Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri

Sponsorlu Bağlantılar

Meme Hastalıkları

Göğüs (meme) şekil itibarıyla göz yaşı damlası ya da bir başka deyişle konik yapıda modifiye ter bezidir. Meme (göğüs) süt bezlerinden, süt kanallarından, dolgu malzemesi olan yağ dokusundan ve taşıyıcı olan lif dokusundan oluşur.Vücudun ön bölümünde, göğüs duvarında 2. ve 6. kaburga arasında yerleşmiştir. Aslında bir salgı bezi olan meme yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron adı verilen kadınlık hormonu ile süt verme fonksiyonu kazanmıştır. Memede süt salgılama fonksiyonu olan süt bezleri, üzüm salkımı gibi yapılar oluşturmuştur. Bu yapılar kanallara açılır, kanallar aracılığı ile de oluşan süt meme başına taşınır.
Değişime uğramış salgı bezi olan memenin kanal ve bez üniteleri cilt altı yağ dokusunun içinde yer alırlar. Bezin kendisini meydana getiren 15 – 20 adet lop ( bir araya gelmiş süt bezi grupları), meme başı ucunda sonlanan birer kanala sahiptir. Memenin fonksiyonel olarak en aktif bölümü (salgı üreten) kısmı bu loplardır. Her bir bez grubu süt kanalları aracılığıyla meme başına bağlantılıdır. Emzirme döneminde süt bu kanallar ( duktus ) aracılığyla meme başına taşınır. Meme kanalları meme başının hemen altında genişleyerek sütün biriktiği alanları oluştururlar.
MEME GELİŞİM SÜRECİ
Doğumdan yaşlılığa dek olan süreç içerisinde göğüs belkide insan vücudunda en fazla değişime uğrayan organdır. İlk adetten bir ya da iki yıl kadar önce kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun etkisi ile göğüsler büyümeye başlar.
Doğurgan olunan süreç içerisinde göğüsler adet dönemleri ile paralellik gösteren ve kadınlık hormonlarının kandaki düzeyleri tarafından tetiklenen aylık değişimler geçirirler. Hamileliğe hazırlanıyormuş gibi her ay süt bezleri aktif hale geçerler ve göğüsler şişer, hormon değerlerinin normale dönmesi ile süt bezleri yeniden aktif olmayan hale dönerler.
Menopoz ile birlikte, hormon düzeylerinde düşmeler görülür ve süt bezlerinin bir bölümü küçülür veya yok olur. Yağ dokusu bu dokuların yerlerinin bir kısmını doldurur.
Bütün bu değişimler boyunca, hücrelerin genetik kodunu içeren DNA zarar görebilir. Hücrenin tüm özelliklerini içinde barındıran DNA, aynı zamanda hücrelerin nasıl bölünmesi ve çoğalması gerektiğine ilişkin bilgiler de içerir. DNA da oluşabilecek böylesine değişimler kansere yol açabilir.
MEME ESTETİĞİ
Meme estetiği günümüzde en sık yapılan estetik ameliyatların başında gelmektedir. Genellikle memelerin ufak olması veya sarkması en sık karşılaşılan nedenlerdir ancak bazen büyük memeler ve buna bağlı oluşan ağrı nedeniyle de meme ufaltma ameliyatları sıkça yapılmaktadır.
Meme Büyütme
Meme büyültme amacıyla genellikle kullanılan protezler slikon içermektedirler. Bu slikonların içind egenellikle serum fizyolojik dediğimiz sıvılar ya da slikon bulunmaktadır. Genellikle protezlerin seçimi hasta ve doktor beraber kararlaştırır. Slikon vücut için zararlı bir madde değildir ve organizma tarafından rahatlıkla kabul edilir, kanser yapıcı herhangibir etkisi şu ana kadar görülmemiştir.
Protezler içinde bulundurdukları maddeye göre 2 gruba ayrılırlar:
1.Serum fizyolojik içeren protezler
2. Silikon içeren protezler
Protezler, şekillerine göre 2 gruba ayrılırlar:
1. Yuvarlak protezler: Yarım küre şeklindedirler. Yerleştirildikten sonra memenin üst yarısında da dolgun bir görünüm oluştururlar.
2. Anatomik (damla şeklinde) protezler: Damla şeklindedirler. Şekilleri, memenin doğal şekline daha uyumludur. Yerleştirildikten sonra memenin alt yarısında dolgun bir görünüm oluştururlar.
DOĞUM SONRASI (LOĞUSALIKTA ) MEME BAKIMI
Doğumla birlikte memenin esas görevi başlar. Doğum esnasında salgılanan hormonlar, annenin çocuğun sesini duyması ve çocuğun meme başını emerek uyarması, süt salgılayıcı hormonu, yani prolaktini harekete geçirir ve süt yapımıyla salgısı başlar. Anne sütü yeni doğan için gerek besin değeri, gerekse sindirim sistemine uygunluğuyla en ideal besindir ve içindeki bağışıklık elemanlarıyla bebeği mikroplardan korur.
Doğumdan hemen sonra mümkünse yarım saat içerisinde bebek anne tarafından emzirilmelidir.Emzirme her iki meme için sıra ile yapılmalı, emzirme öncesi ve sonrası memeler ve özellikle meme uçları ılık su ile temizlenmelidir.Meme bakımı için önemli olan her emzirmeden önce ELLERİN YIKANMASI’dır. Eller vücutta, evde, hastanede veya çevrede bulunan her türlü mikrobu taşır.
Emzirme ilk iki hafta süresince günde 8-10 kez yapılmalı ve her bir emzirme süresi 5 dakikayı geçmemelidir.Emzirme sütün gelmesini sağlamakla birlikte memede sütün birikerek memede gerginlik ve ağrı yapmasına engel olur.Meme başı çatlakları için doktorların tavsiye edeceği krem ve pomadlar kullanılabilir.Meme uçları çok küçük veya içe çekik ise ve bu nedenle bebek ememiyorsa silikon meme başları kullanılılabilir veya süt steril kaplara sağılarak bebeğe biberonla verilir. Sütün artanı buz dolabında saklanır.
Memeleri her emzirmeden önce temizlemeye gerek yoktur. Anne sütü bebeği hastalıklardan koruyucu o kadar çok madde içerir ki, bu yolla kolay kolay mikrop bulaşmaz. Ayrıca, anne sütünün içinde yağ ve koruyucu maddeler olduğundan meme başını temizlemek için anne kendi sütünü kullanabilir. Her emzirmeden sonra meme başına bir miktar anne sütü sürülmelidir.
MEMEDE SÜT BİRİKMESİ (ANGORJMAN)
Doğumdan sonra ilk hafta içinde görülen memede damarların kanla birikimine bağlı genişlemesi ve memede sütün aşırı birikimi sonucu ağrı ve sişlikle kendini gösteren bir durumdur. Bebek sık aralıklarla emzirilerek sütün boşaltılması sağlanmalıdır. Parasetamol türü ilaçlar,soğuk baskı uygulaması yapılabilir. Gerektiğinde elle veya elektirikli pompalar ile süt boşaltılmalıdır.
Meme Kanseri ve Kendi Kendine Meme Muayenesi
Meme kanseri, dünyada cilt kanseri dışında en yaygın olan kanser türüdür ve kanserden ölümler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır (National Breast Cancer Coalition 2004). Meme kanserinin görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir.
Meme kanserlerinin yaklaşık ’ı hastaların kendi tarafından belirlenmektedir. Bu nedenle 20 yaşın üzerindeki kadınlarda klinik meme muayenesi ile desteklenen kendi kendine meme muayenesi meme kanserinin erken tanısında önemli yöntemlerdendir. KKMM kolay, herkes tarafından uygulanabilen ve maliyeti olmayan bir tarama yöntemdir.
Amerikan Kanser Birliği, kendi kendine meme muayenesine (KKMM) 20 yaşında başlanması gerektiğini ve aynı zaman da hemşirelerin kadınları KKMM konusunda eğitmekten sorumlu olduğunu belirtmektedir.
Meme Kanserinde Risk Faktörleri
Kadın olmak
İleri yaşta olmak
Birinci derece yakınlarda meme kanseri öyküsü olması
Memede daha önceden kanser ya da atipik hiperplazi olması
BRCA-1 ve BRCA-2 genlerinde mutasyon olması
Menarşın 12 yaşın altında olması
Menopoz döneminin 55 yaşın üzerinde başlaması
İlk doğumun 30 yaşın üzerinde yapılması
Günlük alkol alımı
Yağlı diyet
Kendi Kendine Meme Muayenesi
KKMM’nin ayın herhangi bir gününde yapılmaması gerekir. Menstruasyonu devam eden kişilerde; menstruasyonun ilk gününden sonraki 5., 6., ve 7. günler kendi kendine meme muayenesi için en uygun dönemdir. Diğer zamanlarda memede; adete hazırlık nedeniyle oluşan değişiklikler yanılgılara yol açabilir. Menapoz ve hamilelik döneminde olanlarda ise ayın belirlenen bir gününde kendi kendine meme muayenesi yapılabilir.
KKMM gözlem yaparak muayene ve elle muayene olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilir.
Gözlem Yaparak KKMM
Belden yukarısı çıplak ve kollar yanda olacak şekilde bir aynanın önünde ayakta durulur ve daha sonra kollar kaldırılarak eller başın arkasına konur ve aşağıdaki belirtilerden herhangi birinin olup olmadığını kontrol edilir:
Memelerin birinde anormal büyüme olması,
Bir memenin diğerinden anormal şekilde sarkık olması
Meme üzerinde kızarıklık, renk değişikliği, yara olması
Meme cildinde buruşukluk, gözenekler olması (portakal kabuğunda olduğu gibi)
Meme ucunda çukurlaşma, renk değişikliği olması
İki meme ucunun farklı yönlere dönük olması
Meme üzerinde ya da koltukaltında şişlikler olması
Kolun dirsekten yukarı kısmında anormal şişlik olması
Eller bele konur ve iki meme birbirine yaklaştırılmak isteniyormuş gibi göğüs kasları sıkıştırılır. Kasları sıkıştırıldığında memelerde içe çökme ve meme uçlarında farklı yönlere dönme olup olmadığını kontrol edilir. Öne doğru iyice eğik pozisyonda her iki memenin aynı şekilde aşağıya sarkıp sarkmadığına bakılır.
Elle KKMM
Elle muayene için öncelikle muayene edilecek bölgenin belirlenmesi gerekir. Muayene edilecek bölge yatay olarak göğüs kemiğinin ortasından koltukaltının orta hattına kadardır. Dikey olarak ise köprücük kemiği ile meme altının birkaç santimetre alt kısmının arasında kalan bölgedir.
Elle muayenede elin işaret, orta ve yüzük parmaklarının iç kısımları kullanılır. Memenin elle muayenesine ayakta durur pozisyonda başlanır. Sol memenin muayenesi için sol kol başın üzerine kaldırılır. Sağ elin orta üç parmağının iç yüzü ile muayene edilir. Aynı işlem sağ meme içinde tekrarlanır ve sonra sırtüstü yatar pozisyonda memeler tekrar muayene edilir.

MEMEDE KİTLE VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Kadınların büyük bir çoğunluğu, hayatlarının bir döneminde memelerinde bir sertlik fark ediyorlar. Böyle bir durumda akla ilk olarak kanser geliyor. Bu kitlelerin büyük bir kısmı iyi huylu tümörler. Bununla birlikte araştırılmaları gerekiyor.Elinize gelen kitle 2 farklı yapıdan biri olabilir. Kitle, içi sıvı dolu bir kese olabilir. Buna kist diyoruz. Kistler genellikle adet zamanları daha da büyür ve ağrılıdırlar. Özellikle menopoz öncesi 40 lı yaşlarda daha sık görülür. Diğer bir olasılık da, içi farklı bir doku ile dolu bir kitle olabilir; buna da solid kitle diyoruz. Bu iki farklı yapıyı ayırmanın en iyi yolu kitlenin ultrason ile incelenmesidir.
Kistik Kitleler (KİSTLER)
Kistler genellikle memenin iyi huylu tümörleridir. Boyutları birkaç milimetre ile birkaç santimetre arasında değişiyor. 25 yaş altındaki kadınlarda nadir, menopoza yaklaşmış kadınlarda daha sık görülüyor.
Kistlerin içi iğne ile boşaltılarak içindeki sıvı incelenebilir – ( ince iğne aspirasyon biopsisi ). Eğer kanlı bir sıvı içeriyorsa, kistin ameliyatla çıkartılıp incelenmesi öneriliyor. Eğer menopoz sonrası hormon tedavisi gören bir kadında kist ortaya çıkmışsa, içerdiği sıvı kanlı olsun veya olmasın patolojiye gönderilerek incelenmesi öneriliyor.
Eğer bir kist iğne ile boşaltıldıktan sonra 4-6 hafta içinde tekrar ediyorsa, ameliyatla çıkartılması önerilebilir. Ayrıca kistin bir kısmı, solid dediğimiz meme dokusundan farklı bir yapı içeriyorsa, yine kistin ameliyatla çıkartılması öneriliyor.
Solid (katı) kitleler
Memede sıvı içermeyen, içi farklı hücrelerle dolu olan kitlelere solid kitle diyoruz. Solid kelimesi katı anlamına geliyor. Solid kitlelerin kanser olma olasılıkları kistlere göre daha yüksek. Genç bir kadının memesinde saptanan solid bir kitlenin kanser olma olasılığı yüksek değil:Yaş ilerledikçe kanser olasılığı artıyor. 40 yaş üzerindeki bir kadının memesinde saptanan solid bir kitle, aksi ispat edilene kadar kanser şüphesi taşır bu nedenle mutlaka araştırılması gereklidir.
Memede saptanan kitle, mamografi ve ultrasonla değerlendirilerek kanser olma olasılığı araştırılır. Bu yöntemlerle kesin teşhis koymak mümkün değil. Ancak kitleden alınan parçanın patolojide incelenmesiyle kesin tanı konabiliyor.
MEME DERİSİNDE KALINLAŞMA, ŞİŞME, RENK DEĞİŞİKLİĞİ MEME BAŞINDA KALINLAŞMA, KIZARIKLIK VEYA YARA OLMASI
Meme başındaki değişiklikler de kanser açısından önemli olabiliyor. Özellikle meme başı çevresinde ortaya çıkan kızarıklık, yara gibi değişiklikler memede bir kitle olmasa bile kanser bulgusu olabiliyor.
MEMEDE VEYA MEME BAŞINDA İÇERİ DOĞRU ÇEKİNTİ OLMASI
Bazı kadınlarda çocukluktan itibaren her iki meme başı da içe çekik olabiliyor. Bu, herhangi bir hastalık anlamına gelmiyor. Böyle durumlarda bebek emzirmek çoğu kez mümkün olmuyor. Bu gibi yapısal bozukluklar kozmetik amaçlı olarak, yani sadece görünüm açısından ameliyatla düzeltilebiliyor. Kanser açısından önemli olan, tek memenin başının son zamanlarda içeri çekilmesi. Böyle bir durumda mutlaka hekiminize baş vurmanız gerekiyor
Bazen memede kitle olmadan, doğrudan meme derisinde bazı değişikliklerle kanser başlayabiliyor. Meme derinin bir bölgesinde kızarıklık, kalınlaşma, portakal kabuğu gibi yer yer çekintilerin ortaya çıkması, kanserin ilk bulgusu olabiliyor. Meme derisinde böyle değişiklikler fark ediyorsanız, hekiminize danışmanızı öneriyoruz.
MEMEDE KİTLE – KLİNİK BELİRTİ ve BULGULARI
Memede ağrı veya dolgunluk hissi. Büyük bir ihtimalle adet kanaması öncesindeki şişkinliğe bağlıdır.
Ağrıyla beraber memede kızarıklık ve ısı artışı veya meme başı akıntısı. Bu durum bir enfeksiyona bağlı olabilir. Akıntı aynı zamanda memede selim bir kitle veya meme kanseri belirtisi olabilir.
Memede göğüs duvarına yapışık değilmiş hissi veren hareketli kitle. Bu bir meme kisti veya fibroadenom olabilir.
Memede göğüs duvarına yapışıkmış hissi veren hareketsiz, sert kitle. Ağrı olabilir veya olmayabilir. Meme derisinde içeriye doğru çökme görülebilir. Bu belirtiler meme kanserini işaret edebilir.

MEME AĞRISI
Yeterince iyi tanınmayan bir şikâyet olan mastalji, meme ile ilgili yakınmalarla hekime başvuran kadınların önde gelen problemlerinden birisidir. Mastalji ile başvuran ve herhangi bir organik patolojik bulgu saptanmayan hastalarda ruhsal faktörler ve kişilik özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.
Meme ağrısı, kadınlarda memeyle ilgili görülen en sık şikayetlerden birisidir (tüm kadınların üretken çağlarında yaklaşık p’ini etkileyen yaygın bir semptomdur).
Gerçekte, meme ağrısıyla kanser arasında direkt bir ilişki yoktur. Meme kanserinin birçok bulgusu yanında, memede ağrı olanı çok azdır. Memede ağrının nedeni, memenin kendisinden kaynaklanan patolojiler olduğu gibi; meme çevresindeki kas, eklem ve kemiklerde oluşan hastalıklar da olabilir.
Memede; siklik (periyodik, menstrüasyonla ilişkili) ve nonsiklik (menstrüasyonla ilişkisi olmayan, devamlı) olmak üzere iki tip ağrı meydana gelir.
Siklik ağrı:Meme hormonlara duyarlı bir organdır. Adet döneminden sonra yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron hormonu, memeyi süt vermeye hazırlar. Bu hormonlar, memedeki süt kanallarının ve süt yapan hücrelerin büyümelerine ve çoğalmalarına neden olur. Bu nedenle adet öncesi, memede su retansiyonu ve hacim artması yaparak gerginliğe neden olur. Menstrüasyonun başlamasıyla birlikte meme içinde oluşan yapılar involüsyona uğrar ve tekrar eski haline döner. Memedeki bu hücre çoğalmaları ve involüsyon sonucu fibrokistik yapılar oluşur. Adet öncesi dönemde memede gerginlik ve ağrı normaldir.
Menstrüasyonun başlamasıyla birlikte ağrı ve gerginlik kaybolur. Bazen bunun şiddetin de artmalar görülebilir. Meme ağrılarının yüzde 70-80’i bu şekilde görülür. Genellikle 30-40 yaşlarında daha sık görünen siklik ağrıların nedenleri arasında hormonal (östrojen ve progesteron) değişiklikler / adet düzensizlikleri, prolaktin hormonunun artması, doğum kontrol hapları, menopoz döneminde hormon replasma tedavisi, stres, üzüntü, tuzlu beslenme, fazla kafein alımı ve yağlı yiyecekler yer alır.
Nonsiklik ağrı:Nonsiklik ağrı, memede adet dönemleriyle ilgili olmadan oluşur. Ağrı, memenin belirli bir bölgesinde hissedilir ve genellikle 40-50’li yaşlarda görülür. Ağrı bazen kolda, omuz veya koltuk altında da hissedilir. Ayrıca omuz, kol veya adalede oluşan hastalıklardaki ağrı da memede hissedilir. Travma, memede hızlı büyümüş makrokistler, fibroadenom, meme iltihapları, süt kanalı çevresinde oluşan iltihaplar ve stres; büyük pandüle memelerde yağ nekrozu oluşması memede ağrıya yol açar. Ayrıca miyalji, omuz eklemindeki romatizmal hastalıklardan kaynaklanan ağrılar memede de hissedilir.
Mastalji : Mastaji, meme ağrılarına verilen genel isimdir. Kadınlarda oldukça sık görülen bir şikayettir. Genellikle ağrıya neden olabilecek bir lezyon saptanamaz.
Genellikle meme ağrıları adet dönemleri ile ilgilidir ve siklik (dönemsel) olarak adet öncesi dönemde tekrarlar. Ağrılar hafif şekilde olabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.
Memede oluşan regl öncesi siklik ağrıların ’sinde ilaçla tedaviye gereksinim vardır. Aspirin, parasetamol gibi ağrı kesici ilaçlar, ağrının azalmasında etkili olurlar. B1, B6 ve E vitamin preperatları ve çuha çiçeği yağı, memede rahatlama sağlar. Bromokriptin, danazol gibi ilaçlar da çok gerekli olduğu zaman kullanılır; ancak bu tür ilaçların çok ciddi yan etkileri vardır. Tedaviler ağrının tipine göre değişiklik gösterir. Büyümüş kistlerin aspirasyonu, meme içinde büyüyen kitlelerin ameliyatla çıkarılması, meme içinde veya süt kanalı çevresindeki iltihapların antibiyotik ilaçlarla kurutulması, stresin yol açtığı ağrılar için anksiyolitik ilaçlar alınması, miyalji veya romatizmal nedenlere bağlı meme ağrılarında nedene yönelik tedavi yapılması bunlardan bazılarıdır.
Memede adet döneminde ortaya çıkan ağrıların önlenmesi için en temel önlemler :
Bu dönemde kadınlara muhakkak memeyi alttan destekleyen uygun sutyen kullanmaları gerekmektedir. Kilo almamak, yürüyüş ve düzenli egzersiz yapmak da ağrıların azaltılmasında etkili olmaktadır. Bu hastalar ayrıca kafein alımını azaltmalı, tuz tüketimi en aza indirilmeli, yağlı gıdalardan kaçınmalı, lifli besinler ve bol bol meyve tüketmelidirler.

MEME KANSERİ
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. ABD’de her yıl 185000 kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve bu hastaların 46000’i yaşamını yitirmektedir.
Erkeklerde ise sıklığı daha az olmakla birlikte 1/150 oranında görülmektedir. Meme kanseri hormona bağlıdır. Kadınlarda geç menarş, erken menapoz, ve 18 yaşında gerçekleşen ilk doğum meme kanseri oluşma riskini belirgin bir şekilde azaltır. Yağlı yiyeceklerin meme kanserine yol açtığı iddiası henüz tartışmalıdır. Oral kontraseptifleri meme kanseri riski üzerine az etkileri vardır. Östrojen replasman tedavisi meme kanseri riskini azda olsa arttırmasıyla beraber yaşam kalitesi ve kemik mineral yoğunluğu üzerine yararlı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca kalp damar hastalıklarıyla oluşan ölüm riskini azaltır. 30 yaşından önce herhangi bir nedenle terapötik amaçlı radyoterapi alan kadınlarda meme kanseri gelişme riski çok yüksektir.
Meme kanseri riskini arttıran faktörler :
50 yaş üzerindeyseniz
Yakın akrabalardan biri meme kanseriyse, (anne veya kızkardeş meme kanseri ise, 2-3 misli daha fazla)
Daha önceden diğer memenizde kanser tespit edilmişse
Adet görmeye 12 yaşından önce başlamış iseniz
Hiç gebe kalmamıanız
Adet görmeniz 50 yaşından sonra da devam ediyor ise
Araştırmalar, meme hücreleri içerisinde, meme kanser riskini artıran bazı genler olduğunu göstermektedirler. Genetik değişiklikler, aileden (herediter) olabilir veya hayat boyu gelişebilirler. Meme kanseri genellikle tek bir hücrede başlar. Günümüzde meme kanserinin nedeni ve nasıl gelişim göstereceği tam olarak bilinmemektedir.
Meme Kanserinin Belirtileri
1- Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı
2- Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması
3- Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi
4- Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması
5- Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı
6- Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı
Meme kanseri tanısında mamografinin büyük yararı vardır. Elle memelerin muayenesin de kitlenin saptanması erken tanı açısından önemlidir. Mamografi veya elle muayene sonucu tespit edilen kitlenin biyopsisi ile kesin tanı konulur. Kadınlar en az yılda 1 kez meme muayenesi yapmaları gerekir.

FİBROKİSTİK MEME
Fibrokistlerin tam olarak oluşum nedenleri bilinmemektedir. Ancak oluşumda, yumurtalıklardan salınan östrojen ve progesteron hormonunun etkisi olduğu düşünülmektedir. Kafein içeren içecek ve gıdaların bu değişimde rolü olabileceği sanılmaktadır. Bu kitleler genelde vücuttaki hormon değişikliklerine duyarlı olmakla beraber adet öncesi ve adet sırasında memedeki bu kitlelerde ağrı ve duyarlılık artışı görülebilir. Bazen hiç ağrı olmaksızın hasta elle muayenede kitleleri fark edebilir.
Tanı genellikle doktor muayenesi ile kolaylıkla konabilir . Tanıyı kesinleştirmek için mamografi ,meme ultrasonu veya kistlerden parça alınarak sitolojik incelemenin yapılması sonucu konur.
Kistlerin büyümesini ve yeni kistlerin oluşumunu önlemek için d kafein içeren içecek ve gıdalarıdan(kahve, çikolata) uzak durmak gereklidir. Ağrı yakınması için analjezik ilaçlar (ağrı kesici)kullanılabilir.Günde 400-800 IU E vitamini tedavide oılumlu sonuçlar vermektedir.
Memede kitle fibrokistik hastalığa bağlı olabileceği gibi kanser de olabilir.
Bu nedenle aşağıdaki durumlarda detaylı araştırma yapmak gereklidir.
Meme muayeneniz 1 yıldan önce yapılmışsa,
Yeni kitle oluşumu fark ettiyseniz
Diğer memede kitle oluşumu, meme ucunda çekilme,
meme başı akıntısı
Meme hastalıkları içinde beraberinde en sık kitle saptanan hastalık Fibrokistik meme hastalığıdır ve memede kitlenin en yaygın nedenidir. Fibrokistler, fibröz doku ile sarılı içi su dolu kitlelerdir. Kansere dönüşümleri söz konusu değildir.

MEME KANSERİ RİSKİ
Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması
Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genleri taşımak
Ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması
Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması
Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması
Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması
Adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması
Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması
İlerlemiş yaş. Meme kanseri en sık 50-65 yaşları arasında görülüyor
Aşırı yağlı gıdalarla beslenme
Mamografi taramalarında yoğun meme saptanması
Yumurtalık ya da rahim kanseri hikayesi olması
Elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalmak

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ
1- Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı
2- Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması
3- Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi
4- Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması
5- Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı
6- Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı

Aranan Kelimeler:

Soru Sormak için Resme Tıklayın
Etiketler: , , , , , ,

Meme Hastalıkları Hakkında Yapılan Yorumları

  1. yaren su diyor ki:

    benim sag gögüsümden sıvı geliyor ve deri degiştiriyor arada agrı yapıyor ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim

  2. yasemin diyor ki:

    öncelikle merhabalar .yaklaşık 1yıl önce annemin meme başından kan geldi.dr.gitti.mamagrofi,ultrason ve meme ucundan sıvı alıp patoloji yapıldı.sonuç temiz çıktı.kan gelmesi devam ediyor.cevabınızı bekliyorum. şimdiden teşekkürler.

Yorum Yaz

Sağlık Bilgileri Sağlık Bilgileri