmayınca da hastaların “kitle fark etmelerine rağmen” doktora gitmediklerine oysaki hastaların sadece 10’da birinde ağrı sorununun ortaya çıktığı düşünülebilinir. Kaliteli mamografi çekimi de hastalığın tanısını kolaylaştırıyor. Memedeki kitlelerin yüzde 14-27’sinin mamografide görülemeyip yalnızca meme cerrahının muayenesinde saptanacağı unutulmamalıdır. Meme cerrahının meme muayenesi ve mamografi takibi birlikte yapılmalıdır. Meme ultrasonografisi tek başına bir erken tanı ve tarama yöntemi değil, ancak yoğun memelerde, genç hastalarda mamografiye yardımcı yöntem olarak ultrasonografi yapılması duyarlılığı arttırır. Ailesinde risk faktörü olanlarda mamografiye 40 yaşından önce başlanması gerekir. Bu arada tanıda kullanılan MR, kesinlikle rutin tarama yöntemi değildi. Mamografi ve meme ultrasonografisine yardımcı yöntem olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>HASTALARA KORUYUCU TEDAVİ UYGULANABİLİR Mİ?</p>
<p>Erken evre meme kanserinde cerrahi ve radyoterapi ile lokal kontrolün sağlanmasından sonra hastalık nüksünü ve yayılma riskini azaltmak için ”koruyucu sistemik tedavi” yapılması büyük önem taşıyor.Bu amaçla uygulanan iki ana tedavi yöntemi kemoterapi ve hormonal tedavi olarak belirtiliyor. Bu tedaviler tek başlarına veya kombine olarak kullanılıyorlar. Bu tedavilere karar verirken şunlar göz önünde bulundurulur:</p>
<p>* Patoloji raporundaki bilgiler,</p>
<p>* Hastanın yaşı,</p>
<p>* Menopoz durumu,</p>
<p>* Hastanın ek sağlık sorunları,</p>
<p>* HASTA TERCİHİ.</p>
<p>Patoloji raporlarında koltuk altı lenf bezinde hastalık olup olmadığı, tümörün boyutu, tümörün çoğalma hızı (grade), hormon reseptör bilgisi (östrojen ve progesteron reseptör) ve bazı merkezlerde cerbB-2 onkogeni ile ilgili bilgiler, klinik önemlerine göre standart koşulları koltuk altı lenf bezlerinde hastalık olup olmaması, yaş, menopoz, tümörün çapı ve grade’li, histolojik tipi, östrojen reseptör, progesteron reseptör durumu önemlidir. Patoloji bilgilerinde östrojen ve progesteron reseptörleri negatifse kemoterapi verildiğini, hormon reseptörlerinden herhangi biri pozitif olan hastalarda tedavi seçiminin risk gruplarına göre tek başına hormonal tedavi ya da kemoterapi sonrası hormonal tedavi şeklinde yapılabilir. Kemoterapi ve hormonal tedavinin eş zamanlı kullanılmamasının son çalışmalarda belirlendiği, “Hem adetleri devam eden hem de menopozdaki hastalarda koruyucu hormonal tedavide tamoksifen kullanılması standart olan bir uygulamadır ve kullanma süresi 5 yıldır. Tamoksifen kullanılmasının riskli olduğu veya tamoksifene bağlı ciddi yan etkilerin görüldüğü menopozdaki hastalarda aromataz inhibitörleri kullanılabilir. Adet gören hastalarda yumurtalık fonksiyonlarının ilaçlarla, cerrahi veya radyoterapi ile baskılanması da koruyucu hormonal tedavi seçenekleri arasındadır. Bu uygulama tek başına veya tamoksifenle birlikte yapılabilmektedir. Hastaya hem kemoterapi tamamlandıktan sonra hormonal tedaviye başlanmalıdır.” Koltuk altı lenf bezlerinde hastalık olmayan, tömür boyutu 1 santimetreden küçük, hormon reseptörleri pozitif, düşük grade’li hastalığı olan hastalarda hastalığın nüksetme, yayılma olasılığı çok düşük olarak bildiriliyor. Bu hastalar koruyucu bir sistemik tedavi verilmeden izlenebilir. Erkek meme kanserlerindeki koruyucu sistemik tedavi yaklaşımları da kadın meme kanserlerindeki koruyucu sistemik tedavi yaklaşımları da kadın meme kanserlerindeki gibi yapılır. Erkek meme kanserlerinde hormon reseptör pozitiflik oranı daha yüksek olarak karşımıza çıkıyor. Hastaya kemoterapi verilecekse tedaviye ilk 3 haftada başlanması önemlidir. Tedavide değişik ilaç seçenekleri ve kür sayılarının bulunmaktadır. “Hastalara, patoloji raporlarındaki bilgiler doğrultusunda 4-8 kür kemoterapi uygulanır. Eğer koltukaltı lenflerinde hastalık varsa 6-8 kür, hastalık yoksa 4-6 kür uygulanır. Kemoterapi planlamasında ek sağlık sorunları önemlidir. Kalp hastalığı olanlarda kullanılan ilaçlar farklıdır, ek sorunu olmayanlarda kullanılan ilaçlar farklıdır.” Bu arada radyoterapinin 12 hafta içinde başlamasının lokal bölgesel kontrol üzerinde olumsuz etkisi bulunmadığını kemoterapi tamamlandıktan sonra radyoterapi başlanabilir. Hastadaki kesi sınırlarına bakıp tekrarlama riski yüksek olan hastalarda radyoterapi uygulamasının hastalara göre farklılık gösterdiğini radyoterapinin sistemik tedaviden önce yapılmasının özel durumlarda söz konusu olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkeklerde-meme-kanseri-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerdekten erkekte korkuyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/gerdekten-erkekte-korkuyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/gerdekten-erkekte-korkuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 09:31:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/gerdekten-erkekte-korkuyor.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/gerdekten-erkekte-korkuyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/518254_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="518254_detay" /></a>Özellikle obsesif kompülsif kişiliklerde bu korku daha çok Uzmanlar, Türkiye’de “gerdek gecesi korkusu” nun yalnız kadınlarda değil, erkeklerde de görüldüğüne dikkat çekti. Özellikle obsesif kompülsif kişiliklerde bu korku daha çok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle obsesif kompülsif kişiliklerde bu korku daha çok</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/518254_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9284" title="518254_detay" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/518254_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Uzmanlar, Türkiye’de “gerdek gecesi korkusu” nun yalnız kadınlarda değil, erkeklerde de görüldüğüne dikkat çekti.</p>
<p>Özellikle obsesif kompülsif kişiliklerde bu korku daha çok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/gerdekten-erkekte-korkuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penis eğriliği nedir? Nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/penis-egriligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/penis-egriligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 08:04:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[E Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/penis-egriligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/penis-egriligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/resim/penis.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Penis eğriliği nedir? Nasıl tedavi edilir? Penis eğrilikleri oluşum nedenlerine bağlı olarak 2&#8242;ye ayrılır. 1- Doğuştan penil eğrilikler 2- Edinsel (sonradan oluşan) penil eğrilikler Penis eğrilikleri aşağıya doğru,yukarı doğru, veya yanlara olmak üzere çeşitli tiplerdedir. Doğuştan olan penil eğriliklerinde penis&#8217;in iç dokularında kısmi doku yapışıklıkları nedeniyle yapışıklığın bulunduğu yöne doğru eğriliğiyle görülür. Özellikle ergenlik çağında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Penis eğriliği nedir? Nasıl tedavi edilir?</p>
<p><img src="http://www.saglikekibi.com/resim/penis.jpg" alt="" /></p>
<p>Penis eğrilikleri oluşum nedenlerine bağlı olarak 2&#8242;ye ayrılır.</p>
<p>1- Doğuştan penil eğrilikler</p>
<p>2- Edinsel (sonradan oluşan) penil eğrilikler</p>
<p>Penis eğrilikleri aşağıya doğru,yukarı doğru, veya yanlara olmak üzere çeşitli tiplerdedir.</p>
<p>Doğuştan olan penil eğriliklerinde penis&#8217;in iç dokularında kısmi doku yapışıklıkları nedeniyle yapışıklığın bulunduğu yöne doğru eğriliğiyle görülür. Özellikle ergenlik çağında penis&#8217;in boyutlarının büyümesiyle ortaya çıkar. Eğriliğin derecesine göre penisin şekli cinsel ilişkiyi zorlaştırabilir veya ilişkiye engel olabilir. Tanı, ereksiyon halindeki penis&#8217;in görülmesi ile rahatlıkla konur. Doğuştan olan penil eğriliklerin ilaçla tedavisi mümkün değildir. Bu hastalarda cerrahi tedaviyle penis düzeltilebilir. Sonuç tam başarılıdır.</p>
<p>Penis&#8217;in Edinsel Eğrilikleri genellikle 2 nedenle oluşabilir</p>
<p>1. Ereksiyon halindeki penis&#8217;in cinsel ilişki sırasında değişik pozisyonlarda veya aşırı zorlamalarıyla maruz kaldığı travmalar sonucu kavernöz dokularda yırtılmalar oluşması. Bu hastalarda hemen cerrahi tedavi ile dokuların tamiri yapılmazsa genellikle peniste eğriliğe neden olabilir. Bu tip eğrilikler daha sonra gene bazı özel cerrahi teknikler kullanılarak ameliyatla düzeltilebilir.</p>
<p>2) Peyronie Hastalığı</p>
<p>Özellikle 40-60 yaş hasta grubunda oluşur. Bu hastalığın oluşum mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. Nedenleri arasında: Cinsel ilişki sırasında oluşabilecek travmalar, E vitamini yetersizliği gibi sebepler vardır.</p>
<p>Hastalığın yaklaşık 12 ayı bulan akut döneminde peniste ereksiyonla oluşan şiddetli ağrılar ve eğrilik olabilir.</p>
<p>Hastaların az bir kısmında semptomlar kendiliğinden düzelebilir. (ilk 12 ayda). Ancak bu dönemin sonrasında önemli bir hasta grubunda belirtiler ilerler ve ağrılar kaybolsa da peniste eğrilik giderek artabilir. Bazen de kum saati gibi boğumlu bir penis görünümüne neden olabilir.</p>
<p>Peyronie hastalığının ilk döneminde ( 1 yıl ) ağızdan alınabilecek Potaba, E vitamini, Kolşisin, Tamoksifen gibi bazı ilaçlar % 30-40 civarında düzelme sağlayabilir. Lezyonun içine yapılan bazı enjeksiyonlar, (Kortizon, Veraporil gibi) ile de kısmi düzelmeler görülmüştür.</p>
<p>Eğriliği düzeltmeye yönelik asıl tedavi cerrahidir. Bu amaçla Nesbit ameliyatı, Plikasyon ve Yama Yöntemleri gibi çeşitli cerrahi teknikler kullanılabilir.</p>
<p>Bu belirtilen ameliyatlar hastalarda ereksiyonun normal olduğu durumlarda uygulanır.</p>
<p>Ancak eğer ereksiyon sorunu mevcut ise penis eğriliği Penil Proaaa ameliyatı ile tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/penis-egriligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler için bırakılması gereken en önemli alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-icin-birakilmasi-gereken-en-onemli-aliskanliklar.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-icin-birakilmasi-gereken-en-onemli-aliskanliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 08:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Dik]]></category>
		<category><![CDATA[Hassas]]></category>
		<category><![CDATA[Kafein]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Margarin]]></category>
		<category><![CDATA[Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-icin-birakilmasi-gereken-en-onemli-aliskanliklar.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-icin-birakilmasi-gereken-en-onemli-aliskanliklar.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/517640_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="517640_detay" /></a>Aslında erkek-kadın fark etmez, herkes dış görünümüne özen göstermeli. Ama nedense erkekler bu konuda biraz daha dikkatsiz. Beslenmenize dikkat etmediğinizde, egzersiz yapmadığınızda ve özellikle de sigara gibi kötü alışkanlıklarınız varsa kendinize daha çok vakit ayırmalısınız. İşlenmiş gıdalar atıştırma: İşlenmiş gıdalar vücudunuz için zararlıdır. Sadece kilo almanıza yol açmaz, cildiniz bile bu ürünlere karşı daha hassas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında erkek-kadın fark etmez, herkes dış görünümüne özen göstermeli. Ama nedense erkekler bu konuda biraz daha dikkatsiz. Beslenmenize dikkat etmediğinizde, egzersiz yapmadığınızda ve özellikle de sigara gibi kötü alışkanlıklarınız varsa kendinize daha çok vakit ayırmalısınız.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/517640_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9205" title="517640_detay" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/517640_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>İşlenmiş gıdalar atıştırma:</p>
<p>İşlenmiş gıdalar vücudunuz için zararlıdır. Sadece kilo almanıza yol açmaz, cildiniz bile bu ürünlere karşı daha hassas olabilir. Un, şeker, margarin gibi beyaz renkli gıdalardan da kaçınmalısınız. Bunları yemek yerine, humusa batırılmış çiğ sebze, taze meyve ya da bir avuç dolusu kuruyemiş yiyebilirsiniz.</p>
<p>Daha fazla yemek için egzersiz yapmak:</p>
<p>20 dakikalık bir gezinti, kalorili yiyeceğin etkisini düşürmez. Her şeyden önce formda kalmak için iyi bir diyet yapmalısınız. Bunun yanında düzenli egzersiz, abur cuburdan uzak durmak gibi sağlıklı bir yaşam tarzı uygulamalısınız. Ne sıklıkta ve ne kadar fiziksel aktivite yaptığınıza da dikkat edin.</p>
<p>Gevşek oturmak:</p>
<p>Kambur duruş, sadece omurganız için kötü değildir. Aynı zamanda birçok kötü etkisi vardır. Çökük bir duruş, tembel olduğunuz ya da kendinize güveniniz olmadığı mesajını verir. Tam tersi, dik bir görünüş kaslarınızı sıkı ve belirgin gösterir. Bu da kendinize güveninizi artırır.</p>
<p>Kuru tıraş:</p>
<p>Krem olmadan kuru tıraş olmak yüzünüzün kaşınmasına, tahriş olmasına, cildinizin pütür pütür olmasına ve kılların dönmesine yol açar.</p>
<p>Yüzünüze dokunmak:</p>
<p>İki yıkama arasında, elleriniz her çeşit kiri, bakteriyi ve yağı toplar. Yüzünüze dokunduğunuzda, gözenekleri tıkayan tüm bu şeyler, yüzünüze geçer ve sivilcelere yol açar. Yüzünüzü elinizle ovalamak, kırışıklık oluşumunu artırır.</p>
<p>Çok fazla idrar söktürücü içmek:</p>
<p>Günde en az 8 bardak su içmelisiniz. Çünkü kafein gibi idrar söktürücülerin, vücudunuzdan suyu dışarı attığını unutmayın. Vücudumuzun yüzde 70&#8242;i sudur, uygun hücre fonksiyonu, parlak bir cilt ve formda bir vücut için vücudunuz susuz kalmamalı. Bu nedenle, sabahları 2-3 bardak kahve olmadan yaşayamıyorsanız, en azından daha fazla su içerek bunu dengelemeye çalışın.</p>
<p>Sigara içmek:</p>
<p>4 binden fazla kimyasal içeren sigaradaki 51 maddenin kanserojen olduğu biliniyor. Her çektiğiniz sigara dumanıyla gerçekten kendinizi öldürüyorsunuz. Sigara içtiğinizde, vücudunuzda serbest radikaller oluşuyor ve bu yıkıcı moleküller DNA&#8217;nıza zarar veriyor. İşe sigaranın avantaj ve dezavantajlarını tartarak başlayın. Sigara olmadan yaşamaya çalışın. Israrcı olursanız başarılı olursunuz.</p>
<p>Yüzünüz için ne bulursanız kullanmak:</p>
<p>Birçok erkek cilt bakımına ihtiyaç duyabiliyor. Ancak sert kimyasallar içeren sıvı sabunlar ya da kalıp sabunlar yüzünüzdeki ince ve narin deriyi kurutabiliyor. Kuru, yağlı ya da karışık cilt tiplerine uygun formüle edilmiş bir temizleyici kullanarak, daha temiz, yumuşak ve genç görünen bir cilde sahip olabilirsiniz. Islak tıraşta mükemmel sonuç için önce duş alın, gözenekleriniz açılınca daha iyi tıraş olabilirsiniz.</p>
<p>Güneş kremi olmadan güneşlenmek:</p>
<p>Yaşlanmayla ilişkili cilt hasarının çoğu güneşe aşırı maruz kalmayla oluşuyor. Dışarıda çok fazla zaman geçirmek cildinizin hızlı kırışmasına, hatta daha kötüsü kansere yakalanmanıza yol açıyor. Cildinizi korumak ve kırışıklık oluşumunu yavaşlatmak için öğlen saatlerinde güneşe çıkmayın. Yazın her sabah güneş kreminizi sürün ve dışarıda uzun süre vakit geçirecekseniz sık sık kreminizi yenileyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/erkekler-icin-birakilmasi-gereken-en-onemli-aliskanliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkdidarın kaynağı teke otundan geçiyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/ikdidarin-kaynagi-teke-otundan-geciyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/ikdidarin-kaynagi-teke-otundan-geciyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 07:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[Endotel]]></category>
		<category><![CDATA[Epimedium]]></category>
		<category><![CDATA[Icariin]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Kas]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/ikdidarin-kaynagi-teke-otundan-geciyor.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/ikdidarin-kaynagi-teke-otundan-geciyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/teke-otu-iktidar-kaynagi-659922.jpeg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="teke-otu-iktidar-kaynagi-659922" /></a>Dünyada ve ülkemizde erkeklerin korkulu rüyası haline gelen cinsel fonksiyon bozukluklarına karşı Çin’de ve Japonya’da binlerce yıldır bilinen ve yaygın olarak kullanılan teke otunun yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla tespit edildi Temel mekanizma hipertansiyon hastalığında endontelin bozulmasıdır. Endontel bütün damarların iç yüzünü kaplayan, damarların kasılmasını ve gevşemesini sağlayan, damarda pıhtılaşmayı önleyen, kan akımını düzenleyen çok önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde erkeklerin korkulu rüyası haline gelen cinsel fonksiyon bozukluklarına karşı Çin’de ve Japonya’da binlerce yıldır bilinen ve yaygın olarak kullanılan teke otunun yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla tespit edildi</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/teke-otu-iktidar-kaynagi-659922.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-9125" title="teke-otu-iktidar-kaynagi-659922" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/teke-otu-iktidar-kaynagi-659922.jpeg" alt="" width="200" height="265" /></a></p>
<p>Temel mekanizma hipertansiyon hastalığında endontelin bozulmasıdır. Endontel bütün damarların iç yüzünü kaplayan, damarların kasılmasını ve gevşemesini sağlayan, damarda pıhtılaşmayı önleyen, kan akımını düzenleyen çok önemli bir yapıdır. Erkek cinsel organı da damar zengini bir organdır ve arterlerinde endotel, düz kas hücreleri yoğundur.</p>
<p>Erkek cinsel organındaki hipertansiyona bağlı erken damar bozukluğunun cinsel bozukluğa yol açacağını kaydeden Sonbahar, “Yüksek tansiyon nedeniyle ortaya çıkan bu sorunu ve yüksek tansiyonun yarattığı diğer sorunları gidermek için kullanmak zorunda kaldığımız tansiyon ilaçları da bir paradoks yaratmaktadırlar. Çünkü tansiyon düşürücü ilaçların hemen hepsinin prospektüslerinde cinsel yetersizlik yapabileceği yazıyor. Yapılan pek çok klinik deneyde bu konuda yapılan çalışmalar tansiyon ilaçlarının sertleşme sorunu yaratabileceğini gösteriyor. Pek çok şeyde olduğu gibi bunun da çaresi doğada saklı. İcariin içeriği bu sorun için önemli bir çözüm sunuyor. İcariin içeriğinin cinsel libidoyu güçlendirmeye, yorgunluğun giderilmesine, zindeliğin arttırılmasına ve strese yola açan kortizol hormonunu dengelediği, enerjiyi arttırarak cinsel libidoyu güçlendirdiği bilimsel araştırmalarda belirtilmiştir. Epimedium Brevicorum (teke otu) içerdiği İcariin maddesi ile iktidarsızlığın giderilmesine yardımcı olur” dedi.</p>
<p>Epimedium Brevicorum enerji ve fiziksel gücü arttırıcı özellikleri geleneksel Çin ve Japonya tıbbında binlerce yıldır yaygın olarak kullanılmak olan bitkisel bir ilaçtır. Epimedium bitkisi günümüzde, özünde testosteron etkisinin bulunması nedeniyle, cinsel arzuyu arttırmasıyla bilinir. Uzakdoğu da ki kullanımından sonra günümüzün en ünlü doktorları da bu bitkinin cinsel güdüyü güçlendirmek, cinsel arzuyu geri kazanmak için kullanılabileceğini onaylıyor. Bilimsel olarak, teke otu yaprağının testosteronu serbest bıraktığı, böylece dayanıklılık ve cinsel gücün arttığı belirlendi.</p>
<p>Epimedium Brevicorum bitkisi tıbbi olarak böbrek, eklem ve karaciğer bozukluklarında kullanılmakla birlikte en çok afrodizyak özelliği ve iktidarsızlığa çözüm olarak kullanılmaktadır. Teke otunun testosteron gibi erkeklerde cinsel aktiviteyi ve sperm üretimini arttırdığı ve cinsel isteği tetikleyerek çoğalttığı belirtilmektedir. Kadınlarda ise cinsel libidoyu arttırdığı bildirilmekte, dolayısıyla teke Epimedium Brevicorum‘un düzenli kullanımının sporda ve yatak odasında daha yüksek performansı desteklediğini kaydeden NORE Türkiye Distrübütörü Sonbahar şunları söyledi:</p>
<p>“Piyasada özellikle internet üzerinden ya da tezgah altı tabir edilen kaçak yollarla satılan, Uzakdoğu menşeli, formülü ve içeriği bilinmeyen pek çok ürün insan sağlığı açısından büyük sakıncalar taşımaktadır. Ancak tamamen bitkisel formülü ile bu alanda başarısı Hollanda ve Belçika’da yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış, Avrupa’nın önde gelen yardımcı ürünü NORE, içeriğindeki Epimedium Brevicorum ve icariin sayesinde cinsel fonksiyon bozukluğu yaşayan erkeklere çare olmaktadır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/erkek-hastaliklari/ikdidarin-kaynagi-teke-otundan-geciyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
