Sağlık Ekibi Hastalıklar Hakkında Bilgiler

Anasayfa Kıl Dönmesi Tedavisi Ameliyatı ve Sonrası hastalığı ile ilgili doktoru teşhisi laboratuvar testleri belirtileri ve tedavisi hakkın da aşağıda yazı resim ve videolar sunulmuştur

Kıl Dönmesi Tedavisi Ameliyatı ve Sonrası

Ayrıntılar :

Pilonidal sinüs, kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında bir kavite (boşluk, kist ) gelişimidir. Pilonidal’in literaratürdeki anlamı ”kıl yuvasıdır”. Çünkü kavitede boşlukta, kist içinde sıklıkla kıl bulunur. Bu boşluğun iltihabı sonucu kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında kronik infeksiyon meydana gelir. Sıklıkla kalçaların arasındaki derinin kıllara verdiği reaksiyondan oluşur. Araştırmalar, orta hattaki kıl follikülerinin cilt salgıları ya da kıllar ile tıkanması sonucu hastalığın başladığını göstermektedir. Bu folliküllerin açılması sonucunda infeksiyonun cilde yayılması ile oluşan bir hastalıktır. Bu doğuştan olan bir durum değildir.


Kıl dönmesi hastalığı kuyruk sokumu bölgesinde görülür

KIL DÖNMESİ HASTALIĞINI KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER

1. Vücut kıllarının ve günlük dökülen kıl miktarının fazla olması,

2. Kalçalar arasındaki yarığın (natal kleftin) dar ve derin olması sonucu kıllara uygulanan emme kuvvetinin artmasıyla dökülen kılların dar ve derin olukta uzun süre beklemesi,

3. Derinin uzun süre nemli kalmasının kılların batmasını kolaylaştırması,

4. Kalçalar arasındaki yarıkta çatlak ya da nedbe dokusunun olması,

5. Uzun süre oturarak çalışmaya bağlı olarak burada biriken kılların devamlı olarak bu bölgede yaralanmaya (travmaya) neden olması,

6. Kötü hijyen; uzun sure bu bölgenin yeterince temizlenmemesidir.

KİMLERİ ETKİLER ?

Hastalık kadınlara göre erkeklerde sık görülür ve sıklıkla ergenlik dönemi ile 40 yaş arasında görülür. Şişmanlarda ve vücut kılları kalın ve sert olanlarda sık görülür.

BELİRTİLER NELERDİR?

Bazı hastalarda hiçbir belirti vermeyebilir. Belirtiler küçük bir çukurdan büyük ağrılı bir kitleye kadar değişebilir. Berrak, koyu renkli ya da kanlı akıntı olabilir. Enfeksiyonla beraber kuyruk sokumu bölgesi kırmızı, hassas hale gelebilir ve pürülan akıntı olabilir. Enfeksiyon şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir.

Hastalık, bir çok değişik tablo ile karşımıza çıkabilir. Hastaların tamamına yakınında, akut apse süreci diye tanımlayabileceğimiz ileri derecede ağrı, ateş, hassasiyet ile seyreden bir atak olur. Sıklıkla pürülan akıntı ve cerahat (irin) ile sonlanır. Apse dağıldıktan sonra kendiliğinden ya da tıbbi müdahale sonucu bir çok hastada pilonidal sinüs gelişir. Sinüs cildin yüzeyinin altında uzanan, yüzeye bir ya da daha fazla küçük ağız yada kanalla açılan bir boşluktur. Bu sinüslerin çok azı tedavisiz iyileşmesine rağmen hastaların çoğunun ameliyat olması gerekir. Kronik hastalık, şişme, ağrı ve akıntı ile seyreden ataklara neden olur. Bu durumu tedavi etmek için cerrahi tedavi her zaman gereklidir.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞI VE KANSER GELİŞİMİ

Pilonidal sinüste kanser gelişme riski oldukça düşüktür ancak çok uzun süre tedavisiz kalan hastalarda çok nadir olarak kanser gelişebilir. Kanser gelişen olgularda tekrarlayan infeksiyon atakları ve kronik irritasyona bağlı yassı hücreli (squamöz hücreli) kanser gelişebilir. Bu kanserin özelliği yanık ve nedbe dokusu üzerinde gelişen kanserlere benzer.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavi, hastalığın durumuna bağlıdır.

Akut Apse Gelişimine Neden Olan Kıl Dönmesi Hastalığı:

Akut apse varlığında, bir insizyon (kesi) yapılıp, pürülan materyalin, (irin – cerahatın) boşaltılması sağlanmalıdır. Bu durumda iltihap ve ağrının gerilemesi ile tedavi edilir. Bu işlem apsenin büyüklüğüne ve hastanın tercihine göre ameliyathanede genel anestezi ile veya poliklinikte lokal anestezi ile de yapılabilir. Küçük bir kesi ile cerahatin (püy) boşaltılması sağlanır. İşlemden sonra bu bölge her gün banyo yapılarak veya duş ile temizlenir. Amaç buradaki cerahat, kıl ve doku artıklarının temizlenmesidir.

Kronik Kıl Dönmesi Hastalığı ve Konservatif Tedavi:

Tekrarlayan infeksiyon atakları, akıntıya neden olan olgularda genelde ameliyat önerilmektedir. Bazı kliniklerde ameliyat dışı konservatif (tutucu) yöntemler uygulanmaktadır.

Sklerozan Madde Enjeksiyonu:

Bu yöntemde sinüs ağzı genişletilerek içerisindeki tüm kıllar temizlenir. Daha sonra sağlıklı cilt korunarak 2-3 cc %80 lik fenol sinüs içine verilir. İşlem gerektiğinde aralıklı olarak tekrarlanabilir. Bu işlem poliklinik koşullarında rahatlıkla yapılabilir.

Diğer yöntemler :

Fenolden başka kavitenin koterize edilmesi, kriyoterapi, gümüş nitrat ve %80-90’lık alkol de bu amaçla kullanılabilir.

Her iki yöntemin tedavideki başarısı sınırlıdır. Pek tercih edilen yöntemler değildir.

Kronik Kıl Dönmesi Hastalığı ve Cerrahi Tedavi:

Tekrarlayan enfeksiyon atakları veya devamlı akıntı olan vakalarda ameliyat düşünülmelidir. Aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatılan ameliyatlarda özet olarak kıl kisti kavitesinin (kist, sinüs) bir bütün olarak çıkarılması veya üzerinin tamamen açılması gerekmektedir. (resim 2) Bu bölge açık bırakılabileceği gibi, başka yerden kaydırılan deri (fleple) ile kapatılma yapılabilir. Her hastanın durumuna uygun yöntemi doktor hastasıyla tartışır ve doğru ameliyatın seçilmesine yardımcı olur.

Cerrahi Yöntemler:

1- Kıl Kistlerinin (Pilonidal Sinüsün) Açılması (Kistotomi): Sadece kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavanı açılarak içerisi temizlenir. Kıl kistlerinin arka duvarı (sinüs iç duvarı) çıkarılmaz. Sık sık pansuman yapılarak kıl kistlerinin oluşturduğu boşluk diğer adı ile sinüs boşluğunun kendiliğinden dolması beklenir. Lokal anestezi ile yapılabilir. İyileşme süresi ortalama 3-5 haftadır. Eşlik eden infeksiyon varsa antibiyotik verilir. Nüks oranı; %7-16 arasında değişir.

2- Kıl Kistlerinin Açılması ve Kist Kenarının Cilde Dikilmesi (Marsupializasyon): Sadece kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavanı açılarak içerisi temizlenir. Kıl kistlerinin arka duvarı (sinüs iç duvarı) çıkarılmaz. Bu şekilde kıl kistlerinin (pilondal sinüs kistinin) tabanı kalacak şekilde çıkarılmış olur. Yara kenarları geride kalan kistin tabanına dikilir . Böylece geride kalan boşluk küçültülmüş olur. Bu yöntemde hastaların günlük pansumanların yapılması ve bu sırada ölü dokular ve yaraya dökülen kılların titizlikle temizlenmesi gerekir. İyileşme süresi yaklaşık 4-6 haftadır. Nüks oranı %1-6 arasında değişir.


Resmi Büyütmek İçin Tıklayınız

3- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve Yaranın Açık Bırakılması: Tüm kıl kistlerinin ağızlarını (sinüs ağızlarını) içine alacak şekilde yapılan bir eliptik kesi ile kıl kistleri sakral kemik üzerindeki fasiaya kadar tamamen çıkarılır. Yara açık bırakılır. Sık sık pansuman yapılarak ameliyatla oluşturulan boşluğun vücud tarafından doldurulması beklenir. Genel veya bölgesel anestezi ile yapılabilir. İyileşme süresi ortalama 4-7 haftadır. Nüks oranı %1-7 arasında değişir.


Resmi Büyütmek İçin Tıklayınız

Kıl kistlerinin çıkarılması: Yan ve Arkadan görünüm

4- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve Yaranın Primer Kapatılması: Kıl kistleri (sinüsler) tamamen çıkarıldıktan sonra yara yerine 1 adet kapalı emici dren konularak yara dudakları karşı karşıya gelecek şekilde dikişlerle kapatılır. Bu yöntemde pansumana gerek olmaz. İyileşme süresi genellikle 2 haftadır. Nüks oranı % 6-22 arasında değişir.

5- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve

Yaranın Flep ile Kapatılması: Kıl kistleri (sinüsler) tamamen çıkarıldıktan sonra yara yerine 1 adet kapalı

emici dren konularak geride kalan boşluğu çevrede dokulardan oluşturulan greftler ile kapatmak oldukça etkili bir

yöntemdir. Bunlara flep çevirme ameliyatları denir. Flep yönteminin pek çok avantajı vardır. Kıl kistleri ve bu

kistlerin ağızları (sinüs, sinüs ağzı), enflamasyona uğramış olan cilt geniş olarak çıkarılabilmekte ve geride kalan

boşluk sağlam dokularla gerilimsiz olarak kapatılabilmektedir. Ayrıca dikiş hattının vücud orta hattında olması

önlenebilmektedir (vücud orta hattındaki yaralar geç iyileşmektedir). Buna ek olarak hastalığın oluşmasını kolaylaştıran

kalçalar arasındaki dar ve derin yarık kaydırılan flep ile ortadan

kaldırılmış olur.


Resmi Büyütmek İçin Tıklayınız

Kıl kistlerinin çıkarılması ve yandan sağlam

doku kaydırılması

Değişik flep yöntemleri vardır. Hangi

tipte flep uygulanacağına kıl kistlerinn yerleşimi (sinüsün şekli), komplike olup olmaması ve

geride kalacak olan boşluğun şekline göre karar verilir. Fleplerin nüks oranları %0-5 arasında

değişmektedir.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞI NEDEN NÜKSETMEKTEDİR

İyileşme dokusunun (skar dokusunun) orta hatta olması, enfeksiyon, kılların yeterince temizlenmemesi, kılların yeniden yara yerine girmesi veya batması yarada iyileşme sürecinde ölü boşlukları kalmasıdır.

Sonuç olarak, kıl dönmesi hastalığının tedavisinde ameliyatı yapan doktorun titiz çalışmasının yanında hastanın da hijyenik şartlara uyması gerekir. Hangi ameliyat yapılırsa yapılsın bu bölge düzenli olarak kıllardan temizlenmeli, her gün banyo yapılarak vücut kıllardan arındırılmalıdır.

CERRAHİ SONRASI TEDAVİ NASILDIR?

Yara kapatıldı ise (primer veya flep ameliyatları) deri

tamamıyla iyileşinceye kadar kuru ve temiz tutulmalıdır.

Yara açık bırakıldı ise yarada oluşan sekresyonları

salgıları ve akıntıları uzaklaştırmak ve yaranın alttan yukarı doğru iyileşmesini sağlamak için pansuman yapılması

gereklidir. Bu dönemde ve iyileşme sonrasında kalça derisi temiz ve kılsız tutulmalıdır. Bu durum 30-35 yaşında kadar 2

ya da 3 haftada bir traş yapılarak ya da kıl dökücü kremler kullanarak sağlanmalıdır. 30-35 yaş sonrası kıllar

zayıf ve ince hale gelmekte ve kalçalar arası derinlik azalmaktadır.

HASTALIK TEKRARLAR MI ?

Ameliyat sonrası tercih edilen ameliyata ve hastaya ait

faktörlere bağlı olarak değişen oranlarda hastalığın tekrarlaması söz konusu olabilir. Bunu önlemek için kılların

temizlenmesine dikkat edilmelidir. Kılları temizlemek için kıl dökücü kremler veya traş önemlidir.

KOLOREKTAL CERRAH KİMDİR ?

Kolon ve rektum hastalıklarının cerrahi ya da

cerrahi dışı tedavisinde uzmanlaşmış doktorlardır. Genel Cerrahi eğitimi sonrası kolon ve rektum hastalıkları

konusunda ileri eğitim almışlardır. Kolon ve rektum cerrahları iyi ve kötü huylu hastalıkları tedavi ederler, rutin tarama incelemeleri yaparlar ve gerekli olduğunda cerrahi tedavi uygularlar.

Aranan Kelimeler:

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

23 Ocak 2010
.

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın
 

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva