<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.saglikekibi.com/can/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
	<description>Tüm Sağlık Sorunlarınız için Tek Adres. Diyet,  Hastalık Bilgileri Belirtileri Doktorları ve Tedavi Yöntemleri Laboratuvar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:30:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
<image>
<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
<url>http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/maxblogpress-favicon/icons/favicon-41.ico</url>
<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri</title>
</image>
		<item>
		<title>Aşırı ve fazla kilolardan nasıl kurtulunur</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/diyet-kilover/asiri-ve-fazla-kilolardan-nasil-kurtulunur.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/diyet-kilover/asiri-ve-fazla-kilolardan-nasil-kurtulunur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10770</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/diyet-kilover/asiri-ve-fazla-kilolardan-nasil-kurtulunur.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/aşırı-kilo.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="aşırı kilo" /></a>Obezitenin tedavisinde aşırı kilolardan kurtulmayı amaçlayan diyet yöntemleri. Her yaz mevsimin başlangıcında, özellikle hanımlar zayıflama amacıyla hangi diyet programının en etkili olabileceği konusunda araştırmalara, arayışlara başlarlar, tabii bu gruba bir de sağlıklı yaşam için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan beyleri ilave edersek   gazete ve dergiler diyet programları önerileri ile dolar taşar, her  yayın organında önemli ölçüde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 336x280, sadece yazı siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "8039136497";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></-> <p>Obezitenin tedavisinde aşırı kilolardan kurtulmayı amaçlayan diyet yöntemleri.<br />
Her yaz mevsimin başlangıcında, özellikle hanımlar zayıflama amacıyla hangi diyet programının en etkili olabileceği konusunda araştırmalara, arayışlara başlarlar, tabii bu gruba bir de sağlıklı yaşam için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan beyleri ilave edersek   gazete ve dergiler diyet programları önerileri ile dolar taşar, her  yayın organında önemli ölçüde diyetle ile ilgili  bir çok bilim adamının önerileri, kaldı ki bunların   büyük bir çoğunluğu  salata tarifleri şeklindedir, diyet  reçeteleri ile doludur.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/aşırı-kilo.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10771" title="aşırı kilo" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/aşırı-kilo.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
Bu konuya, diyet programlarının ne kadar etkili oldukları, biraz olsun açıklık getirebilmek için 2009 ılının Şubat ayında  NJM ( The New England Jorunal of Medicine 360;9 February 26,2009) de yayınlanan  zayıflama rejimleri üzerine  olan bir yazıyı temel alarak  daha doğrusu orijinal bir çalışmayı temel alarak  yanına diyet rejimleri üzerine kendi düşüncelerimi de ilave ederek konu ile ilgili  son gelişmeleri burada özetlemeye çalıştım.</p>
<p>Araştırma Dr. Frank Sack ve arkadaşları tarafından 27 kişilik bir çalışma grubu tarafından Başta, Harward Tıp Fakültesinde olmak üzere Amerika Birleşik devletlerindeki değişik Üniversiteler tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.<br />
Araştırmaya her biri 400 kişiden oluşan iki grup haltında toplanan aşırı kilolu ve obez  800 kişi  katılmıştır.  Seçilen erişkinlerin yaş ortalamasının 50 olmasına dikkat edilmiştir ve çalışma toplam iki yıl sürmüştür.</p>
<p>Kişilere günlük kalori alım miktarı hareket etme ve dinlenme düzeyleri  göz önüne alınarak  günde en az 750 kcal olarak hesaplanan aşağıda gösterilen dört değişik diyet  programı uygulanmıştır.</p>
<p>Çalışmaya başlanmadan  önce  yapılan  araştırmalar sonucu değişik diyet  programlarının, örn. Atkins, Akdeniz diyeti gibi,  incelenmesi sonucu tümüne uygun olabilecek aşağıdaki program  hazırlanmış, ayrıca  her gruba  en fazla %1 doymuş yağ  en az   20 g. Lifli  yiyecek ilave edilmiş  herkesin  her 1000 Kcal için  150 mg  veya daha az kolesterol  alması sağlanmıştır.</p>
<p><strong>Diyet programlarının özeti;</strong><br />
Düşük yağ-ortalama protein %20 Yağ &#8211; %15 Protein- %65 Karbonhidrat<br />
Düşük yağ-yüksek protein    %20 Yağ &#8211; %25 Protein  %55 Karbonhidrat<br />
Yüksek yağ-ortalama protein %40 Yağ &#8211; %15 Protein   %45 Karbonhidrat<br />
Yüksek yağ- yüksek protein  % 40 Yağ  &#8211; %25 Protein  %35 Karbonhidrat</p>
<p>Ayrıca her katılımcının haftalık 90 dakika hafif egzersiz yapmaları sağlanmıştır.<br />
Çalışma 2 yıl sürmüş; ilk 6 ayda önceleri hafta da bir, sonraları 4 hafta da 3 hafta, altı aydan sonra ise 4 haftada 2 hafta da bir olma üzere grup tedavileri uygulanmış, kişisel görüşmeler ise tüm iki yıl boyunca sekiz hafta da bir olarak planlanmıştır.</p>
<p>İlk 6 ayın sonunda tüm diyet türlerini alan katılımcılar ortalama 6 kg vermişler. 12 ayın sonunda ise tekrar kilo kazanmaya başlamışlar.</p>
<p>2.yılın sonunda  %25 protein ve %15 protein oranında protein alan grubun  kilo kaybı her iki grup için  hemen hemen aynı olmuştur (her iki grupta  yaklaşık ayrı ayrı 3.0ve 3.6 kg dır)</p>
<p>Diyetleri %20 yağ ile %40 yağ içeren grubun kilo kaybı da aynı olmuştur ( her iki grubunda  3.3  kg) yine diyetleri % 65 ve %35  içerenlerin kilo kaybı hemen hemen  aynı olmuştur 2.9 ve 3.4  kg  olmuştur. Araştırmayı tamamlayanların % 80’inin kilo kaybı 4 Kg’dır katılanların %14-%15 inin kilo kayıpları başlangıç kilolarının %10nuna ulaşmıştır. Tüm diyetler de doygunluk, açlık ve diyetlere memnuniyet duygusu hemen hemen  aynı oranlarda  sağlanmıştır. Grup toplantılarına katılımın kilo kaybı ile bağlantılı olduğu gözlenmiştir. (Her oturumda kişi başına kilo kaybı ortalama 0.2 Kg olarak saptanmıştır)<br />
Sonuç olarak başarılı bir diyet programı öncelikle kalori hesaplanmasına bağlı olarak düzenlenmelidir.  Temel olarak böyle bir diyet programında aşırı kısıtlamalar yer almamalı özetle her yiyecek türünden eşit ( Yağ, Protein, Karbonhidrat) oranda alınmalıdır. Bu tür  beslenme alışkanlık haline gelmeli ve bir hayat felsefesi olmalıdır ayrıca yaşa ve yaşam tarzına bağlı olarak uygun düzeyde de spor yapılmalıdır.</p>
<p>Obezitenin tedavisinde bir süre doktor ve uzman diyetisyenin denetiminde üst düzeyde diyet uygulanmalı ve normal kiloya ulaşınca normal diyete geçilmelidir.<br />
Programlanmış diyet, kalori açısından aynı zamanda diyabet ve kardiyovasküler hastalıklardan da korunmakta oldukça faydalıdır.</p>
<p>Kısaca düşük kalorili diyet programları alınan makronutrietlerin türüne bağlı olmaksızın kilo kaybedilmesine yardımcı olmaktadır</p>
<p>Şunu da her zaman hatırlanması gerekir ki kısa sürede aşırı diyet uygulamaları sonucun da bazen ters reaksiyonlar ortaya çıkmakta ve anoreksiya nevroza gibi dönüşü çok zor  hastalıklara yol açmaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak sağlıklı bir yaşam için her zaman uygun kilo gereklidir buda halk arasında dendiği düzgün yiyip içersen adam gibi yaşarsın deyiminin doğrulunu bir defa daha göstermektedir.</p>
<p>Prof .Dr. Mehmet İşbir</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 468x15, siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "3200305515";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/diyet-kilover/asiri-ve-fazla-kilolardan-nasil-kurtulunur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yetişkinlerin yarısı cinsel sorunlu</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/yetiskinlerin-yarisi-cinsel-sorunlu.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/yetiskinlerin-yarisi-cinsel-sorunlu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10767</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/yetiskinlerin-yarisi-cinsel-sorunlu.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Yetişkinlerin-yarısı-cinsel-sorunlu.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Yetişkinlerin yarısı cinsel sorunlu" /></a>Türkiye’de cinsel sorun yaşayan erişkinlerin oranı yüzde 40-50’lere varıyor. Ama ancak yüzde 3-4’ü doktora başvuruyor. Milliyet&#8217;ten Ayşegül Aydoğan Atakan&#8217;ın haberine göre, vajinismus gibi cinsel ilişki kurulmasını engelleyen problemler boşanmaların önemli sebeplerinden. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Cinsel Yaşam ve Sorunları Programı’ndan Prof. Dr. Doğan Şahin, yılda binlerce kişinin cinsel sorunlar nedeniyle merkezlerine başvurduklarını belirtiyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de cinsel sorun yaşayan erişkinlerin oranı yüzde 40-50’lere varıyor.<br />
Ama ancak yüzde 3-4’ü doktora başvuruyor. Milliyet&#8217;ten Ayşegül Aydoğan Atakan&#8217;ın haberine göre, vajinismus gibi cinsel ilişki kurulmasını engelleyen problemler boşanmaların önemli sebeplerinden.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Yetişkinlerin-yarısı-cinsel-sorunlu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10768" title="Yetişkinlerin yarısı cinsel sorunlu" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Yetişkinlerin-yarısı-cinsel-sorunlu.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Cinsel Yaşam ve Sorunları Programı’ndan Prof. Dr. Doğan Şahin, yılda binlerce kişinin cinsel sorunlar nedeniyle merkezlerine başvurduklarını belirtiyor. Ancak problemi olan kişilerin milyonlarla ifade edilebilecek boyutta olduğunu söylüyor.</p>
<p>Cinsel sorun yaşayan erişkinlerin oranının yüzde 40 &#8211; 50 civarında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan Şahin, “Türkiye’de 25 milyon kişi yetişkin yaştaysa bunun 10 milyonunun cinsel bir probleminin olması gerekir. Ama 10 milyon kişi doktorlara başvurmuyor, kliniklere başvuranların oranı yüzde 3 &#8211; 4’ü geçmez. Ancak 10 &#8211; 20 bindir bizlere gelenler” diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/yetiskinlerin-yarisi-cinsel-sorunlu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara içenlere beslenme önerileri</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sigara-icenlere-beslenme-onerileri.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sigara-icenlere-beslenme-onerileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:28:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10764</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sigara-icenlere-beslenme-onerileri.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/sigara-içenler.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="sigara içenler" /></a>Her geçen gün dünyada ve ülkemizde sigara içimine bağlı gelişen hastalıklardan dolayı yaşamını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor. Dolayısıyla sigara içimi toplum sağlığını etkileyen en önemli etkenlerden birisi haline gelmiş durumda. Sigaranın zararlı etkilerinin önüne geçmek için alınması gereken önlemlerin başında sigara kullanmamak ve sağlıklı beslenmek geliyor. Sadece sigara içenlerin değil, sigara dumanına maruz kalanların da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her geçen gün dünyada ve ülkemizde sigara içimine bağlı gelişen hastalıklardan dolayı yaşamını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/sigara-içenler.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10765" title="sigara içenler" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/sigara-içenler.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
Dolayısıyla sigara içimi toplum sağlığını etkileyen en önemli etkenlerden birisi haline gelmiş durumda. Sigaranın zararlı etkilerinin önüne geçmek için alınması gereken önlemlerin başında sigara kullanmamak ve sağlıklı beslenmek geliyor.</p>
<p>Sadece sigara içenlerin değil, sigara dumanına maruz kalanların da doğru bir beslenme programı uygulayarak sağlıklarını korumaları öneriliyor. Dyt. Berna Ertuğ, nikotinin kaybettirdiklerini geri kazanmanın yolları hakkında bilgi verdi ve sigarayı bırakmak isteyenlere önerilerde bulundu.</p>
<p>Sigara kullanımı, vücutta hücrelerin hasar görmesine ve hücre ölümüne sebep olan serbest radikallerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu serbest radikaller, vücutta doku hasarına, hücre yaşlanmasına ve hücre ölümüne kadar giden süreçleri başlatıp ilerletirler. Bu durum, gerek aktif içici gerekse pasif içicileri tehdit eden bir unsur olarak görülür. Kanda antioksidanların düşük olması; yaşlanma sürecini hızlandırdığı gibi şeker, kalp, kanser gibi birçok kronik hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir.</p>
<p>Türkiye dünyada en fazla sigara tüketen ilk 10 ülke içerisinde yer alıyor</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayınladığı Global Tütün Salgını 2008 adlı raporda; dünyada tütün 20.yüzyılda 100 milyon insanın ölümüne sebep olan küresel düzeyde en önemli ölüm sebebi olduğu, eğer önlem alınmazsa bu rakamın 21. yüzyılda 1 milyara çıkabileceği belirtiliyor.</p>
<p><strong>ERKEKLER DAHA FAZLA SİGARA İÇİYOR</strong></p>
<p>Ülkemizdeki yetişkinlerde tütün kullanım oranlarına bakıldığında;</p>
<p>erkeklerde % 52, kadınlar ise % 17,3 oranları göze çarpıyor. Dünyada ölüme yol açan 8 hastalıktan 6’sı ( kalp ve dolaşım sistemi, akciğer ve solunum yolları hastalıkları ) için tütün kullanımının başlıca etken olduğu biliniyor. Üstelik bu durum sadece tütün kullanan kişilerde değil, sigara dumanına maruz kalan kişilerde de sıklıkla oluşuyor.</p>
<p><strong>4 BİN ZEHİR BİRARADA</strong></p>
<p>Sigaranın içinde 4 bin’den fazla kimyasal madde bulunuyor. Bunlardan biri olan nikotinin beyin ve sinir sistemi üzerine baskılayıcı, uyuşturucu etkisi var. Nikotin sindirimi yavaşlatıyor, kalp atışlarını hızlandırıyor, kan basıncını yükseltiyor, kanın pıhtılaşma riskini artırıyor ve organların yeterli kan alımını engelliyor. Sigara dumanında bulunan karbon monoksit gazı da kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltıyor. Dolayısıyla yeterli oksijen alamayan hücrelerimiz düzenli çalışamamakta ve yetersiz sindirilen besinlerinde hücreler tarafından etkin bir şekilde kullanılamaması sonucunda kişinin, yeterli ve dengeli beslenmesi olumsuz yönde etkileniyor.</p>
<p><strong>SİGARA İŞTAH AZALTIP ÖĞÜN ATLATIYOR</strong></p>
<p>Yapılan birçok araştırmada sigara içme davranışının beslenme alışkanlıklarını, fiziksel aktiviteyi kısacası sağlıklı yaşam tarzını olumsuz etkilediği gösterilmiş. Sigara içen bireylerin birçoğunun içmeyenlere göre iştahının daha az olduğu, gün içerisinde sık sık öğün atladıkları, sigarayla beraber kafeinli içeceklerin tüketiminin arttığı, sebze ve meyve tüketiminin yeterli olmadığı, bu durumun da beslenme durumunu olumsuz etkilediği biliniyor.</p>
<p><strong>BOL BOL LİMON, DOMATES VE KAYISI TÜKETİN</strong></p>
<p>Sigara dumanındaki pek çok madde oksidan olarak etki göstererek serbest radikal oluşumunu ve lipit peroksidasyonunu arttırıyor. Dolayısıyla sigara içen bireylerin vücut için gerekli olan antioksidan tüketimi içmeyenlerden daha fazla olduğunu ve C vitamini ile ß karotenden zengin sebze ve meyveleri daha az tükettikleri gösterilmiş. Sigara içenlerin ve dumanına maruz kalanların mutlaka öncelikli olarak portakal, kivi, limon, mandalina, domates, kuşburnu, havuç, kayısı ve yeşil yapraklı tüm sebzeler ve meyve tüketimlerini de artırmaları yaşam kaliteleri için mutlaka gerekli.</p>
<p><strong>SİGARAYI BIRAKIRKEN KİLO ALIRMIYIM?</strong></p>
<p>Sigarayı bırakırken kilo alma ve iştah artması sık karşılaşılan bir durumdur. Çünkü sigara kullanımı genellikle iştahı azaltır. Tütünden dolayı bozulmuş olan tat alma duyusu sigarayı bırakmakla normale döner ve yiyeceklerin tatları daha iyi hissedileceğinden yiyeceklere yönelme artar. Kişiler el alışkanlığını geçiştirmek için yiyeceklere yönelir ve tercihler hep yüksek kalori besinlerdir. Nikotin eksikliğinden dolayı metabolik hız, sigara kullanımındaki döneme göre biraz yavaşlama gösterir. Bu sebeplerden dolayı sigarayı bırakan kişilerde genellikle 3 &#8211; 5 kg ’ lık artışlar beklenir ve bir çok kişi bu durumdan rahatsız olduğu için sigarayı bırakmamak veya tekrar başlamak için bunu gerekçe gösterir.</p>
<p><strong>PEKİ NE YAPMALISINIZ?</strong></p>
<p>-Sigarayı bırakmadan önce yakınlarınızdan size destek olmalarını isteyin ayrıca bir beslenme ve diyet uzmanına bırakma dönemi ve sonrası nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda danışın.</p>
<p>-Düzenli spor yapmaya başlayın. Hem kilo kontrolüne hem de nikotin eksikliğinden dolayı oluşabilecek huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik durumlarını önlemeye yardımcı olur.</p>
<p>-Sigara içmek istediğinizde isteğinizi baskılamak için yüksek kalorili besinler yerine haşlanmış veya çiğ sebze, meyve veya meyve suyu, şekersiz sakız tercih edin.</p>
<p>-Kafeinli içecekler sigarayı hatırlattığı için bu içeceklerden mümkün olduğunca uzak durun, bunların yerine meyve suyu veya bol su tüketin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sigara-icenlere-beslenme-onerileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişman çocuklar nasıl tedavi uygulanır</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sisman-cocuklar-nasil-tedavi-uygulanir.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sisman-cocuklar-nasil-tedavi-uygulanir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:26:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10761</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sisman-cocuklar-nasil-tedavi-uygulanir.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/şişman-çocuklar.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="şişman çocuklar" /></a>Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ramazan Canural, obezitenin giderek yaygınlaştığını ve buna önlem alınmazsa çocuklarda ciddi problemler doğurabileceğini söyledi. Anne ve babaların çalıştıkları için yeme konusunda yeterince dikkat etmediğini ifade eden Ramazan Canural, &#8220;Ayrıca düzenli aktivite yoksunluğu, hareketsiz yaşam tarzı, çok fazla televizyon seyretme ve bilgisayar kullanımı gibi faktörlerde çocuklarda obeziteye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ramazan Canural, obezitenin giderek yaygınlaştığını ve buna önlem alınmazsa çocuklarda ciddi problemler doğurabileceğini söyledi.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/şişman-çocuklar.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10762" title="şişman çocuklar" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/şişman-çocuklar.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
Anne ve babaların çalıştıkları için yeme konusunda yeterince dikkat etmediğini ifade eden Ramazan Canural, &#8220;Ayrıca düzenli aktivite yoksunluğu, hareketsiz yaşam tarzı, çok fazla televizyon seyretme ve bilgisayar kullanımı gibi faktörlerde çocuklarda obeziteye sebep olmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Obezitenin diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de hızla arttığını ifade eden Dr. Canural, şöyle konuştu: &#8220;Obezitenin birçok riski bulunmakta ve birçok hastalığında sebebi olmaktadır. Obez çocuklarda normalin üstünde tansiyon ve kalp hastalıklarına rastlandığı görülmektedir. Şeker hastalığında artış, fazla kilolar sebebi ile de kemik ve eklemlerde baskı sonucu anormal gelişim özellikleri gözlenmektedir. Ayrıca, obez çocukların kilo problemi sebebiyle psikolojilerinin bozulduğu, düşük benlik saygısı,<br />
depresyon, içe kapanma ve sosyal ortamlardan uzaklaşma gibi sorunlara da yol açtığını söyleyebiliriz.&#8221;</p>
<p>Obezite tedavisi hakkında da açıklamalarda bulunan Uz.Dr. Canural, şunları söyledi: &#8220;Çocuklarda obezite tedavisinin en önemli parçalarından biri, anne babaların ve sağlık uzmanlarının duyarlı ve pozitif bir yaklaşım benimsemeleridir. Çocukların normal gelişim süreçlerini etkilemeden ve cesaretlerini kırmadan tedavi sürdürülmelidir. İleri safhalarda birçok tedavi şekli denenebilir. Bunlar; düzenli beslenme tedavisi, fiziksel aktivitelerin artırılması, davranış tedavileri ve ilaç tedavileri şeklinde<br />
olabilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/sisman-cocuklar-nasil-tedavi-uygulanir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acımayacak, kanamayacak, ağrı olmayacak</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/acimayacak-kanamayacak-agri-olmayacak.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/acimayacak-kanamayacak-agri-olmayacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:25:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıkta Pratik Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10758</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/acimayacak-kanamayacak-agri-olmayacak.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Acımayacak-kanamayacak-ağrı-olmayacak.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Acımayacak, kanamayacak, ağrı olmayacak" /></a>Ülkemizde kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan vajinismus aslında kısa sürede kesin olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlık. Ancak çiftler çoğu zaman tedaviden bir sonuç alamayacaklarını düşündükleri ve bir uzmana başvurmaya çekindikleri için yıllarca bu sorunla yaşayabiliyorlar. Özellikle yaz aylarında vajinismus tedavisi için başvuran çiftlerin sayısı da artıyor, çünkü yaz aylarında iş temposu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkemizde kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan vajinismus aslında kısa sürede kesin olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlık. </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Acımayacak-kanamayacak-ağrı-olmayacak.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10759" title="Acımayacak, kanamayacak, ağrı olmayacak" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Acımayacak-kanamayacak-ağrı-olmayacak.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></strong></p>
<p>Ancak çiftler çoğu zaman tedaviden bir sonuç alamayacaklarını düşündükleri ve bir uzmana başvurmaya çekindikleri için yıllarca bu sorunla yaşayabiliyorlar. Özellikle yaz aylarında vajinismus tedavisi için başvuran çiftlerin sayısı da artıyor, çünkü yaz aylarında iş temposu biraz daha yavaşladığı ve tatil imkanı da olduğu için çiftler tedaviye yazın başvurmayı tercih ediyorlar.</p>
<p>Cinsellik, aile ve evlilik konularında toplumu bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); vajinismus tedavisi konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Vajinismus %100 tedavi edilebilir.</p>
<p>Çiftler tedaviye başvurmak için beklemesinler Cinsel ilişki denemesi sırasında kadının kasılarak ilişkiye izin vermemesi anlamına gelen vajinismusun ülkemizde her 10 kadından birinin sorunu olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; &#8220;Vajinismus ülkemizde çiftlerin çaresizlikle yaşadıkları bir durumdur. Kadının ilişki sırasında acı, ağrı yaşayacağı ve kanama olacağına dair bir korkusu vardır ve bu korku o kadar büyüktür ki cinsel ilişki sırasında kasılır, bacaklarını kapatır ve eşini iter. Erkek de bu durumda hiçbir şey yapamaz ve eğer tedaviye başvurulmazsa bu durum bu şekilde yıllarca sürebilir.&#8221; dedi.</p>
<p>Vajinismuslu çiftlerin yanlış inanışlar ve korku yüzünden tedaviye başvurmayı yıllarca geciktirdiklerini de ifade Dr. Keçe; &#8220;Vajinismus diğer cinsel işlev bozukluklarına bakıldığında %100 tedavi edilebilen belki de tek bozukluktur. Çünkü önemli bir amaç vardır, o da penisin vajinaya girmesidir. Çiftler ilk önce bunu hedeflerler, çünkü bu yıllardır yapamadıkları bir şeydir. Bu nedenle vajinismus tedavisinde penisin vajinaya girmesi hedefi %100 sağlanır. Ancak biz tedavinin penis vajinaya girdiğinde değil, çift düzenli ve sorunsuz bir cinsel hayata kavuştuğunda ve kadın cinsel ilişkiden zevk almaya başladığında tamamlandığını savunuyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Vajinismuslu kadın huzursuz ve mutsuzdur </strong></p>
<p>Vajinismusun kadında ve erkekte ciddi anlamda huzursuzluk ve mutsuzluğa neden olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; &#8220;Vajinismuslu kadın cinsel ilişkiden korkmaktadır ve kaçınmaktadır, ancak bir yandan da bunu yapamadığı için huzursuzdur. Hiç bir şeyden zevk almaz, depresif bir ruh hali içindedir, kendisini başarısız ve işe yaramaz biri olarak hisseder, eşini mutsuz ettiğini ve ona haksızlık ettiğini düşünür. Erkek ise eşinin onu istemediğini düşünebilir ve çevrelerindeki herkesin başardığı bir şeyi başaramıyor olmak onu da mutsuz eder ve hırçınlaştırır. Çift gerginleşir ve amanla çiftin arasında başka problemler de çıkabilir. Oysa ki iki taraf da birbirini gerçekten anlar ve destek olursa sorunlar çözülür.&#8221; dedi.</p>
<p>Genellikle cinsel bir sorunun varlığını kabul etmenin zor olduğunu da belirten Psk. Bacanak; &#8220;Çiftin sorunu kabul etmesi zaman alır. Sorunu kabul ettikten sonra bir süre de kendiliğinden çözüleceğini düşünerek beklerler. Ancak bizim önerimiz sorunu fark ettikten sonra vakit kaybedilmeden cinsel terapiye başvurulmasıdır. Çünkü bazen çiftlerin 5, 10, hatta 15 yıl vajinismus sorunu ile yaşayabildiklerini görüyoruz. Oysa ki cinsel terapi ile ortalama 12 seansta çözülebilen bir sorun olan vajinismusun tedavisi için yıllarca beklemek çifti yıpratıyor, bu nedenle vakit geçirmeden tedavi başvurulmalıdır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yaz ayları vajinismus tedavisi için ideal </strong></p>
<p>Vajinismus tedavisi için yaz aylarının en ideal aylar olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; &#8220;Yaz aylarında insanların kafaları biraz daha rahat, izne çıkma imkanları var, özellikle vajinismuslu çiftler izin dönemlerini tedavi için değerlendirebilirler ve böylece tatilden sonra evlilik ve cinsel hayatlarına yepyeni bir başlangıç yapmış olarak dönebilirler.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/acimayacak-kanamayacak-agri-olmayacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsiyetini evde öğrenebilir misiniz</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/cinsiyetini-evde-ogrenebilir-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/cinsiyetini-evde-ogrenebilir-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10754</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/cinsiyetini-evde-ogrenebilir-misiniz.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Cinsiyetini-evde-öğrenebilir-misiniz.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Cinsiyetini evde öğrenebilir misiniz" /></a>Testin avantajı; tek bir cinsiyeti tutan kalıtsal hastalıklarda işe yaraması. Dezavantajıysa cinsiyete bağlı kürtajı artırma riski. Artık cinsiyet belirleme testiyle kendiniz hamileliğinizin 10. haftasında bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Gelin, 11 ülkede satılan bu test hakkında bizim uzmanlarımız neler diyor, onlara kulak verelim&#8230; Ultrason muayenesiyle hamileliğin 12. haftasından itibaren bebeğinizin cinsiyetini öğrenebiliyorsunuz. Bu meraklı bekleyişi daha da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Testin avantajı; tek bir cinsiyeti tutan kalıtsal hastalıklarda işe yaraması. Dezavantajıysa cinsiyete bağlı kürtajı artırma riski.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Cinsiyetini-evde-öğrenebilir-misiniz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10755" title="Cinsiyetini evde öğrenebilir misiniz" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Cinsiyetini-evde-öğrenebilir-misiniz.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
Artık cinsiyet belirleme testiyle kendiniz hamileliğinizin 10. haftasında bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Gelin, 11 ülkede satılan bu test hakkında bizim uzmanlarımız neler diyor, onlara kulak verelim&#8230;</p>
<p>Ultrason muayenesiyle hamileliğin 12. haftasından itibaren bebeğinizin cinsiyetini öğrenebiliyorsunuz. Bu meraklı bekleyişi daha da kısaltan bir buluş var. Artılarını eksilerini uzmanlarımızla konuştuk.</p>
<p>Bu test bir an önce bebeklerinin cinsiyetini öğrenmek isteyen meraklı anne-baba adaylarının heyecanını tatlı bir şekilde söndürürken bir yandan da kafalarda soru işareti uyandırıyor. Ya erkek umarken kız, kız umarken erkek beklediğini öğrenen anne-baba adayları hamileliği sonlandırmak isterse?!</p>
<p>Ultrason yöntemi yasal kürtaj süresinden sonra cinsiyeti belirlediği için bugüne kadar cinsiyete dayalı olarak hamileliği sonlandırılması olası değildi. Ancak evde yapılabilen bu teste cinsiyet odaklı anne-babaların nasıl tepki vereceği düşünüldüğünde ortada etik bir sorun olup olmadığı konuşulmaya başlandı. Ülkemizde testin satışı yapılmıyor. Biz de Mother&amp;Baby olarak bu önemli konuya tabii ki sessiz kalamadık. Uzmanlarımıza sorduk, onlar da konuyla ilgili görüşlerini bizlerle paylaştı. Gelin hep birlikte nedir, ne değildir her şeyi öğrenelim.</p>
<p><strong>Güvenirliği Sadece % 80</strong><br />
<strong>Op. Dr. Remzi Aydın, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</strong><br />
&#8220;Yaptığım araştırmalara göre bu test, üç yıldan beri Amerika&#8217;da tezgahüstü, yani sağlık onaylı olmadan satılıyor. Firma bilgilerine göre % 82-90&#8242;lara varan doğru tahmin oranı olmasına karşın, bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Kaldı ki bilimsel ve yeterli çalışmalar da yok. Bu haliyle sadece magazinsel boyutu olabilecek &#8216;kahve falından&#8217; daha anlamlı bir tahmin yöntemi olabilir. % 20&#8242;lik risk için annelerin kürtaj olacağını sanmıyorum.&#8221;</p>
<p><strong>Cinsiyete Bağlı Hastalıklar İçin</strong><br />
<strong>Op. Dr. Ebru Alper, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</strong><br />
&#8220;Cinsiyet belirleme testi hamileliğin 8-10. hafta gibi erken bir döneminde bebeğin cinsiyetini % 80-90 kesinlikle belirleyebilen bir idrar testi. Uygulaması kolay, kesinliği yüksek, hepsinden önemlisi de yasal kürtaj sınırı olan 10. haftaya kadar sonuç alınabiliyor olması. Bu da testi, oldukça cazip hale getiriyor. Bu durumda özellikle bizim ülkemiz gibi erkek çocuğun daha önemli olduğu toplumlarda cinsiyet tercihine bağlı kürtajların artması kaçınılmaz. İki kızı olup üçüncü çocuğunun erkek olmasını isteyen bir çift, bu testle bebeğin kız olduğunun anlaşılması durumunda bebeği aldırmayı düşünebilir. Nitekim bu sebepten ötürü Hindistan, Çin gibi kız çocukların istenmeyip erkek çocuğun tercih edildiği ülkelerde bu testin satışı yasak.</p>
<p>Bebeğin cinsiyetinin bu kadar erken belirlenmesi ne kadar gerekli, diye bakarsak; ailede tek bir cinsiyeti tutan kalıtsal bir hastalığın olması gibi özel bir durumun varlığında bu test, yararlı olabilir. Ancak bunun dışında gerekliliği tartışılan, cinsiyet seçimi nedeniyle kürtaja yönelimi artıracak bir test olduğunu düşünüyorum.&#8221;</p>
<p><strong>Test yararlı ama&#8230;</strong><br />
<strong>Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı</strong><br />
&#8220;Hamilelikte bebeğin cinsiyet tayini, tatlı bir telaşla bekleyen ebeveynlerin sabırsızlıkla öğrenmek istedikleri en önemli şeylerin başında geliyor. Günümüzde ultrasonografi deki gelişmeler sayesinde 12. haftadan itibaren fetal cinsiyet tayini % 60-70, 18-20. haftadan sonra da neredeyse % 100 güvenilirlikle yapılabiliyor.</p>
<p>Test kitiyle hamileliğin daha 10. haftasından itibaren idrarda kendi kendinize bebeğin cinsiyeti hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Sabah ilk gelen idrarı biriktirdiğiniz test kabındaki renk, sarı-turuncu skaladaysa bebeğiniz &#8216;kız&#8217;, yeşil tonlardaysa &#8216;erkek&#8217; olacaktır. Bu, evde yapılabilen ve yaklaşık olarak 10 dakika süren bir test ve güvenilirliği de % 80 civarında.</p>
<p>Bebeğinizin cinsiyetini öğrenmek tabii ki heyecanlı ve güzel. Ancak yine de bunun bazı istismarlara ve suistimallere zemin hazırlayabileceğini düşünüyorum. Örneğin 5 kızı olan ve erkek çocuk sahibi olmayı bekleyen çiftleri düşünün ya da Çin, Hindistan gibi Uzakdoğu topluluklarında erkek bebek isteğiyle yanıp tutuşan babaları veya hükümet politikalarını! Bunlar veya daha birçok faktörden dolayı cinsiyet seçimi nedeniyle kürtajların artacağını düşünüyorum.</p>
<p>Hindistan&#8217;da ultrasonografi sırasında bile cinsiyet söylemek kanunen yasaklanmış durumda. Aileler fetus kız olunca ileri haftalarda bile hamileliği sonlandırmaya çalışıyor. Bu ve benzeri örneklerin bizim toplumumuza, görenek ve inançlarımıza pek uymadığı da aşikar, ancak yine de temkinli olmakta fayda var. Bu testin yasaklanmasına karşı değilim. Önemli olan bu testin kötü amaçla kullanılmasının önüne geçilmesi. Bunun için de tek şart bilgilendirme ve eğitim!&#8221;</p>
<p>Mother&amp;Baby- Deniz Filiz Çengel</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/cinsiyetini-evde-ogrenebilir-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anneleri yerine bebeklere iğne yapıldığı&#8221; iddiası</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/anneleri-yerine-bebeklere-igne-yapildigi-iddiasi.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/anneleri-yerine-bebeklere-igne-yapildigi-iddiasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:21:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10751</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/anneleri-yerine-bebeklere-igne-yapildigi-iddiasi.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Anneleri-yerine-bebeklere-iğne-yapıldığı.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Anneleri yerine bebeklere iğne yapıldığı" /></a>Kütahya&#8217;nın Tavşanlı ilçesinde, hastanede yeni doğum yapan 2 kadın için hazırlanan iğnelerin, stajyer hemşireler tarafından bebeklerine yapıldığı iddiası üzerine Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, &#8221;Olay adli mercilere bildirilmiş, il sağlık müdürlüğümüzce de idari soruşturma başlatılmıştır. Konu, Bakanlığımız tarafından da hassasiyetle takip edilmekte olup, soruşturma sonucuna göre ihmal ve kusuru tespit edilenler hakkında gerekli idari işlemler yapılacaktır&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya&#8217;nın Tavşanlı ilçesinde, hastanede yeni doğum yapan 2 kadın için hazırlanan iğnelerin, stajyer hemşireler tarafından bebeklerine yapıldığı iddiası üzerine Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, &#8221;Olay adli mercilere bildirilmiş, il sağlık müdürlüğümüzce de idari soruşturma başlatılmıştır. Konu, Bakanlığımız tarafından da hassasiyetle takip edilmekte olup, soruşturma sonucuna göre ihmal ve kusuru tespit edilenler hakkında gerekli idari işlemler yapılacaktır&#8221; denildi.<br />
<a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Anneleri-yerine-bebeklere-iğne-yapıldığı.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10752" title="Anneleri yerine bebeklere iğne yapıldığı" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Anneleri-yerine-bebeklere-iğne-yapıldığı.jpg" alt="" width="289" height="298" /></a><br />
Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde doğum yapan H.Y. ve Ü.Y. isimli hastalara yapılması gereken tedavileriyle ilgili ilaçların kadın doğum servisi hemşiresi tarafından hazırlandığı belirtilerek, &#8221;Annelerin bir üst katta bebeklerin servisinde bulunmaları nedeniyle ilaçların bu servise gönderildiği, ancak burada bulunan stajyer bir hemşire tarafından ilaçların yanlışlıkla bebeklere yapıldığı tespit edildi&#8221; ifadesine yer verildi.</p>
<p>Yanlışlığın fark edilmesi üzerine hemen çocuk hastalıkları uzmanına haber verildiği ve ilgili uzman tarafından bebeklere ilk müdahalelerinin ivedilikle yapıldığı ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:</p>
<p>&#8221;İlk müdahalelerin ardından takiplerinin yapılabilmesi için yeni doğan yoğun bakım ünitesi olan Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Hastanesine, çocuk hastalıkları uzmanı nezaretinde ambulansla nakledilmişlerdir. Bugün itibariyle bebeklerimizden birinin durumunun iyi olduğu, diğerinin ise takip edildiği bilgisi alınmıştır.</p>
<p>Olay adli mercilere bildirilmiş, İl Sağlık Müdürlüğümüzce de idari soruşturma başlatılmıştır. Konu, Bakanlığımız tarafından da hassasiyetle takip edilmekte olup, soruşturma sonucuna göre ihmal ve kusuru tespit edilenler hakkında gerekli idari işlemler yapılacaktır.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/anneleri-yerine-bebeklere-igne-yapildigi-iddiasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazın en çok hangi besinler kilo aldırır</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/yazin-en-cok-hangi-besinler-kilo-aldirir.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/yazin-en-cok-hangi-besinler-kilo-aldirir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 20:32:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10747</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/yazin-en-cok-hangi-besinler-kilo-aldirir.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/besin.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="besin" /></a>Yazın serinlemeknin olmazsa olmazı soğuk içecekler ve dondurmadı. Peki sucuk ızgarayı nasıl da iştahla yeriz değil mi? Ancak yazın daha çok tercih edilen çoğu besin, keyfinin yanında size kilo olarak da geri döner. Uzmanlar yazın kilo aldıran 10 besin sıralamış. Galerimizde bulunan bu besinlerden mümkün olduğunca uzak durmaya özen gösterin..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın serinlemeknin olmazsa olmazı soğuk içecekler ve dondurmadı. Peki sucuk ızgarayı nasıl da iştahla yeriz değil mi? Ancak yazın daha çok tercih edilen çoğu besin, keyfinin yanında size kilo olarak da geri döner. Uzmanlar yazın kilo aldıran 10 besin sıralamış. Galerimizde bulunan bu besinlerden mümkün olduğunca uzak durmaya özen gösterin..</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/besin.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10748" title="besin" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/besin.jpg" alt="" width="289" height="298" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/yazin-en-cok-hangi-besinler-kilo-aldirir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrılık acısından nasıl kurtulurum?</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/ayrilik-acisindan-nasil-kurtulurum.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/ayrilik-acisindan-nasil-kurtulurum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 21:58:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıkta Pratik Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10743</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/ayrilik-acisindan-nasil-kurtulurum.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Ayrılık-acısından-nasıl-kurtulurum.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Ayrılık acısından nasıl kurtulurum" /></a>Biten ilişkiniz sonrasında sevdiğiniz insandan ayrılmak, onun artık her zaman yanınızda bulunmayacak olması, ayrılık acısının sinyallerini verir. Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Mine Eren, ayrılık acısından kurtulmanın ipuçlarının aslında “ayrılık” kelimesinde gizli olduğunu söylüyor. Ve bu duygudan kurtulabilmek için neler yapmanız gerektiği konusunda ipuçları veriyor. Biten bir ilişkinin ardından yaşanan ayrılık acısı, çoğu insanın kurtulmak istediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biten ilişkiniz sonrasında sevdiğiniz insandan ayrılmak, onun artık her zaman yanınızda bulunmayacak olması, ayrılık acısının sinyallerini verir.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Ayrılık-acısından-nasıl-kurtulurum.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10744" title="Ayrılık acısından nasıl kurtulurum" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Ayrılık-acısından-nasıl-kurtulurum.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Mine Eren, ayrılık acısından kurtulmanın ipuçlarının aslında “ayrılık” kelimesinde gizli olduğunu söylüyor. Ve bu duygudan kurtulabilmek için neler yapmanız gerektiği konusunda ipuçları veriyor.</p>
<p>Biten bir ilişkinin ardından yaşanan ayrılık acısı, çoğu insanın kurtulmak istediği fakat bir türlü yenemediği durumlardandır. Bu dönemde ağlar, sinirlenir, nedenleri sorgular ya da sadece susarak içimize kapanabiliriz. Ayrılık acısından kurtulmak ve tekrar kendimizi iyi hissetmek isteriz. Uzman Psikolog Mine Eren, ayrılık acısını nasıl geçirebileceğiniz hakkındaki ipuçlarının aslında “ayrılık” kelimesinin baş harflerinde gizli olduğunu söylüyor.</p>
<p>Uzman Psikolog Eren, ayrılık acısını geçirebilmek için ipuçlarını şöyle sıralıyor: “Ayrılık kelimesi aslında ayrılık acısını da nasıl geçirebileceğimiz hakkında bize ipucu verir. “Ayrılık” kelimesinin ilk harfi: “A” &#8211; Acı: Ayrılıkların hemen ardından hep acı gelir. Ağlamak içinizden gelebilir. Bu durumda ağlamak, ilk adımda önemlidir. Ona karşı olan hislerinizi kağıda dökebilirsiniz, daha sonra bu yazdıklarınızı ona göndermek yerine yok edin. Acıyı yaşamak ve ayrılığı kabullenmek önemlidir. Sevdiğimiz kişinin gittiğini anlamak, onun geri geleceğine dair ümit beslememek adına gereklidir. Ayrıldığınızdan haberi olmayan arkadaşlarınıza, sorduklarında &#8220;Biz ayrıldık&#8221; diyebilmek ve bunu gerektiği kadar yakın çevrenize tekrar tekrar anlatmanız da kabullenme sürecinizi hızlandıracaktır. Acı çekmiyormuş gibi davranıp, kendinizi ve çevrenizi kandırmaya çalışmayın. Acı çekiyor olmanız, bunu etrafınıza da yansıtmanız zayıf olduğunuz manasına değil yaşadığınız aşkın arkasında durduğunuz anlamına gelir. Ayrılığın ikinci harfi &#8220;Y&#8221; &#8211; Yalnızlık: Bu harf, yalnızlığın habercisi olsa da, sevdiğiniz olmadan bir hayata devam ettiğiniz gerçeğini taşısa da, yalnız olmadığınızın farkına varın.</p>
<p>Cosmotürk&#8217;ün haberine göre, ailenizin ve arkadaşlarınızın sizi ne kadar çok sevdiklerini ve yanınızda olmaktan keyif aldıklarını anımsayın. Onlarla vakit geçirmeye çalışın. Aile ve arkadaşlarınızdan da beklediğiniz desteği bulamadıysanız veya onları kaybettiyseniz, tek başınıza da hayatınıza devam edebilirsiniz. İçinizdeki gücü, yeteneklerinizi keşfedin. Kendinizi dinleyin ve kendinize güvenin. Unutmayın ki o hayatınıza girmeden önce de hayat devam etmekteydi. Yeni biri için acele etmeyin, ruh eşiniz olsa mutlaka ilişkiniz devam ederdi. Bunu sorgulamayın. Ayrılığın üçüncü harfi &#8220;R&#8221; &#8211; Rekabet: Ayrılığın ardından yapılan en büyük yanlışlardan biri de kendimizle rekabet etmemizdir. Neden ayrıldığını, neden sizi bıraktığını ya da neden aldattığını düşünerek kendinizde sürekli eksik aramanız doğru bir hareket olmayacaktır. Siz bu dünyada teksiniz ve eşsiz özelliklere sahip bir benliğiniz var. Bunun bilincinde olup özsaygınızı koruyun. Onun sizi artık sevmiyor olması, sizin sevilmeye layık biri olmadığınız anlamını taşımaz. Böyle duygulara kapıldığınızda, zamanında sizi sevilmeye değer bulduğunu hatırlayarak kurtulabilirsiniz.</p>
<p>Onun hiçbir zaman sevmediği kanısındaysanız, size, hiç kimsenin bir şeyler hissetmediği biriyle ilişki yaşamadığını hatırlatmalıyım. Ayrılığın dördüncü harfi “I”- Izdırap evresi: Izdırap evresi olarak adlandırdığım bu evrede, her baktığınız yerde ona dair bir anı hatırlayıp bulma eğilimi içinde olabilirsiniz. Daha da kötüsü, aynı yerde çalışıyor ya da aynı yerlerde bulunmak zorunda da olabilirsiniz. Bu daha da acı verici olabilmektedir. Bu durumda ilk yapılması gereken, sizin için duygusal anlamı veya anısı olan, o kişinin size verdiği eşyalardan derhal kurtulmaktır. Hediyeler, notlar, mektuplar vs. gibi nesneleri ayrıldığınız kişiye geri vermeyin. Maddi değeri olmayan eşyaları atın. Satılabilecek olduklarınızı (giysi, yüzük vs.) satın veya hayır kurumlarına bağışlayın. Hiçbir koşulda bunların size geri gelmeyeceğinden emin olun. Çok gerekmedikçe ayrıldığınız kişiyle konuşmayın.</p>
<p>Ayrıldığınız kişiden çocuğunuz varsa veya aranızda henüz kapatmadığınız parasal ve maddi konularınız vs. varsa o kişiyle (sadece bu konuları konuşmak amacıyla) temas kurabilirsiniz. Ortak arkadaş ve dostlarınızla sohbetlerinizde ondan bahsetmeyin ve ona dair özel paylaşımlarınızı anlatmayın. Ortak sosyal çevre nedeniyle aynı ortamlara girmeniz gerekiyorsa, nazikçe selamlaşmak dışında o kişiyle yalnız kalmayın ve konuşmayın. Ayrılığın &#8220;L&#8221; Harfi &#8211; Lüzumsuz yemek ve alkol, sigara tüketimi: Ayrılık sonrası aşırı yemek tüketimi ya da tatlı tüketiminiz hızlanabilir. Bilinçaltına yemeği onun bıraktığı boşluğu dolduracak bir neden olarak kodlayabilirsiniz, bu da kilo almanıza ve zedelenen özsaygınızın daha da düşmesine sebep olacaktır. Ya da yememeyi tercih edip iyice zayıflayıp sağlığınızı kaybedebilirsiniz. Alkol tüketimine başlayıp, madde bağımlısı da olabilirsiniz ama bu durum tüm hayatınızı tüketmek, hemen vazgeçmek olur. Bunun ne feci bir sonuç olacağını, sizin de iyi bildiğinizi biliyorum. Bunlar yerine, kendinize daha çok vakit ayırabilirsiniz, egzersiz yaparak fiziksel görünüşünüzde büyük bir fark yaratabilirsiniz.</p>
<p>Saç stilinizi değiştirip, gardırobunuzu yenileyebilirsiniz. Odanızın dekorasyonunu değiştirebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre, hareketli şarkılar dinleyenler, slow şarkılar dinleyenlere göre, depresif ruh haline daha az girmektedir. Bunu da mutlaka göz önünde bulundurup aşk şarkıları dinlememeye özen gösterin. Ayrılığın ikinci &#8220;I&#8221; Harfi &#8211; Israrla dost olmayı istemek: Sevdiğiniz kişinin hayatınızda olmadığını kabullenmiş olabilirsiniz, ama ona bir birey olarak hala sevip saygı duyuyor olabilirsiniz. İlişki yaşamasaydık, hala hayatımda olabilirdi diye aklınızdan geçiriyor da olabilirsiniz. Ayrılırken &#8220;dost kalmak&#8221; nazik bir temennidir. Ama unutmamak gerekir ki insanlar ayrıldıkları kişilerle çok nadiren dost kalabilirler. Duygusal dengenizi tekrar yoluna koyduktan sonra, ancak o zaman o kişiyle arkadaş olarak devam etmek isteyip istemediğinize karar vermelisiniz. Şu an aldığınız karar, çok da duygu yoğunluğundan arınmış bir karar olmayacaktır. Ayrılığın ardından bunu istemek ve bunun oluşmasına zemin hazırlamaya çalışmak sizin yararınıza olmayacaktır. Ayrılığın son harfi: &#8220;K&#8221; &#8211; Kararlılıkla yoluna devam etme: Bu aşamada belki hala kahkahalar atıyor olmayabilirsiniz ancak bir altı ay öncesine göre kendinizi çok daha iyi hissediyor, ayrılığın ilk zamanlarında, ne berbat bir durumda olduğunuzu anımsıyorsunuzdur. O günlere dair belirsiz bir dehşeti hissedebilirsiniz fakat acıyı aynı yoğunlukta yaşayamazsınız. Bu da şüphesiz, zamanın yapıcı etkisi oluyor. Artık rahatlamanın etkisiyle şimdi kendinize neden böyle bir acı yaşamak zorunda kaldığınızı soruyor olabilirsiniz. Çekilen acıda bir mana aramanıza gerek yok, farkında olsanız da olmasanız da ruhunuz derinleşti, olmadığınız kadar hayata karşı farkındalığınız arttı. Şimdi yola karalılıkla devam etme zamanıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/ayrilik-acisindan-nasil-kurtulurum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coşku partneri ateşliyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/cosku-partneri-atesliyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/cosku-partneri-atesliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 21:57:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10740</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/cosku-partneri-atesliyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/coşkulu-partner.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="coşkulu partner" /></a>Cinsel ilişkiyi canlandırmak için değişik birleşme biçimleri ve duruşlar denenebilir. İşte çok özel püf noktaları!&#8230; Oysa kendi isteksiz ve heyecansız davranışları eşlerinin de cinsel coşkusunun giderek sönmesine yol açmıştır.Tersinden bakılırsa, cinsel coşku ve yaratıcılık da bulaşıcıdır: eşlerden birinin içten gelen arzulu sevişme tarzı, öbür eşi de uyaracak ve canlandıracaktır. Cosmotürk&#8217;ün haberine göre, cinsel ilişkiyi canlandırmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel ilişkiyi canlandırmak için değişik birleşme biçimleri ve duruşlar denenebilir. İşte çok özel püf noktaları!&#8230;</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/coşkulu-partner.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10741" title="coşkulu partner" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/coşkulu-partner.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Oysa kendi isteksiz ve heyecansız davranışları eşlerinin de cinsel coşkusunun giderek sönmesine yol açmıştır.Tersinden bakılırsa, cinsel coşku ve yaratıcılık da bulaşıcıdır: eşlerden birinin içten gelen arzulu sevişme tarzı, öbür eşi de uyaracak ve canlandıracaktır. Cosmotürk&#8217;ün haberine göre, cinsel ilişkiyi canlandırmak için değişik birleşme biçimleri ve duruşlar denenebilir; ama bunlar mekanik bir tarzda, jimnastik hareketleri gibi değil, değişik haz olanakları olarak uygulanmalıdır. Kuşkusuz, duruşlardan da önemli olan, davranışların ve rollerin değişebilmesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/cosku-partneri-atesliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
