Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz, Hepatitten korunmanın yolları

Hepatit denilince çoğunlukla Hepatit A, B ve C tipi virüslerin oluşturduğu hastalık anlaşılıyor; ülkemizde de en sık bu türleri görülüyor. Oysa A, B, C, D, E, F ve G derken klasik anlamda bahsedilen hepatitin günümüzde saptanmış olarak 7 farklı çeşidi var. Tüm dünyada yaklaşık 400 milyon Hepatit B, 170 milyon da Hepatit C virüsü taşıyan hasta bulunurken, milyonlarca kişi de kronik hepatiti olduğunun farkında bile olmadan siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz “Hepatit bazen kalıcı hasarlara neden olarak siroz denilen karaciğerde yetmezliğe bazen de kanserlere neden olabilir. Oysa gerekli önlemler alınarak hepatitten korunmak mümkün” diyor. Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında, hepatitten korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ellerinizi doğru yıkayın

Hepatitten korunmanın temel yollarından biri elleri uygun oranda ve doğru bir şekilde yıkamak. İşe başlarken ve eve dönünce, aksırma, öksürme ve burun silindikten sonra; gıdaların hazırlanmasından önce ve sonra; tuvalete gidildikten sonra, sofraya oturmadan önce, bebeğin altını değiştirdikten sonra ve ev hayvanlarının ya da çiçek bakımından sonra mutlaka ellerin yıkanması gerekiyor

Yiyecek ve içeceklere dikkat edin

Özellikle yazın artış gösteren Hepatit A ve Hepatit E virüsleri besinler ve suyoluyla bulaştığı için, kanalizasyon sistemlerinin yeterince düzenli olması ve su temininin uygun şekilde yapılması çok önemli. Ayrıca iyi yıkanmamış sebze, meyve ve salatalar, çiğ ya da az pişmiş kabuklu deniz ürünleri, pastörize edilmemiş süt ve yıkanmadan sıkılan portakal suyu ve çilek ile temiz hazırlanmamış pasta ve krema gibi gıdalardan bulaşma riski daha sık görülüyor.

Kişisel eşyalarınızı kullandırmayın

Kişisel hijyene dikkat edilmesi ve kişisel eşyaların başkasına kullandırılmaması çok önemli. Özellikle çatal, kaşık, bardak, tıraş bıçağı, diş fırçası, küpe, tırnak makası gibi kan yoluyla geçebilecek hastalıklara zemin hazırlayan eşyaların kesinlikle hiç kimseyle ortak kullanılmaması gerekiyor. Kuaförlerde de bu tip malzemelerin iyice temizlenmesi şart. Aksi halde bu eşyalarda bir anlık ihmal özellikle Hepait B, C ile D’ye neden olabiliyor.

Havuzun temizliğinden emin olun

Yeterince dezenfekte edilmemiş havuzlarda yüzmek özellikle Hepatit A’ya davetiye çıkarıyor. Genel olarak grip benzeri belirtiler yani ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik, idrarda koyulaşma, gözlerde sararma ile kendini gösteren Hepatit, çocuklarda ise hiç belirti vermeyebiliyor. Bu nedenle temizliğinden emin olmadığınız havuzlara girmeyin.

Buzdolabınızı bilinçli düzenleyin

Bakteri, virüs ve parazitlerin bir ortamdan öbür ortama yayılmaması çok önemli olduğundan buzdolabında pişmemiş etler, deniz ürünleri ve yumurtaların ayrı bölmelerde ve ayrı kaplarda saklanması gerekiyor. Yine bıçak ve kesme tahtaları da bilinçli kullanılmalı; sebze ve et ayrı bıçak ve tahtalarda doğranmalı.

Dövme yaptıracağınız yeri iyi seçin

Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D hastalığı kan ve kan ürünleri aktarımının yanı sıra enjeksiyon (uyuşturucu kullananlarda) ile bulaşıyor. En önemli diğer geçiş yolları ise korunmasız cinsel temas ve steril edilmemiş iğneler ile yapılan dövme! Cinsel ilişkiyle bulaşmadan korunmak için güvenilir yöntem olan prezervatif (kondom) kullanılması gerekiyor. Dövme yaptırmayı düşünüyorsanız da yaptıracağınız yeri iyi araştırın ve güvenilirliğinden emin olmadığınız yerlerden kaçının.

Ortamı düzenli havalandırın

Hepatite; ilaçlar, alkol, bağışıklık sistemi bozuklukları, mikroplar yani bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler yol açabiliyor. Bunlar içinde diğer başka virüsler hepatit etkeni olarak ilk sırada yer alıyor. Virüslerden CMV ve EBV tipleri özellikle solunum yolu ile ve sık bulaşıyor. Bu nedenle sınıflarda ve kalabalık ortamlarda havalandırmanın düzenli ve sık yapılması çok önemli. Özellikle kapı kolları, bilgisayar klavyeleri, toplu taşıma araçlarında tutacaklar gibi el ile yoğun temasın olduğu yerlerin de sık aralıklarla temizlenmesi şart.

Aşı olmayı ihmal etmeyin

Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz “Bulaşma konusunda bilinçlenmek ve tedbir almak kritik önem taşıyor. Hepatitten korunmanın en etkili yollarının başında Hepatit A ve Hepatit B aşısı geliyor. Hepatit A ve B aşılarının yaşa, mesleğe veya seyahate gidilecek bölgeye göre yaptırılması şart. Hepatit C için henüz bir aşı yok ancak taşıyıcıların düzenli takiplerine, hastaların da ilaç tedavisi ve kontrollerine mutlaka özen göstermesi gerekiyor” diyor.


Aranan Kelimeler:

Prof. Dr. Dilek Arman, Susuz Manikür, Hepatit B

Prof. Dr. Dilek Arman, Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl farkındalık yaratmak adına kutlanan “28 Temmuz Dünya Hepatit Günü” dolayısıyla uyarılarda bulundu:

Susuz Manikür, Hepatit B’den korunmak için tercihiniz olsun

Şebeke suyuyla temas edilmediği için daha hijyenik olan susuz keratin manikürün en önemli özelliği ise manikür sırasında kullanılan eldiven içerisinde copaiba yağı, keratin, Üre, E vitamini ve lipex’ten oluşan 5 farklı yağın olması.

SUSUZ KERATİN MANİKÜRÜN FAYDALARI İSE ŞÖYLE;

– Özellikle hamilelere tavsiye ediliyor.
– İçerdiği 5 özel yağ ile cilde, tırnaklara mineral ve karetin yüklemesi sağlıyor.
– Enfeksiyon kapma ihtimali yüksek olan kişiler için hijyen açısından daha güvenli.
– Elleri suda bekletmeye gerek kalmadığı için zaman kazandırma açısından da oldukça faydalı.

AYRICA HEPATİT B’DEN KORUNMAK İÇİN:

*Hepatit B virüsü taşıyan kişilerin aile üyeleri mutlaka suretle aşılanmalı.

* Kan teması olma ihtimali olan her yerde, uygun korunmanın sağlanması çok önemli. Kan merkezlerinde bütün kan vericileri, Hepatit virüsü yönünden test edilmekte ve virüs saptananlardan kan alınmamaktadır.

* Hastanelerde olduğu gibi diş tedavi merkezlerinde, kan ile temas etmiş alet kullanan berber, kuaför, dövmeci gibi yerlerde kullanılan malzemelerin sterilizasyonuna çok dikkat edilmeli.

* Evde Hepatit B ve C virüsü olan kişinin kullandığı jilet, tıraş bıçağı gibi aletler ve kan bulaşabilecek havlu gibi malzemeler sadece kendine ait olmalı, başkaları ile paylaşılmamalıdır. Virüsü taşıyan kişilerin kanı ile temastan kaçınmalı, kanla bulaşan yüzeyler 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile silinmelidir.

* Tüm gebeler Hepatit B yönünden test edilmeli. Doktorun önereceği serum uygulanmalı; tüm bebeklerin kapsandığı aşı programına uyum gösterilmeli.

* Cinsel yolla bulaşmayı önlemek için prezervatif kullanılmalı.
on dönemin en çok ilgi gören yöntemler arasına giren susuz manikür, su kullanılamayan, doğal ve yüzde yüz hijyenik olması tercih sebebi..

Aranan Kelimeler:

Prof. Dr. Birol Özer,Hepatit B virüsü

Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Birol Özer, Türkiye’de kanında Hepatit B virüsünü taşıyanların oranının yüzde 4 civarında bulunduğunu, aşılamanın, HBV’ye karşı başlıca korunma yöntemi olduğunu belirtti.

PAYLAŞtwfbgp
Eklenme Tarihi: 26/07/2016 11:34 – Güncelleme: 26/07/2016 11:34
Özer, Dünya Hepatit Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, gıdaların metabolizma, depolanma, detoksifikasyon ve protein üretimi başta olmak üzere 500’den fazla vücut fonksiyonundan sorumlu, kompleks bir organ olan karaciğerin, vücuttaki pek çok diğer organdan farklı olarak kendisini yenileyebildiğini, sağlıklı bir karaciğerin yüzde 75’i çıkartıldığında, geri kalanının birkaç ay içerisinde karaciğeri kendi orijinal boyutuna getirebildiğini anlattı.

Hepatitin karaciğerin iltihabı olduğuna değinen Özer, karaciğer hasarının derecesini belirleyebilmek için karaciğer biyopsisi yapıldığını, biyopsi işleminin yararı düşünüldüğünde risklerinin çok az olduğunu belirtti.
NASIL BULAŞIR?

Özer, dünya üzerinde kronik HBV enfeksiyonu taşıyan insanların sayısı 350 milyon iken, 2 milyar kişinin hayatının bir döneminde virüse maruz kaldığını kaydederek, şu bilgileri verdi:

“Ülkemizde kanında hepatit B virüsünü taşıyanların oranı yaklaşık yüzde 4 civarındadır. HBV ayrıca son derece bulaşıcıdır, HIV virüsünden 100 kat daha fazla bulaşıcıdır. HBV insandan insana enfekte kan ya da vücut sıvılarına temasla bulaşır. En yaygın bulaşma şekli coğrafi bölgelere göre farklılık gösterir. Batı Avrupa’da enfeksiyonların büyük bölümü enfekte kişiyle cinsel temas ya da iğne ve enjektör paylaşımı yoluyla bulaşır. Ancak, Asya ve Ortadoğu’da HBV en yaygın olarak anneden çocuğa ya da çocuktan çocuğa geçer. Diğer yaygın bulaşma yolları ise enfekte bireylerle diş fırçası, tıraş bıçağı gibi kişisel eşyaların ortaklaşa kullanılması ve dövme ve piercing için sterilize edilmemiş alet kullanımıdır. Enfekte anneler virüsü doğum sırasında bebeklerine geçirebilir, ayrıca kazara batan iğneler yoluyla enfekte kana maruz kalabilecek sağlık personeli de risk altındadır.”

Hepatit B ile enfekte çoğu bireyin herhangi bir belirti veya semptom göstermediğini, ancak siroz ve karaciğer kanseri açısından çok daha büyük risk taşıdığına işaret eden Özer, hastalığın yenidoğan döneminde enfekte olan bireylerin yaklaşık yüzde 90’ında, çocukluk döneminde enfekte olanların yüzde 20, erişkin dönemde enfekte olanların yüzde 5’inde kronik (müzmin) hale geldiğine dikkati çekti.

Özer, Hepatit B virüsü açısından inaktif taşıyıcı olarak adlandırılan bireylerde virüsün çoğalma hızının oldukça düşük ve karaciğer testlerinin normal oluğunu ifade ederek, bu gruptaki hastaların tedavisiz izlendiğini kaydetti.

Enfekte kişilerin yüzde 15-25’inde virüsün çoğalma hızının yüksek olduğunu ve HBV kaynaklı karaciğer hastalığının geliştiğini anlatan Özer, virüs yüküne bağlı olmakla birlikte genç yaşta enfekte olanlarda 15-20 yılda, ileri yaşta enfekte olanlarda 7-8 yıl içinde, normal karaciğer dokusunun yerini ölü skar dokusunun alması demek olan sirozun ortaya çıktığına işaret etti.
HASTALIĞI TEŞHİS EDİLMEMİŞ MİLYONLARCA HBV’Lİ VAR

Prof. Dr. Özer, HBV’nin tüm dünyada kronik karaciğer hastalıklarının ve karaciğere bağlı ölümlerin baş sebebi olduğunun altını çizerek, Hepatit B tedavisine ilişkin şunları sıraladı:

“Kronik HBV’yi vücuttan tamamen yok edecek bir tedavi seçeneği günümüzde yoktur, ancak daha ağır ve hayati tehdit oluşturan komplikasyonların gelişmesini önlemeye yardım eden iki tip tedavi bulunmaktadır. İnterferon tedavisi antiviral ve bağışıklık sisteminin enfeksiyona yanıtını güçlendirmek yoluyla etki gösterir ve iğne şeklinde uygulanır. Direk etkili antiviral tedavi ise virüsün kendini kopyalarken kullandığı sürece doğrudan müdahale ederek, böylece kandaki virüs miktarını azaltmak suretiyle etkili olur ve tablet şeklinde kullanılır. Tedavi, kandaki virüs miktarının azaltılmasını, bu miktarın zaman içerisinde mümkün olan en düşük seviyede tutulmasını hedefler. Tedavinin sonlandırılması ise HBsAg’ye karşı antikorun (Anti-HBs) oluşması ile gerçekleşir.”

Aşılamanın HBV’ye karşı başlıca korunma yöntemi olduğunu vurgulayan Özer, “Aşı sadece daha önce virüse maruz kalmamış bireylerde etkindir. Aşının birer ay ara ile 3 doz uygulanması genellikle yeterli olmaktadır. HBV riski taşıyan kişilerin, teşhis için basit kan testleri hakkında hekimlerine danışmaları gereklidir. Yaratabileceği ciddi sağlık sorunları açısından olduğu gibi, enfekte kişi belirti göstermediği halde hastalığı başkalarına bulaştırabileceği için de HBV enfeksiyonunun tespiti kritik önemdedir. Semptom görülmemesi nedeniyle, hastalığı teşhis edilmemiş milyonlarca HBV’li insan vardır. HBV’nin yayılmasını önlemek için risk faktörlerini anlamak ve virüse maruz kalmaya yol açabilecek durumlardan kaçınmak gerekir” bilgilerini paylaştı.
ÜLKEMİZDE HEPATİT C SIKLIĞI YAKLAŞIK YÜZDE 1 CİVARINDA

Prof. Dr. Birol Özer, dünyada 170 milyondan fazla insanın Hepatit C ile yaşadığına değinerek, şöyle devam etti:

“Ülkemizde Hepatit C sıklığı yaklaşık yüzde 1 civarındadır. HCV bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 15-20’si 6 aylık bir sürenin sonunda tamamen iyileşir, geri kalan yüzde 80-85’i ise kronik Hepatit C ile infekte birey haline gelir. Bu kişilerin yüzde 20’sinde ise sonunda karaciğer kanserine dönüşme riski olan siroz gelişir. Tanı, ancak bu hastalığı aramaya yönelik testler yapıldığında konulabilir. Çünkü bireylerin çoğu hastalıklarının farkında değildir. Önce anti-HCV testi yapılır. Bu testin pozitifliği, kişinin hepatit C virüsü ile karşılaşmış olduğunu gösterir. Anti-HCV pozitif bireylerde eğer virüsün çoğalmasını gösteren HCV RNA testi pozitif ise HCV infeksiyonundan bahsedilebilir. Eğer anti-HCV pozitif bireyde HCV RNA testi tedavi ile ya da doğal olarak negatifleşti ise kişi hastalığı geçirmiş demektir. Ancak anti-HCV pozitifliği kişide bağışıklığın geliştiği anlamına gelmez. Bireyde ileride yeniden HCV bulaşı olur ise tekrar hasta olabilir.”

HCV’nin yayılma yollarını, “iğne ve şırıngaların ortaklaşa kullanılması”, “kontamine kan ile yapılan kan nakilleri ya da enfekte kişilerden alınan organ nakilleri” ve “anneden çocuğa aktarma” şeklinde sıralayan Özer, Hepatit C virüsü taşıyan annenin, mikrobu bebeğine bulaştırma olasılığını yüzde 5 olarak açıkladı.

Özer, HCV ile enfekte olan kişilerin çoğunun herhangi bir belirti veya semptom göstermediğini, kronik HCV’nin zamanla siroza ve karaciğer yetmezliğine yol açabildiğini belirtti.

Hepatit C’li hastaların sadece küçük bir kısmının tedaviye erişebildiğini ifade eden Özer, şunları kaydetti:

“Avrupa’da tahmin edilen ortalama tedavi oranı yüzde 3,5’tir. ABD’de Hepatit C infeksiyonu olduğu bilinenlerin yüzde 10’undan daha azı tedavi edilmiştir. Tedavinin öncelikli hedefi hastanın vücudundan virüsün yok edilmesi ve tam iyileşmenin sağlanmasıdır. Ancak yapılan başarılı tedavi mikrobun yeniden bulaşması ve reenfeksiyonu önleyemez. HCV, çeşitli genotipleri ve birçok farklı alt tipleri belirlenen son derece karmaşık bir virüstür. Bu durum, HCV tedavisi önünde bir sorun oluşturur, çünkü farklı genotipler kombinasyon tedavisine farklı yanıtlar oluşturur. Çok sayıda genotipin varlığı ayrıca tek bir HCV aşısının geliştirilmesini de zorlaştırmaktadır. HCV genotipleri doğrudan tedavi edilebilir, fakat Avrupa’da ve ülkemizde en yaygın HCV tipini (genotip 1) taşıyan hastalar da tedavi biraz daha zordur. Ancak son yıllarda geliştirilen direk etkili antiviral ilaç kombinasyonları ile tedavide yüzde 95-100’ye yakın kalıcı başarılar elde edilmiştir. Bu yeni tedaviler ağızdan hap olarak kullanılmaktadır. Tedavi süresi de 12-24 hafta sürmektedir. Bu ilaçlar tedaviyi etkileyecek anlamlı bir yan etkiye de neden olmazlar. Yeni geliştirilen ilaçlar, haziran itibarıyla ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır.”

Özer, aşısı bulunmayan HCV’den korunma yollarını “risk faktörlerini anlamak” ve “virüse maruz kalmaya yol açabilecek durumlardan kaçınmak” şeklinde sıraladı.

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, Hepatit hastaları neler yapmalı

Prof. Dr. Leblebicioğlu: Hepatit Hastaları Kendilerini Eve Kapatmasın
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hepatit B ve C hastalarının kendilerini eve kapattıklarını ve sosyal aktiviteleriden uzak durduğunu belirterek, “Günlük aktivitelerle bu hastalığın bulaşması mümkün değildir” dedi.

Prof. Dr. Leblebicioğlu: Hepatit Hastaları Kendilerini Eve Kapatmasın
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hepatit B ve C hastalarının kendilerini eve kapattıklarını ve sosyal aktiviteleriden uzak durduğunu belirterek, “Günlük aktivitelerle bu hastalığın bulaşması mümkün değildir” dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hepatit B ve C’si olan insanların hastalıkla ilgili gerekli bilgiseye sahip olmadıkları için yaşadıkları sorunları anlattı. Hepatit B ve C’nin günlük aktivitelerle bulaşmayacağını belirten Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu şunları kaydetti:

“Ayırımcılıklar çok oluyor. Günlük aktivitelerle bu hastalığın bulaşması mümkün değildir. İnsanlar hastalıklarını bilmedikleri için kendilerini eve kapatabiliyorlar. Çocuklarından ve ailesinden uzak duruyor. Aşılandığı vakit rahatlıkla korunulabilir. Bu hastalık kan yoluyla bulaşıyor ama mesela farklı durumlarla karşılaşıyoruz. Mesela çocuk havuza girecek, ailesine ya da kendisine soruyorlar. Hepatit hastalığı var mı diye bakılıyor. İyi de havuz Hepatit hastalığını bulaştırmaz ki, kanama olursa önemli. Ama Hepatit hastalığı var diye insanları ya da çocukları havuza almamak uygun değil. Bu hastalık öksürmeyle ve hapşırmayla tokalaşmakla bulaşmaz. Biz aile bireylerine Hepatit aşısı öneriyoruz. Halsizlik bitkinlik olan insanlar kendilerini kontrol ettirmelidir.”

Karaciğer kanserinde tedavi

İngiltere’de, karın bölgesinden kanal açıp karaciğerdeki tümörün yerini tespit eden doktorlar, laparoskop yardımıyla görüntüledikleri tümörü keserek vücuttan kurtarıyor. 600’den fazla hastanın hiçbirinde kanserin nüksetmediği ifade edildi
İngiltere’deki Southampton Üniversite Hastanesi’nde çalışan doktorlar, kendi geliştirdikleri bir kanser tedavisinde tam etkili çözüm elde ediyor. Laparoskopik rezeksiyon olarak tanımlanan ameliyatta doktorlar, karaciğer kanserine neden olan tümörün yerini tespit ederek oldukça hassas cerrahi müdahalelerle vücudu kanserden tamamen kurtarmayı başarıyor.

BİRKAÇ GÜNDE AYAĞA…
Ameliyat sürecinde doktorlar ilk olarak CT taramasıyla karaciğerdeki tümörü tespit ediyor. Ardından minik cihazlarla kanser hastasının karın bölgesinden tümöre doğru kanal açılarak tümörün yerinden alınması için zemin hazırlanıyor. Üçüncü aşamada doktorlar, karın içi bölgesini görüntülemeye yarayan laparoskop yardımıyla operasyonu gerçekleştirerek karaciğerdeki tümörü kesip vücuttan kurtarıyor. Bu tedavi yönteminin radyoterapiden daha zahmetsiz ve etkili olduğunu belirten hastane doktorlarından Muhammed Ebu Hilal, hastaların bu ameliyatın ardından sadece birkaç gün hastanede bekleyip eski sağlıklarına kavuştuğunu vurguluyor.

9 YIL ÖNCE KEŞFEDİLDİ
Tedavi yöntemini 2007’de keşfettiklerini söyleyen Doktor Ebu Hilal, son 9 yıl içinde 600’den fazla kanser hastasını bu şekilde ameliyat ettiklerini ve hastalardan hiçbirisinin kanserinin nüksetmediğini ifade ediyor. Ebu Hilal’in tedavisiyle sağlığına kavuşan emekli muhasebeci 63 yaşındaki Graham Coles, “Kızımın tavsiyesi üzerine bu hastaneye tedaviye gittim. Alışıldık bir tedavi görmeyi bekliyordum. Fakat daha farklı bir yöntem uygulanacağını öğrenince şaşırdım” dedi.
2012’de operasyona giren Coles, ameliyat sürecinin kendisi için biraz daha zor geçtiğini belirtti. Coles, doktorların kanser tümörünü karaciğerinin 7’nci tabakasında bulduğunu; fakat buna rağmen ameliyatın başarılı geçtiğini aktardı.
Şu an sık sık doktor kontrolüne gittiğini de ekleyen Coles, artık vücudunda hiçbir şekilde kanser riski oluşmadığını söyledi.

Aranan Kelimeler:

Alkol ve karaciğer

 

Yeşilay Haftasında Alkol ve Tütün Gibi Zararlı Alışkanlıklar hakkında bilgi veren Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “Tek başına ve/veya birlikte kullanıldıklarında alkol ve tütün kullanımı önemli sağlık risklerine yol açabilir. Travmatik ölüm ve yaralanmaya (örn araba kazası aracılığıyla) katkıda bulunmanın yanı sıra alkol kronik karaciğer hastalığı, kanser, kalp-damar hastalığı, akut alkol zehirlenmesi (alkol toksisitesi ) ve fetal alkol sendromu ile ilişkilidir” dedi.

Sigara kullanımının akciğer hastalığı, kanser ve kardiyovasküler hastalık ile ilişkili olduğunu anlatan Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “Giderek artan kanıtlar iki maddenin birlikte kullanımının ise bazı kanser risklerini önemli ölçüde arttırdığını göstermektedir.

Ağız ve Boğaz Kanserleri: Alkol ve tütün kullanımı ağız ve boğaz kanseri vakalarına erkeklerde yaklaşık %80’ine, kadınlarda ise yaklaşık %65’ine neden olmaktadır. Alkol ve tütünün birlikte kullanılması ise büyük ölçüde en az bir tip yemek borusu kanseri riskini arttırmaktadır.

Karaciğer Kanseri: Bazı çalışmalar alkol ve tütün kullanımının vücutta sinerjik olarak çalıştığını bu bağlamda karaciğer kanseri risklerini arttırdığını bildirmiştir.

Kardiyovasküler Hastalıklar: Tütün kullanımı ve alkol tüketimi kardiyovasküler hastalığın çeşitli formları için risk faktörleridir. İkisinin bir arada kullanılmasının, ayrı ayrı kullanıldığı zamankinden kanser risklerini daha fazla arttırdığına yönelik kanıtlar azdır. Kardiyovasküler hastalık için risk faktörlerinin belirlenmesi oldukça zordur. Kalp damar hastalığı çok sayıda faktörün (kalp krizi, felç, damar sertleşmesi veya daralması vb.) sonucuna bağlı çeşitli koşulları kapsar. Tütün kullanımı dozajına bağlı olarak kardiyovasküler hastalık riskini arttırır, bir kişinin daha fazla sigara içmesi kardiyovasküler hastalık riskini daha da arttıracaktır. Alkolün kardiyovasküler hastalık riskindeki etkisi de birçok faktöre (cinsiyet, yaş ve içme kalıpları) bağlıdır. Bazı alkol türlerinin (örn kırmızı şarap) belli düzeylerde alımının koruyucu etkisi olsa da yüksek oranlarda alkol alımı riski arttırmaktadır” diye konuştu.

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Sigara hasarından akciğerleri ve vücudu kurtaracak besinleri ise şöyle sıraladı;

“Flavonoidler: Kanser hücrelerinin büyümesini durdurmada etkili ve tütün tarafından yapılan DNA hasarı ile mücadele ederek akciğer kanserine karşı koruyan bitki pigmentleridir. Kateşin, epikateşin, kuersetin ve kaempferol gibi flavonoidleri içeren besinler antioksidan ve anti-enflamatuar özelliklerinden ötürü sigara içen ve/veya eski sigara içenlerde akciğerleri korumaya yardımcı olmaktadır. Kateşin içeren besinler oolong çayı, yeşil çay, siyah çay, çilek, böğürtlen… Kaempferol içeren besinler pırasa, brokoli, kapari, tere, dereotu, brüksel lahanası, elma… Kuersetin içeren besinler kuş üzümü, fasulye, soğan ve elma…

Meyve ve sebzelerden renkli ve çeşitli yemeye çalışın.

A vitamini: Sigaradaki karsinojen bir madde olan benzopiren A vitamini eksikliğine yol açabilmektedir. A vitamini en çok sarı turuncu sebze (havuç, kış kabağı..) ve meyveler (kırmızı/sarı portakal, kayısı, şeftali..) ile koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. A vitamini karaciğer, balık yağı, süt, tereyağ, yumurta gibi besinlerde de bulunmaktadır.

E vitamini: Aterosklerozun (damar sertleşmesi) ilerlemesini yavaşlatan güçlü bir antioksidandır. E vitamini kaynakları: bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, tahıl taneleri, soya, yeşil yapraklı sebzeler ve baklagillerdir.

C vitamini: Sigara içenlerin vücutlarındaki normal düzeyleri koruyabilmek için günlük C vitamini ihtiyaçlarını 2-3 katına çıkartmaları gerekir. C vitamini kaynakları: turunçgiller (limon, portakal vb.), çilek, böğürtlen, kuşburnu, domates, lahana, yeşil biber, asma yaprağı, ıspanak..

B kompleks grubu vitaminler: Niasin, pantotenik asit, riboflavin, tiamin, folik asit ve biotin antioksidanlardan zengindir ve hücreleri korur. Genel olarak B kompleks grubu vitamin kaynakları: Karaciğer ve diğer organ etleri, et, süt, baklagiller, tahıllar, ceviz, fındık, yumurta, peynir, balık, yeşil yapraklı sebzeler, maya.”

ALKOL HASARINDAN KARACİĞER VE VÜCUDU KURTARACAK BESİNLER

“Vücudunuz yediğiniz yiyecekleri yıkmak ve enerji kullanımına harcamak için B grubu vitaminlerine ihtiyaç duyar. Balık, tavuk, hindi, et, yumurta, süt ürünleri, fasulye, bezelye, yeşil yapraklı sebzeler vb. besinler B vitaminlerini içerir.

Günlük tuz alımını 1500 mg ve altına çekin. Bu sayede sıvıların bacaklar, karın ve karaciğerde birikmesi önlenmiş olacaktır. Tuz içerikleri yüksek olduğundan işlenmiş ve paketlenmiş yiyeceklerden uzak durun.

Bol su içerek vücudunuza toksinleri dışarı atmasında yardımcı olun. Kişinin su ihtiyacı fiziksel durumuna, sağlık durumuna, aktivite seviyesine ve çevresel şartlara bağlı olarak değişebilir.

Egzersiz yapmak hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyilik halini arttırmaya yardımcı olacaktır. Sizin için doğru olan egzersiz türü ve süresi için doktorunuza danışın.

İhtiyacınız olan günlük protein miktarını belirlemek için doktorunuza ve/veya beslenme uzmanınıza danışın. Bazı kaynaklar enerji sağlamak için protein miktarının arttırılmasını önerirken, bazı kaynaklarda hasarlı karaciğerin proteinleri işlemesin mümkün olmayabileceğini bu nedenle toksinlerin birikimine yol açabileceğini öngörüp protein miktarının azaltılmasının gerekli olabileceğini öne sürmektedir.

Yüksek enerjili bir diyet takibi yapın. Karaciğer hasarı verimli enerji depolamanın mümkün olmadığı anlamına gelebilmektedir. Eğer bu şekilde bir karaciğer hasarı oluşmuşsa, vücut depolarını telafi etmek için ekstra besin alımı gerekmektedir. Sık atıştırmalar ile küçük öğünlerin alınması yararlı olabilir. Basit karbonhidrat alımını meyve yemeyi arttırarak, kompleks karbonhidrat alımını da tam tahıllı ekmek, patates, mısır, bezelye, mercimek, fasulye, ve fındıkgiller gibi besinleri yiyerek arttırın. Karbonhidratları orta düzeyde bir yağ alımı ile ekstra enerji için takviyeleyin. Alkol tüketimi ile kilo kaybetmeye başladıysanız vücudunuz gerekli besin öğelerini alabilmek için kas dokularını parçalamaya başlamış demektir.” – ERZURUM

Aranan Kelimeler:

Siroz için aşı

Ülkemizde sirozun en sık görülme nedeni, hepatit B ve C virüsüne bağlı kronik hepatitlerdir. Ancak etkin bir tarama ve aşılama sayesinde sirozdan korunmak mümkün
Karaciğer kanseri, dünyada sıklık olarak tüm kanserler içinde beşinci sırada ve kanserden kaynaklanan ölümler arasında üçüncü sırada yer alıyor. Karaciğer kanseri gelişmesi için en önemli risk faktörünün karaciğer sirozu olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kürşat Serin, karaciğer kanseri ve cerrahisi ile ilgili bilgi verdi… Batı ülkelerinde karaciğer sirozunun en sık nedeni aşırı alkol alımı iken, ülkemizde en sık neden hepatit B ve C virüsüne bağlı kronik hepatitlerdir. Ancak etkin bir tarama ve aşı sayesinde karaciğer sirozundan korunmak mümkün. Çünkü kronik B hepatitli hastalarda karaciğer kanseri gelişme riski yaklaşık 200 kat artar ve hastaların yüzde 15-25’i karaciğer sirozu veya karaciğer kanserinden kaybedilir. Ayrıca hepatit B virüsü, hepatit C virüsünden farklı olarak, karaciğer sirozu yapmadan da karaciğer kanserine yol açabilir. Okumaya devam et “Siroz için aşı”

Karaciğer kanseri belirtisi

Karaciğer kanseri ve siroza neden olan hastalıkların başında gelen Hepatit B virüsü, her yıl milyonlarca kişiye bulaşıyor. Hepatit B virüsünün AİDS’ten 100 kat daha bulaşıcı olduğuna dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, Dünyada 350 milyon kişinin Hepatit B Virüsü Taşıyıcısı olduğunu söyledi. Her yıl 50 milyon kişinin Hepatit B ile temas ettiğinin kabul edildiğini dile getiren Dr. Duman, konuyla ilgili şunları söyledi:

Hepatit B Türkiye’de sık görülüyor Okumaya devam et “Karaciğer kanseri belirtisi”

Aranan Kelimeler:

Hepatit C tedavisi

Hepatit C tedavisinde son 1-2 yılda çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Ağız yoluyla alınan yeni ilaçlar günlük kullanıma girdiler. Başarı oranları yüzde 95’lere ulaştı. Academic Hospital’den Prof. Dr. Erol Avşar tedavi yöntemlerini anlattı.
Kan ve cinsel yolla bulaşıyor Okumaya devam et “Hepatit C tedavisi”

Karaciğer yetmezliği nasıl belirti verir

Halsizlik ve unutkanlık varsa karaciğer yetmezliğini işaret edebilir.
Karaciğerin 400’den fazla görevi var!

Gaziosmanpaşa Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, “Karaciğerde hastalık ilerledikçe halsizlik, iştahsızlık, sarılık, güçsüzlük, kilo kaybı, bacaklarda ve karında sıvı birikimi görülebilir. Hastalık ilerlediğinde karaciğer kanı temizleyememeye başlar ve kişilik- davranış değişiklikleri, unutkanlık gelişebilir” diyor. Okumaya devam et “Karaciğer yetmezliği nasıl belirti verir”

Aranan Kelimeler:

Hepatit nedir ne değildir

Hepatitler, ülkemizde sık görülen önemli bir sağlık sorunu olmakla beraber hakkında bilinen şehir efsaneleri, bireyleri yanlış yönlendirirken, hastaların da sosyal yaşamdan soyutlanmalarına yol açıyor.

Tüm dünyada yaklaşık 400 milyon hepatit B, 170 milyon da hepatit C taşıyıcısı var. Ve maalesef ki dünyada bir yılda 1.5 milyona yakın kişi Hepatit B ve Hepatit C virüsü kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybediyor.

O DURUM KORKUTUYOR… Okumaya devam et “Hepatit nedir ne değildir”

Hepatit C için tek ilaç

Siroz ve karaciğer kanserine neden olan Hepatit C’nin tek bir hapla tam tedavisi bulundu.
Dünyada 160 milyon kişide kronik olarak bulunan ve her yıl 350 bin kişinin ölümüne yol açan Hepatit C, ölümcül hastalık listesinden çıktı. ABD ve AB’de kullanılan ilacın Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından geri ödeme listesine alınması bekleniyor. Okumaya devam et “Hepatit C için tek ilaç”

Karaciğeri korumanın yolu

Hepatit A, B ve C, siroz, karaciğer büyümesi, yağlanması, yetmezliği ve kanseri en sık karşılaşılan karaciğer hastalıklarıdır. Karaciğerinizi korumak için alkolden uzak durun, sağlıklı beslenin ve egzersiz yapın. Çinko ve bir B vitamini olan kolin takviyesi ile karaciğer yağlanmasını engelleyin Okumaya devam et “Karaciğeri korumanın yolu”

Aranan Kelimeler:

Gazlı içeceklere bağlı siroz

Sigara-alkol kaynaklı yağlı karaciğer ile siroza Fransa’da yapılan ankette, düzenli meşrubat tüketmek ortaya çıktı
Genellikle siroz aşırı yakın zamanda yaygın olarak aşırı şeker tüketimine bağlı olarak olarak görülen alkol tüketimi, bağlı oluştuğu bilinmektedir. Bilim adamları siroz gelişmekte karşı alınacak siroza neden bu şekilde meşrubat söyledi kişinin yeme alışkanlıkları değişiyor önlemler. Bazı sağlık uzmanları, siroz “Metabolik steatohepatit,” diyor. Ancak, “non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı” (NASH) yaygın siroz bu tür kullanılır. Şeker tüketiminin 25-26 Haziran siroz bağlı kişiler tarafından düzenlenen sempozyumda, Fransız ve Amerikalı bilim adamları Paris Pasteur Enstitüsü mercek altına alındı.

BÜYÜYEN SALGINI TRANSFORME IS
Dergide yayımlanan bilimsel makale üzerine bir sempozyum düzenli meşrubat tüketilir ve siroz tablolar arasındaki ilişkilerin başvurdu. Boston Üniversitesi araştırma tarafından yönetilen Nicole M. McKeown orta yaşlı 2 bin 643 kişi tarafından organize edildi katıldı. Düzenli diyabet ve kalp hastalığı ile ilişkili olduğu saptandı çalışma karaciğer yağlanması sonucu gazlı ve kafeinli içecekler tüketmek. Yakından obezite, diyabet ve yağlı karaciğer hastalığına bağlı olduğu, bu büyüyen salgın dönüşüyor. Dünyada en az 1460000000000 obez insanların olduğu düşünülmektedir. Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı eğilimi ABD’de sadece 6 milyon kişi 600 bin kişi hastalığa yakalanmış olduğunu ifade etmiş. Amerikalıların 30 ila 50 oranında karaciğer aşırı yağ olarak kaydedilir.

Soda çeşme KULLANIM YASAK edildi
Geçen yıl Fransa’da yürütülen modernizasyon kapsamında Nisan ayında halka açık yerlerde, bu soda Çeşme gazlı içecekler için ücretli veya ücretsiz erişim sağlar sağlık sisteminin kullanılmasını yasakladı. Kararda “yapay tatlandırıcılar içeren ve şekerli içecekler halka ücretli veya olasılığı açık alanlarda yerleştirilmek üzere izin verilmiyor ücretsiz self-servis soda Çeşme” denildi. Arterler uygulanan Fast food yasağı sıklıkla diyabet ve kalp hastalığı önlemek için, restoranlar soda çeşmeler kullanılan, yürürlüğe girişini duyurdu.

Karaciğer yetmezliği nasıl anlaşılır

Genel Cerrahi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzmanı Prof. ve Organ Nakli Dr. Ayhan Dinçkan, “Karaciğer hastalığı halsizlik, iştahsızlık, sarılık, halsizlik, kilo kaybı ve bacaklarda karında sıvı birikimi, ilerledikçe görülebilir. Karaciğer hastalığı, kan başlar net ilerleme ve kişi- davranış değişiklikleri, unutkanlık geliştirmek başarısız “diyor.

Karaciğer, vücudun en büyük iç organ en önemli organlardan biridir. Birçok olduğundan 400’den fazla görev hayati beyin fonksiyonu ve metabolizma olduğunu. Onların görevleri şunlardır:

– Kolesterol, gıda protein, yağ almak ve pıhtılaşma faktörleri gibi önemli kilometre taşlarını, sentez ağırlıklı gıda

– Safran yapma sindirim sistemine salgılanan, yağ emilmesi için gerekli olan

– Ve birçok kimyasal ilaç kaynaklanan vücudu temizlemek için

– Enfeksiyonlara karşı mücadelede bağışıklık sistemini düzenlemek için

– Kan şekeri seviyelerini ayarlamak için.

Karaciğer yetmezliği nedir?

Bu geri dönülmez pek çok hastalığa, hem akut hem de kronik karaciğer yetmezliği koymak karaciğerin hayati fonksiyonlarını etkileyebilir. Akut karaciğer yetmezliği, bu esas olarak karaciğer hastalığı anda sağlıklı bireylerde olmayan hastalarda görülen bir durumdur. Hepatit, uyuşturucu ve mantar zehirlenmesi öncelikle bu durumda dolaşımda birçok toksinler, karaciğer hücrelerinde hasara neden olur.

Bir yöntem, böyle bir ilaç tedavisi diyaliz veya böbrek yetmezliği gibi, karaciğer nakli hastalarında hızla tedavi edilmediğinde de öldürülüyor değil. (Siroz, hepatit ve alkol kullanımı geliri neden hastalığın başlangıcında) skar dokusu olan kronik karaciğer yetmezliği, siroz, normal karaciğer hücreleri değiştirir. Bu durumda, karaciğer hayati fonksiyonlarını gerçekleştiremez. O yukarı taşır hasar belli bir seviyeye ulaştığında Başarısızlık, daha sonra tek çözüm yolu karaciğer naklidir. Hem akut hem de kronik transplant zamanlaması gecikmiş olmamalıdır karaciğer yetmezliği çok önemlidir.

Karaciğer yetmezliği belirtileri nelerdir?

Erken genellikle, halsizlik, kilo kaybı, bacak ve karında sıvı birikimi oluşabilir kanama eğilimi ve kaşıntı artışı herhangi bir işaret hastalık halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, sarılık vermediler ilerledikçe (cildin sararması ve gözleri sararmaya) .

Kaydırma hastalık hasar artar, karaciğer başarısız başlar kanı temizler ve birçok ilaç vücut atıkları ile vücutta birikir. Beyinde ve özellikle kadrosunu davranışsal değişiklikler, konfüzyon, amnezi ve uyku bozuklukları, bilinç ve komaya kaybı birikir Artan toksik maddeler son aşamada oluşabilir.

Karaciğer yetmezliği tedavisi nedir?

Siroz kronik karaciğer yetmezliği ilerleyici bir hastalıktır olduğunu. Hastalık durdurulabilir veya yavaşlatılabilir edilemez kaynaklanan bazı tedavi hasar ile muamele edilebilir. Karaciğer fonksiyon değerlendirmek için biyokimyasal testler çeşitli yapılır. Ayrıca, ultrasonografi olarak, bilgisayarlı tomografi veya MRG ve kan damarları gibi görüntüleme yöntemleri ile karaciğer yapısı incelenir.

Hatta bazen biyopsi siroz tanısını doğrulamak için yapılır. Karaciğer Organ karaciğer nakli vakaları ile yeni bir görev modern tıbbın olanakları ile tedavi edilemez ile değiştirilen esastır. Günümüzde, tıp ve karaciğer nakli ameliyatı ilerlemesi ile zaman içinde yapılması halinde yüzde 80-90 başarı oranı ile gerçekleştirilir.

Hangi aşamada bir karaciğer nakli olması gerektiği anda?

Karaciğer sirozu olan tüm hastalarda ilk nakil için kabul edilmelidir. Testler ve muayeneler bazı uygunluğu Hasta takibi veya aktarım aracısı karaciğer doktorlar elde edilen sonuçlara ilgilenen sınıflandırma uzmanları tarafından belirlenir. C ve B ve C fazları arasında, kronik karaciğer yetmezliği şiddeti ile sınıflandırılmış bunun bir sonucu olarak aktarım için uygun kabul edilmektedir. A, aynı zamanda nakil için uygun olan hastalarda aşamasıdır. Ancak, şu unutulmamalıdır; nakli ameliyatı iyi sonuçlar verir, böylece, taşıma sırasında hastanın durumu daha iyi.

Hangi hastalıklar karaciğer nakli ile tedavi edilir?

Önemli hastalıklar ve karaciğer nakli endikasyonu ardından daha nadir, ancak tedavi olduğunu.

– Kronik karaciğer hastalığı (Hepatit B ve C, alkol ve safra sirozu gibi hastalıklarla ilişkili)

– Akut karaciğer yetmezliği (sonuç mantar zehirlenmesi ve ilaçlar)

– Ckiabl karaciğer kanseri (hepatosellüler karsinom) ve bazı iyi huylu tümörler

– Bazı metabolik hastalıklar (özellikle çocukluk çağında)

Aranan Kelimeler: