Prof. Dr. Ahmet Barış Toprak, akıllı lensler

Yakın gelecekte göz içi lensler kişiye özel olarak 3 boyutlu yazıcılarda üretilebilecek. Ölçüm cihazından gelen data, yazıcıya gönderilerek kişiye özel lens kısa sürede hazırlanacak
Son teknoloji göz içine yerleştirilen lensler sayesinde artık gözlükler tarih olmak üzere… Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Barış Toprak, akıllı lensler hakkında bilgi verdi…
Son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız ‘Akıllı lens tedavisi’ nedir?
Son yıllarda hem uzağı, hem de yakını görmek için kullanılan değişik göz içi lensler mevcut. Bu lenslere çok odaklı anlamına gelen multifokal göz içi lensler diyoruz. Multifokal lensler ışığı ya üzerindeki doku sayesinde yakın ve uzak odak olmak üzere ikiye ayırıyor ya da üzerinde halkasal bölgelerde değişik kırma gücü barındırarak aynı işi yapıyor. Bu şekilde hem uzaktan, hem de yakından gelen ışınlar odaklanır ve kişi hem yakını, hem de uzağı görebilir. Beynimiz uzağa bakarken uzaktan gelen ışınları seçer yakına bakarken de uzaktan gelen ışınları seçer. Yani bir süre bu tür lenslere alışmak gerekebilir. Bu lensler kişiyi gözlük bağımlılığından kurtarsa da odaklar arasındaki geçişin keskin olması görmenin akıcı ve doğal olmamasına yol açabiliyor. Yani ara mesafelerde net görememek bir tatminsizlik duygusu yaratabilir. Son yıllarda geliştirilen ve odak derinliği daha yüksek olan akıllı lensler; hem yakın, hem uzak, hem de ara mesafede görmeyi sağlayarak daha akıcı bir görme deneyimi sağlıyor. Bu tür göz içi lenslerle değişik odak aralığı bulunması ile gelişen ve halo olarak adlandırılan ışığın dağılması olayına son derece az rastlıyoruz. Burada şunu vurgulayayım; zamanla, görülen bu halo dağılımında anlamlı bir azalma oluyor. Bu tür göz içi lensler standart katarakt cerrahisi sonrası göz içerisine konuluyor. Ancak son yıllarda katarakt cerrahisinin güvenilirliğinin son derece artması ile tam katarakt gelişmemiş hastalarda da refraktif amaçlı olarak bu tür göz içi lensleri kullanmak mümkün. Bu tür göz içi lenslerin bir avantajı da yapılan tedavinin ömür boyu sürmesi yani hastalara ikinci bir girişim gerekmemesi.

ÖLÇÜM CİHAZLARI HASSAS DEĞİLDİ
Uzak ve yakını görme dışında katarakt hastalığının tedavisinde de bu lensler mi kullanılıyor?
Elbette katarakt hastalığının tedavisinde bu tür lensleri kullanabiliyoruz. Göz içi lensleri 1960’lı yıllardan beri katarakt hastalığı tedavisinde kullanılıyor. Temel prensip aynı kalsa da göz içi lens dizaynları yıllar içerisinde çok gelişti. Eskiden hem kullanılan lensler bir tür sert biyouyumlu plastik malzemeden üretiliyordu, hem de katarakt cerrahisi tekniği geniş bir kesi ve bu kesinin dikilmesini gerektiriyordu. Bu teknikle hastalara yalnızca uzakta gözlüksüz net bir görüntü sağlamak bile büyük başarıydı. Bunun nedeni göz içerisine konulacak lens gücünü ölçmek için kullandığımız ölçüm cihazlarının yeterince hassas olmamasıydı. Bir de yapılan kesi bir miktar astigmatizmaya neden oluyordu. Ancak fako yöntemi ve küçük kesili cerrahi sonrası uzak için yüksek görme keskinliğine ulaşmak artık standart oldu. Hastalarımızın önceden korneal belirgin astigmatizması yoksa neredeyse hepsi uzağı çok iyi görüyor. Tabii artık astigmatizmayı da göz içi lensler yoluyla düzeltmek mümkün. Bir de son yıllarda göz içi lensin gücünü hesaplayan cihazlar son derece gelişti, artık lazer interferometri denen tekniğe dayalı cihazlarla bu tür ölçümler yapılıyor; bu sayede yüksek hassasiyette ölçümler yapabiliyoruz. Bu tür cihazların bir avantajı da daha önce lazer cerrahisi olmuş hastalarda hatasız ölçümler yapabilmemiz.
Akıllı lenslerin diğer merceklerden farkı nedir?
Normal lenslerde tek bir odak mesafesi var. Bu tür lensler mükemmel uzak görüş sağlasa da orta ve yakın mesafede net bir görüş sağlamak için mutlaka yakın gözlüğü kullanmak gerekiyor. Akıllı lenslerde ise değişik odak mesafelerindeki ışığı odaklamak için özel desenler yer alıyor Tabii bu tür desenleri oluşturmak için yüksek düzeyde optik mühendislik ve üretim mühendisliği gerekiyor. Çünkü bu desenlerin yükseklikleri milimetrenin binde 1 seviyesinde. Ancak cerrahi teknik ve göz içerisine yerleştirme teknikleri açısından aralarında bir fark yok. Yani cerrahi aynı oluyor ama göz içerisine konan lens farklılık gösteriyor.

KİŞİYE ÖZEL OLACAK
Akıllı lensleri kişiye özel lensler olarak değerlendirebilir miyiz?
Akıllı lensleri henüz kişiye özel lensler olarak tanımlamak için erken. Kişiye özel lazer cerrahisi mümkün ve sık sık uyguluyoruz. Lazer tedavisinde tedavi deseni çok değişken ve lazer cihazı ile herhangi bir şekilde tedavi deseni oluşturmak mümkün. Kişiye özel kırma kusurunu ölçen cihazlardan gelen data lazer cihazına yüklendiğinde kişiye özel bir tedavi deseni elde ediyoruz. Ancak göz içi lensleri üretmek için yüksek teknolojili üretim tesisleri gerekiyor. Fakat gelecekte üç boyutlu yazıcı cihazlarının gelişmesi ile sanırım göz içi lensi üretimi için bu tür tesislere gerek kalmayacak. Ölçüm cihazlarından gelen datanın hastane içerisinde bir yerdeki üç boyutlu yazıcıya gönderilmesi ile kişiye özel göz içi lenslerinin üretimi mümkün olacak. Belki de hastane içerisinde kullanılan diğer malzemenin örneğin kalp kapakçıkları veya eklem protezleri de benzer şekilde üretilmesi mümkün olabilir.

KATARAKT HASTALARINA YAPILIR
Kimlere uygulanmalıdır?
Akıllı lensler gözlük bağımlılığından kurtulmak isteyen tüm katarakt hastalarına uygulanabilir. Daha genç yaş grubunda yine gözlük bağımlılığından kurtulmak isteyen ve bir miktar kataraktı bulunan kişilere uygulanabilir. Zira daha genç yaş grubunda lazer tedavisi de mümkün olabilir. Hastaların gerçekçi beklenti içerisinde olmaları bizim açımızdan çok önemli.

SARI NOKTASI OLANA UYGULANMAZ
Kimlere uygulanmamalıdır?
Bu tür lensler gözün arkasında geniş bir aralıkta odak yarattığı için sarı nokta hastalığı olan hastalara önermiyoruz. Bu tür hastalar katarakt cerrahisinden fayda görüyorlar ancak bu tür lenslerden herhangi bir fayda görmeleri söz konusu değil; bu nedenle bu tür hastalara önermiyoruz. Şeker hastası olanlarda eğer gözün arkasında sarı noktada problem varsa önermiyoruz. Bir de bu tür gözün arkasına uygulanacak lazer tedavisinin yapılmasını güçleştirebilir. Ancak bazı kişilerde şekerin etkileri çok az oluyor, bu durumda klinik değerlendirme sonrası gene de bu tür akıllı lensler uygulanabilir diye düşünüyorum. Gözün arkasında bir problem varsa önermiyoruz kısacası. Bir de göz içinde olan bazı rahatsızlık durumlarında önermiyoruz.

TEDAVİNİN AVANTAJLARI NELER?
Bu tedavi etkisini ömür boyu sürdürüyor, kalıcı bir tedavi diyebiliriz. Yıllardır yapılan çok güvenilir tekniklere dayanıyor. Bu da bize hangi durumda nasıl bir yol izleneceği konusunda ışık tutuyor. Akıllı lens teknolojisi ile doğala yakın bir görme deneyimi elde ediliyor ve hastalar gözlüksüz bir şekilde tüm işlerini, gençliklerinde oldukları gibi görebiliyorlar.

DEZAVANTAJLARI NELER?
Göz içi cerrahisi olduğu için küçük de olsa riski var. Bir de cerrahi sonrası görülebilen, halo denilen ışık saçılması ve kamaşma bulguları ki; bunlar çoğunlukla zamanla geçiyor. Geceleri ışıklar etrafında saçılmalar görülmesi durumu biraz daha uzun sürebiliyor. Temelde dezavantajları bunlar.

AMELİYAT NE KADAR SÜRÜYOR?
Ameliyatın süresi kişiden kişiye bir miktar değişkenlik gösteriyor, daha yumuşak lenslerin cerrahisi daha çabuk oluyor; genellikle lens sertleştikçe cerrahi süresi de bir miktar uzuyor. Hastanın uyumu da önemli olabiliyor bazen. Bu tür ameliyatları damla anestezisi ile yapıyoruz yani hastalar uyanık oluyor. Süresi, ortalama 10-15 dakika diyebilirim.

Aranan Kelimeler:


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir