Aldatılan Eş ve Organ Nakli

Organ nakli koordinatörü Mümin Uzunalan, organ bağışı hakkında konuştu: Eşi tarafından aldatılanlar; organ vermek istemediğini söylüyor Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli Merkezi Organ Nakli Koordinatörü Mümin Uzunalan; organ bağışı ve nakliyle ilgili soruları yanıtladı… Organ nakli koordinatörü olmak fedakarlık isteyen bir meslek; nereden aklınıza geldi koordinatör olmak? Organ nakli koordinatörlüğü konusunda daha önce fikir sahibi […]

Sağlık Sözlüğü-Z

Zafiyet: Halk dilinde “zafiyet” anlamında kullanılan debilite, türlü hastalığın belirtisi olabildiği gibi, hiçbir semptomatik değeri de olmayabilen bir haldir. Tıp dilinde, zafiyetin önemli bir belirti olduğu hastalıklar, akciğer vereminin belli birkaç tipi. Addison hastalığı (bkz.) ve pernisyöz anemidir (bkz.). Böylelikle, “zafiyet” deyiminin, halk dilinde, ne kadar gereksiz ve fazla kullanıldığı anlaşılmış olur. Kendini halsiz hisseden […]

Sağlık Sözlüğü-Y

Yabancı Cisimler: Vücudun belirli bir yerinde, normalde bulunmayan herhangi bir madde, yabancı cisimdir. Bunlara, özellikle çocuklarda, barsaklar, kulak ve burunda rastlanır. Göze giren yabancı cisimler, tahriş edici ve tehlikelidir. Yabancı cisimler, özellikle askeri cerrahide önemlidir, çünkü çıkartılmadıkları takdirde, kronik enfeksiyona yol açıp, yaraların iyileşmesini engellerler. Yutulan yabancı cisimler, yemek borusunda takılabilir, ya da tehlikeli olabilir […]

Sağlık Sözlüğü-V

Vagina: Kadının genital yoludur. Halk dilinde adı, haznedir. Normalde, vaginadan biraz akıntı gelebilir. Bu, febelikte artar, fakatrengi değişik, kokulu herhangi bir akıntıda doktora başvurulmalıdır. Bkz. Vajinit, Cinsel Organlar Vaginismus: Cinsel birleşmeye yeltenildiğinde oluşabilin vagina kasılmasıdır. Bazı vakalarda bunun nedeni, yerel bir özellikten ötürü duyulan sancıdır, fakat vakaların çoğu psikolojiktir. Vagotomi: Vagus sinirinin, cerrahi olarak kesilmesidir. […]

Sağlık Sözlüğü-U

Uçuk (Herpes simplex): Soğuk ya da diğer bir enfeksiyonla ilgili olarak, ağız kenarlarında, cinsel organ yakınlarında, ya da ender olarak parmakta, ufak kabarcıklar belirir. Nedeni: Zona’nınkinden farklı olan, hücrelerde kalıp, zaman zaman çalışmasını yenileyen bir virüstür. Tedavi: Neomycin (neomisin) ile birlikte kullanılan kortikosteroid merhemdir. Zona, ömür boyu bağışıklık sağladığı halde, uçuk tekrarlar. Ulna: Önkolun iki […]

Sağlık Sözlüğü-S

Sabin Aşısı: Ağızdan verilen, canlı, zayıflatılmış çocuk felci aşısıdır. Bkz. Aşı, Salk Aşısı, Bağışıklık. Safen Toplardamarı: Iç safen toplardamarın, bacağın iç bölümünde, ayak bileğinden kasığı kadar çıktığı görülür. Kısa safen toplardamarı ise, ayağın dış yanından, diz arkasına uzanır. Bu toplardamarlar ve özellikle iç ya da büyük safen toplardamarı (vücudun en uzun toplardamarıdır), insanların beşte birinde, […]

Sağlık Sözlüğü-R

Radikülit: Bir kökün iltihabıdır. Bir omurilikten çıkan sinir köklerinin iltihabında kullanılan deyim. Rasyobiyoloji: Radyoaktif ışınların canlı dokular üzerindeki etkilerini araştıran bilim dalı. Radyografi: Röntgen filmi. Radyograf, filmi çekip, banyo edendir. Radyolog (ya da radyolojist), doktordur ve filmleri inceleyip, rapor verir. Radyoloji: Hastalık teşhis ve tedavisinde, radyasyonun (ışınlanmanın) kullanılmasıyla ilgili tıp dalıdır. Radyomimetik: Işın tedavisiyle alınan […]

Sağlık Sözlüğü-P

Pacemaker: Tam kalp bloklarında, atrioyentriklüler nodülde (bkz. Kalp) başlayıp, sinoatrial iletici liflere giden uyarılar, normalde olduğu gibi, kulakçıklardan karıncıklara geçemez ve bundan ötürü, kulakçıklarla karıncıklar birbirleriyle ilgili olamayarak, ayrı ayrı kasılır. Karıncıklar, dakikada 30-50 kez gibi yavaş bir tempoda atar ve kalp yetmezliği belirebilir. Beyine giden kan miktarı yetersiz olacağından, hastada, Stokes-Adams nöbetleri adını alan […]

Sağlık Sözlüğü-O

Odiogram: Odiometri yöntemi ile ölçülen, kulağın işitme gücünü tespit eden yöntemdir. İki kulak ya da ayrı ayrı kulaklıklarla incelenir. Kişiye türlü frekanstaki saf tonlar dinletilir ve bu tonların şiddeti değiştirilip, işitilebilen en sessiz şiddet saptanır. Normalinsan kulağının işitme sınırları içindeki bütün frekanslar denenir ve sonuçlar bir çizelgede -buna odiogram denir-gösterilir. Buna göre, o kişinin kulağının, […]

Sağlık Sözlüğü-N

Nabız: Kalbin atışı sırasında, yüksek sistolik ve alçak diyastolik düzeylere göre, kan basıncında oluşagelen değişikliklere uyacak şekilde, bir atardamarın genişleyip daralmasıdır. Nabzın en kolay alındığı yerler, bilekte, başparmağın altında, radyal atardamarın tam kemik üzerinde bulunduğu yerle, şakaklardır. Nabız düzenli olmalıdır. Normalde, dinlenme halindeki erkekte, dakikada 72, kadındaysa 80 vurum alınır. Nabzın çok çeşitli şekilleri, özellikle […]

Sağlık Sözlüğü-M

Madura Ayağı: Bir tropikal hastalıktır: Ayak şişer, yumuşak dokularıyla kemiklerinde, bir mantar delikler açtığından, bu oluşumlar delik deşik bir görümdedir. En sık Hindistan’da rastlanır. Magnezyum: Tıpta, magnezyum, karbonat hidroksit, trisilikat gibi tuzlar, mide ülserive iltihabı vakalarında, asit giderici olarak kullanılır. “Manyezi sütü” adlı madde de hafif bir müshil olup, magnezyum hidroksilin % 8’lik süspansiyonudur. Buna […]

Sağlık Sözlüğü-L

Labirentit (Kulak): Labirentit, labirent iltihabı ya da otit interna demektir. Bkz. Kulak Labium: Vulva’nın (bkz.), diğer bir deyimle, kadının dış cinsel organlarını bir bölümüdür. “Dudak” anlamına gelir. Lakrimal Cihaz: Bkz. Gözyaşı Aygıtı. Laksatif: Bkz. Kabızlık Giderici. Laktalbumin: Sütteki proteinlerin biri; sütteki iki proteinin daha kolay sindirilebileni. Laktasyon: Bkz. Süt Verme, Emzirme Laktaz: Latozu eritme özelliğine […]

Sağlık Sözlüğü-K

Kabakulak (Epidemik parotit): Tükürük bezlerin yumurtalıktan, erbezlerini ve seyrek olarak da, vücudun diğer bölgelerini ilgilendiren bir virüs enfeksiyonudur. Kabızlık Giderici İlaçlar (Laksatif): Barsak içeriğini yumuşatan ve gaitanın dışarı atılmalarını sağlayan maddeler. Bkz. Müshiller Kaburga (KOT): Arkada, göğüs omurgalarından, önde göğüs kemiğine uzanan ve her iki yanda 12’şer tane olan, ince, uzun, kavisli kemiklerdir. Hep bir […]

Sağlık Sözlüğü-J

Jejunostomi: Jejunum adlı barsak bölümünün, karın ön duvarına ağızlaştırılması şeklindeki cerrahi girişim; böylelikle elde olunan yapay fistül (bkz.). Midenin beslenme kanalı dışında bırakılması istendiğinde başvurulan bir ameliyat yöntemi. Jel: İçinde bol sıvı bulunan, fakat jelatin kıvımanda olan bir kolloiddir. Bkz. Kolloid Jelatin: Pelte yapmakta kullanılan, renksiz, saydam bir maddedir. Tıpta, fitillerde vb kullanılır. Yapısında, bağdokusunun […]

SAğlık Sözlüğü-I

Işıktan Korkma (Fotofobi): Bazı göz hastalıkları ve menenjitin (beyni çevreleyen zarların enfeksiyon veya tahrisi) belirtisidir. Işın Tedavisi: Evde tıbbi tedavi amacıyla kullanılabilecek lambalar, genellikle hem ültraviyole (morötesi), hem de enfraruj (kızılaltı) ışınları verebilir. Ültraviyole ışınlar, güneş ışınları etkisi, entrarujlar ise, şiddetli ısı etkisi doğrurlar. İatrojen Hastalıklar: İstenmeyerek, doktor tarafından yaratılan hastalıklardır. Örneğin, çık sık kan […]