Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri

Sponsorlu Bağlantılar

Normal Kan Şekeri Değerleri

Açlık Kan şekeri değerleri  80-110 arasındadır

Tokluk kan şekeri değerleri 80-140 arasındadır

Diyabetin kontrolünde kendi kendine kan sekeri takibi
Diyabet, tüm dünyada en sık görülen endokrinolojik hastalık. Yakın zamanda ülkemizde yapılan büyük
ölçekli çalısmalar, toplumdaki sıklıgının, yüzde 7, diyabet öncüsü olabilen glikoz tolerans
bozuklugunun da yüzde 6 oldugunu gösteriyor. Yani ülkemizdeki her 20 kisiden biri diyabetli, öte
yandan her 10 kisiden biri de ya diyabetli ya da diyabet olma riski tasıyor.
Yasla birlikte sıklıgı artan bir hastalık olan diyabetin bir özelligi de ömür boyu sürmesi. Bu nedenle
diyabet tanısı alan bir kisinin hastalıgını iyi tanıması ve onunla birlikte yasamayı ögrenmesi gerekiyor.
Pankreastan salgılanan insülin hormonunun hedef hücrelere etkinliginde azalma nedeniyle sekerin
kanda yükselmesi olarak açıklanabilecek diyabet hastalıgında, kan sekerinin kontrol edilmesi son
derece önemli. Diyabetli birey, kan sekerini ilaç tedavisi, insülin tedavisi, beslenme ve egzersizle
normal düzeyde tutmayı becerebilirse, bütün yasamı boyunca diyabetin yan etkileri olan kalp ve damar
hastalıkları, felçler, ayak kayıpları, körlük gibi istenmeyen rahatsızlıklardan uzak kalabilir; saglıklı
kisiler gibi yasamını sürdürebilir.
KOMPLKASYONSUZ BR YASAM ÇN Y KAN SEKER TAKB
Diyabetin kontrol altında tutulmadıgı takdirde insan yasamını kısaltan bir hastalık olduguna dikkat
çeken Anadolu Saglık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özay Tiryakioglu,
“Diyabet,sadece çok su içme, çok idrara çıkma gibi günlük hayatı zorlastıran özelliklerinden dolayı
tedavi edilen bir hastalık degil. Bu tarz sikayetler hastanın hayatını fazla etkilemiyor. Seker
hastalıgının, suyun altında buzulun büyük parçası gibi bekleyen komplikasyonları var. Bu
komplikasyonlar, kan sekerinin iyi kontrol edilememesi sonucu ortaya çıkıyor. Aslında seker
hastalıgının vücuda verdigi zararları büyük ve küçük damar hastalıkları olarak ikiye ayırmak gerekir.
Büyük damar hastalıkları yani makrovasküler komplikasyonları, diyabetin en basta kalp damar
hastalıkları olmak üzere beyin damar hastalıkları, periferik, kol bacak damarlarının tutulmasına baglı
damar hastalıkları gibi büyük bir grubu içeriyor. Öte yandan küçük damar hastalıkları yani
mikrovasküler komplikasyonları ise göz dibi, böbrek damarı, sinirleri besleyen küçük damarların
tutulmasına baglı nöropati gibi komplikasyonları oluyor. Sinirlerin tutulmasına baglı olarak felçler adale
güç kayıpları, duyu ve his kaybı gibi hayatı siddetli etkileyebilen, bazen hastayı yataga baglı hale
getiren ciddi komplikasyonlar bunlar” diyor.
Dr. Tiryakioglu, kan sekerinin kontrolünde diyabetlinin egitiminin son derece önemli olduguna dikkat
çekerek, yapılan çalısmaların iyi bir diyabet egitimi verilen hastaların kan sekerlerinin normal ya da
normale çok yakın olabilecegini gösterdigini söylüyor.
Anadolu Saglık Merkezi bünyesinde kurulan özel kliniklerden biri olan Diyabet Poliklinigi, diyabet
hastalarına multidisipliner bir yaklasımla tanı konulmasını, tedavilerini ve tedavilerinin takibini
amaçlıyor. Diyabet Poliklinigi’nde sadece tedavi degil, egitim içerikli çalısmalar, hastaları
bilgilendirmeye yönelik seminerler de planlanıyor.
Kan sekerinin kontrolünün takibinde, laboratuvar hizmetlerine önemli görev düstügünü söyleyen
Anadolu Saglık Merkezi Biyokimya Uzmanı Dr. 7nci Karaarslan, Diyabet Poliklinigi’nde hastalara
laboratuvar testleri ve bu testlerin sonuçlarının neler ifade ettigi konusunda egitim verilecegini
belirterek; “Özellikle Tip 1 diyabet dedigimiz çocukluk çagı diyabeti ve gebelik diyabetinde kan
sekerinin kontrolü çok önemli. Bu kisilerin hastaneye gelmeden, günde üç dört kez, evde kendi
kendilerine kan sekerlerini ölçmeleri gerekiyor. Bunun için de glukometre dedigimiz, dijital kan sekeri
ölçüm cihazlarını kullanıyorlar. Bu cihazların dogru kullanımı önemli. Egitimlerimizde glukometre
nedir, alırken ve kullanırken nelere dikkat edilmeli , kullanımda ne gibi sorunlar yasanabilir , ölçülen
düzeylerin dogrulugundan nasıl emin olunur ve hatta konuyu bir asama daha ilerletip hastaların
evde yaptıkları ölçümlerin dogru oldugunun bizim tarafından da kontrolünü yapmak istiyoruz. ” diyor.
ÖLÇÜM CHAZININ AYARLANMASI
Evde kan sekeri ölçüm cihazlarının zaman zaman kontrolünün yapılması gerektigini ifade eden Dr.
Karaarslan, rutindeki uygulamayı söyle tarif ediyor:
“Satın aldıgınız cihazın seker ölçüm stripleriyle birlikte bir adet kalibratör veriliyor ve o kutudaki seker
striplerinin ölçümleri bu kalibratörle ayarlanıyor. Kullanıcılar genellikle bu islem yapıldıysa cihazlarının
verecegi sonucun da dogru olacagına inanıyorlar. Oysa bu aslında sadece elektronik bir ayar, yani
cihazın elektronik yönden dogru çalıstıgını teyid etmis oluyorsunuz. Test sonucunun dogru olması için
ise sadece cihazın elektronik açıdan dogru çalısması yetmez. Seker stribi de dogru çalısmalı yani
üretim hatası olmamalı, son kullanım süresi geçmis olmamalı, kapagı açık ve nemli ortamda kalıp
bozulmus olmamalı vs. Buna bir de hastanın ölçüm cihazını dogru kullanmayı biliyor olmasını eklemek
gerek. Yani cihaz ve strip ikisi birden dogru çalısacak ve hasta da ölçümü teknik yönden dogru yapıyor
olacak. Bu sartların üçünün de var oldugunu kontrol etmek için seker ölçüm cihazımız ile içindeki
glukoz düzeyi bilinen ve kontrol çözeltileri adı verilen sıvıları kan örnegi imis gibi ölçüp , sonuçların
olması gereken aralıkta olup olmadıgını da bakmamız gerekli. Bu kontrolleri hasta hem belirli
aralıklarla düzenli olarak , hem de çok yüksek ya da çok düsük bir deger aldıgında, özellikle de bu
beklemedigi bir degerse sonucunu dogrulamak amacıyla yapmalı. 7çinde 250-300 mg/dl aralıgında
glukoz oldugu bildirilen kontrol sıvısında cihazın okudugu sonuç ta bu aralıkta ise, o zaman hersey
dogru çalısıyor ve ölçtügüm glukoz degeri benim gerçek kan sekeri degerimdir diyebiliriz.”
Bu kontrollerin düzenli yapıldıgının kaydının tutulması için hastalara birer kart verilecegini söyleyen Dr.
Karaarslan, “Hastalar Poliklinige geldikçe, seker ölçüm cihazlarının kullanımı ve dikkat etmeleri
gereken noktalar yanında yularıda bahsedilen kontrolleri de nasıl , hangi kosullarda, hangi sıklıkta
yapmaları gerektigini ögretecegiz. Hem cihazı dogru kullandıklarını ve kontrolleri dogru
yapabildiklerini görmek, hem de cihazlarının kontrol edildigi ve dogru sonuçlar verdiginin kaydını
tutmak için islemi senede iki kez de bizim gözetimimizde yapmalarını isteyecek, gerekiyorsa
egitimlerini tekrarlayacak ve sonuçları da kartlarına isleyecegiz.” diye konusuyor.
Dr. Karaarslan evde kan sekerini kendi kendine takip eden hastaların tutarlı ve karsılastırılabilir sonuç
alabilmeleri için mümkün oldugunca aynı yerden kan almalarını, cihazlarını ve kullandıkları stribin
markasını degistirmemelerini öneriyor . Dr. Karaarslan, hastaların düstükleri yanılgılardan birinin de,
evde kendi cihazlarında yaptıkları ölçüm ile laboratuvarda yaptıkları ölçümün aynı olmasını beklemek
oldugunu söylüyor. “Cihazla yapılan ölçüm, laboratuvarda alınan ölçümden farklıdır. Farkın en önemli
sebebi glukometre ile parmak ucundan alınan tam kandaki seker düzeyinin ölçülmesidir.
Laboratuvarlarda ise kan genellikle koldaki damardan alınır , kanın eritrosit , lökosit, trombosit
dedigimiz sekilli elemanları ayrılır ve sıvı kısmı olan plazmadaki seker düzeyi ölçülür. Bulunan
degerler evde okunanlardan % 10-15 düzeyinde daha yüksek olabilir, tokluk kanında bu fark daha da
artabilir. Hasta bu konuda bilgilendirilmezse gereksiz yere cihazını veya laboratuvarını degistirmeye
kalkabilir. ” diye konusuyor.
Dr. Karaarslan, evde kan sekeri ölçüm cihazlarının kullanımı ve kalibrasyonu ile ilgili ince detayların
egitiminin de genellikle verilmedigini ve dikkat edilmesi gereken unsurların vurgulanmadıgını
söyleyerek, ASM Diyabet Poliklinigi’ndeki uygulamayı söyle anlatıyor:
“Biz egitimde yukarıda bahsedilen kontrol kavramı yanında , ölçüm yapmadan önce el yıkamanın
önemi gibi basit bir islemden bir strip paketinin içinden çıkan kalibratörün neden sadece o paket için
kullanılabilecegi gibi teknik kavramlara dek kullanımla ilgili önemli noktalar konusunda hastanın
bilgilenmesini saglamayı amaçlıyoruz. .”
ÜÇ AYLIK KAN SEKER TAKB
Dr. Karaarslan, kandaki seker düzeyinin çok düsmesinin de çok yükselmesinin de ciddi sonuçlar
dogurdugunu, bu inis çıkısların önlenmesinin ve kan glukoz düzeyinin olabildigince hep
normal/normale yakın düzeylerde tutulması gerektigini belirterek, “Seker düzeyinin diyabetlilerde de,
saglıklı bireylerde oldugu düzeyde tutulması gerekir. Bunu takip etmek için üç aylık kan sekeri kontrolü
adı verilen HbA1c degerine bakılır. Kanın kırmızı küreleri içinde bulunan hemoglobin kandaki sekeri
baglar. Seker ne kadar yüksek ise baglanan seker miktarı da o kadar yüksek olur.Yani hemoglobininiz
kan sekerinizin üç aylık ortalama seyrini bir kayıt aleti gibi saklar. Kanın kırmızı kürelerinin ve
dolayısı ile hemoglobinin yasam süresi üç aydır, üç ay sonra yıkılır . Biz HbA1c düzeyini
ölçtügümüzde, hastanın son üç ay içindeki kan sekerinin ortalama ne düzeyde seyrettigi hakkında fikir
sahibi oluruz. Hasta doktora gidecegini bilerek son bir hafta içinde diyetine çok dikkat ederse ,
randevusu olan gün kan sekeri düsük çıkabilir ama HbA1c degeri yüksek ise aslında son üç aydaki
kan sekeri seyri iyi gitmemistir ve böbrek , kalp, sinir gibi dokuları da kanı gibi normalden yüksek
düzeyde sekere maruz kalmıstır. Bu durum da diyabet hastalıgının Dr.Tiryakioglu’nun da degindigi
kalp ve damar hastalıkları, felçler, ayak kayıpları, körlük gibi istenmeyen sonuçlarının ortaya
çıkmasına neden olacaktır. Bu test tedavideki hedefine ulasmıs hastalarda senede iki kere, ilaç
degistiren veya tedavideki hedefe henüz ulasamamıs hastada ise senede 4 kere ölçülerek kan
sekerinin sürekli kontrol altında tutulması saglanmaya çalısılır.” diyor.
KUTU
Kan sekeri ölçerken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir ?
• 7slem kullanım kılavuzunda ve egitimde anlatılan noktalara dikkat edilerek yapılmalıdır.
• Cihaz düzenli olarak kullanım kılavuzundaki bilgilere göre temizlenmelidir.
• Kalibrasyon stribi ile seker striplerinin lot numaralarının birbirine uygun olup olmadıgı mutlaka
kontrol edilmelidir.
• Stripler uygun kosullarda saklanmalı , kapagı açık kalıp nem almamalıdır. Son kullanım tarihi
geçmis stripler kullanılmamalıdır.
• Cihazın ve ölçüm çubuklarının dogrulugu düzenli olarak veya beklenenden yüksek veya düsük
sonuçlar alındıgında kontrol sıvıları ile denetlenmelidir
• Ölçüm yapmadan önce, eller, sabunlu su ile yıkanmalıdır. Temiz olmayan , özellikle de seker,
tatlandırıcı, gibi maddelerle temas etmis elde yapılan ölçüm dogru sonuç vermeyebilir.
• Parmak delindikten sonra fazla sıkılmamalıdır. Sıkılırsa açıga çıkan doku suyu kan ile karısarak
kanı sulandırır, gerçekte oldugundan daha düsük deger okunabilir.
• Cihaz elektronik oldugu için çarpma ve düsmelerden korunmalıdır.
• Kan sekeri ölçüldükten sonra sonuç günlük kayıt defterine kaydedilmelidir.
Normal kan sekeri degerleri ne olmalıdır?
• Koldan venöz kan alınarak bakılan plazma glikozu açlıkta 80-100 mg/dl normal degerler olarak
kabul edilir.
• Tokluk 2. saat tokluk degerleri 80-140 mg/dl arasındaki degerler saglıklı insan normal degerleridir.
• Saglıklı insanda kan sekerinin düsük oldugunun kabul edildigi deger 60 ve altıdır. 60-80 aralıgı
güvenlik aralıgıdır. Pek çok laboratuvar açlık kan sekerini 60-100, tokluk kan sekerini ise 60-140
arasında alır.

Diyabetin kontrolünde kendi kendine kan sekeri takibi

Diyabet, tüm dünyada en sık görülen endokrinolojik hastalık. Yakın zamanda ülkemizde yapılan büyük

ölçekli çalısmalar, toplumdaki sıklıgının, yüzde 7, diyabet öncüsü olabilen glikoz tolerans

bozuklugunun da yüzde 6 oldugunu gösteriyor. Yani ülkemizdeki her 20 kisiden biri diyabetli, öte

yandan her 10 kisiden biri de ya diyabetli ya da diyabet olma riski tasıyor.

Yasla birlikte sıklıgı artan bir hastalık olan diyabetin bir özelligi de ömür boyu sürmesi. Bu nedenle

diyabet tanısı alan bir kisinin hastalıgını iyi tanıması ve onunla birlikte yasamayı ögrenmesi gerekiyor.

Pankreastan salgılanan insülin hormonunun hedef hücrelere etkinliginde azalma nedeniyle sekerin

kanda yükselmesi olarak açıklanabilecek diyabet hastalıgında, kan sekerinin kontrol edilmesi son

derece önemli. Diyabetli birey, kan sekerini ilaç tedavisi, insülin tedavisi, beslenme ve egzersizle

normal düzeyde tutmayı becerebilirse, bütün yasamı boyunca diyabetin yan etkileri olan kalp ve damar

hastalıkları, felçler, ayak kayıpları, körlük gibi istenmeyen rahatsızlıklardan uzak kalabilir; saglıklı

kisiler gibi yasamını sürdürebilir.

KOMPLKASYONSUZ BR YASAM ÇN Y KAN SEKER TAKB

Diyabetin kontrol altında tutulmadıgı takdirde insan yasamını kısaltan bir hastalık olduguna dikkat

çeken Anadolu Saglık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özay Tiryakioglu,

“Diyabet,sadece çok su içme, çok idrara çıkma gibi günlük hayatı zorlastıran özelliklerinden dolayı

tedavi edilen bir hastalık degil. Bu tarz sikayetler hastanın hayatını fazla etkilemiyor. Seker

hastalıgının, suyun altında buzulun büyük parçası gibi bekleyen komplikasyonları var. Bu

komplikasyonlar, kan sekerinin iyi kontrol edilememesi sonucu ortaya çıkıyor. Aslında seker

hastalıgının vücuda verdigi zararları büyük ve küçük damar hastalıkları olarak ikiye ayırmak gerekir.

Büyük damar hastalıkları yani makrovasküler komplikasyonları, diyabetin en basta kalp damar

hastalıkları olmak üzere beyin damar hastalıkları, periferik, kol bacak damarlarının tutulmasına baglı

damar hastalıkları gibi büyük bir grubu içeriyor. Öte yandan küçük damar hastalıkları yani

mikrovasküler komplikasyonları ise göz dibi, böbrek damarı, sinirleri besleyen küçük damarların

tutulmasına baglı nöropati gibi komplikasyonları oluyor. Sinirlerin tutulmasına baglı olarak felçler adale

güç kayıpları, duyu ve his kaybı gibi hayatı siddetli etkileyebilen, bazen hastayı yataga baglı hale

getiren ciddi komplikasyonlar bunlar” diyor.

Dr. Tiryakioglu, kan sekerinin kontrolünde diyabetlinin egitiminin son derece önemli olduguna dikkat

çekerek, yapılan çalısmaların iyi bir diyabet egitimi verilen hastaların kan sekerlerinin normal ya da

normale çok yakın olabilecegini gösterdigini söylüyor.

Anadolu Saglık Merkezi bünyesinde kurulan özel kliniklerden biri olan Diyabet Poliklinigi, diyabet

hastalarına multidisipliner bir yaklasımla tanı konulmasını, tedavilerini ve tedavilerinin takibini

amaçlıyor. Diyabet Poliklinigi’nde sadece tedavi degil, egitim içerikli çalısmalar, hastaları

bilgilendirmeye yönelik seminerler de planlanıyor.

Kan sekerinin kontrolünün takibinde, laboratuvar hizmetlerine önemli görev düstügünü söyleyen

Anadolu Saglık Merkezi Biyokimya Uzmanı Dr. 7nci Karaarslan, Diyabet Poliklinigi’nde hastalara

laboratuvar testleri ve bu testlerin sonuçlarının neler ifade ettigi konusunda egitim verilecegini

belirterek; “Özellikle Tip 1 diyabet dedigimiz çocukluk çagı diyabeti ve gebelik diyabetinde kan

sekerinin kontrolü çok önemli. Bu kisilerin hastaneye gelmeden, günde üç dört kez, evde kendi

kendilerine kan sekerlerini ölçmeleri gerekiyor. Bunun için de glukometre dedigimiz, dijital kan sekeri

ölçüm cihazlarını kullanıyorlar. Bu cihazların dogru kullanımı önemli. Egitimlerimizde glukometre

nedir, alırken ve kullanırken nelere dikkat edilmeli , kullanımda ne gibi sorunlar yasanabilir , ölçülen

düzeylerin dogrulugundan nasıl emin olunur ve hatta konuyu bir asama daha ilerletip hastaların

evde yaptıkları ölçümlerin dogru oldugunun bizim tarafından da kontrolünü yapmak istiyoruz. ” diyor.

ÖLÇÜM CHAZININ AYARLANMASI

Evde kan sekeri ölçüm cihazlarının zaman zaman kontrolünün yapılması gerektigini ifade eden Dr.

Karaarslan, rutindeki uygulamayı söyle tarif ediyor:

“Satın aldıgınız cihazın seker ölçüm stripleriyle birlikte bir adet kalibratör veriliyor ve o kutudaki seker

striplerinin ölçümleri bu kalibratörle ayarlanıyor. Kullanıcılar genellikle bu islem yapıldıysa cihazlarının

verecegi sonucun da dogru olacagına inanıyorlar. Oysa bu aslında sadece elektronik bir ayar, yani

cihazın elektronik yönden dogru çalıstıgını teyid etmis oluyorsunuz. Test sonucunun dogru olması için

ise sadece cihazın elektronik açıdan dogru çalısması yetmez. Seker stribi de dogru çalısmalı yani

üretim hatası olmamalı, son kullanım süresi geçmis olmamalı, kapagı açık ve nemli ortamda kalıp

bozulmus olmamalı vs. Buna bir de hastanın ölçüm cihazını dogru kullanmayı biliyor olmasını eklemek

gerek. Yani cihaz ve strip ikisi birden dogru çalısacak ve hasta da ölçümü teknik yönden dogru yapıyor

olacak. Bu sartların üçünün de var oldugunu kontrol etmek için seker ölçüm cihazımız ile içindeki

glukoz düzeyi bilinen ve kontrol çözeltileri adı verilen sıvıları kan örnegi imis gibi ölçüp , sonuçların

olması gereken aralıkta olup olmadıgını da bakmamız gerekli. Bu kontrolleri hasta hem belirli

aralıklarla düzenli olarak , hem de çok yüksek ya da çok düsük bir deger aldıgında, özellikle de bu

beklemedigi bir degerse sonucunu dogrulamak amacıyla yapmalı. 7çinde 250-300 mg/dl aralıgında

glukoz oldugu bildirilen kontrol sıvısında cihazın okudugu sonuç ta bu aralıkta ise, o zaman hersey

dogru çalısıyor ve ölçtügüm glukoz degeri benim gerçek kan sekeri degerimdir diyebiliriz.”

Bu kontrollerin düzenli yapıldıgının kaydının tutulması için hastalara birer kart verilecegini söyleyen Dr.

Karaarslan, “Hastalar Poliklinige geldikçe, seker ölçüm cihazlarının kullanımı ve dikkat etmeleri

gereken noktalar yanında yularıda bahsedilen kontrolleri de nasıl , hangi kosullarda, hangi sıklıkta

yapmaları gerektigini ögretecegiz. Hem cihazı dogru kullandıklarını ve kontrolleri dogru

yapabildiklerini görmek, hem de cihazlarının kontrol edildigi ve dogru sonuçlar verdiginin kaydını

tutmak için islemi senede iki kez de bizim gözetimimizde yapmalarını isteyecek, gerekiyorsa

egitimlerini tekrarlayacak ve sonuçları da kartlarına isleyecegiz.” diye konusuyor.

Dr. Karaarslan evde kan sekerini kendi kendine takip eden hastaların tutarlı ve karsılastırılabilir sonuç

alabilmeleri için mümkün oldugunca aynı yerden kan almalarını, cihazlarını ve kullandıkları stribin

markasını degistirmemelerini öneriyor . Dr. Karaarslan, hastaların düstükleri yanılgılardan birinin de,

evde kendi cihazlarında yaptıkları ölçüm ile laboratuvarda yaptıkları ölçümün aynı olmasını beklemek

oldugunu söylüyor. “Cihazla yapılan ölçüm, laboratuvarda alınan ölçümden farklıdır. Farkın en önemli

sebebi glukometre ile parmak ucundan alınan tam kandaki seker düzeyinin ölçülmesidir.

Laboratuvarlarda ise kan genellikle koldaki damardan alınır , kanın eritrosit , lökosit, trombosit

dedigimiz sekilli elemanları ayrılır ve sıvı kısmı olan plazmadaki seker düzeyi ölçülür. Bulunan

degerler evde okunanlardan % 10-15 düzeyinde daha yüksek olabilir, tokluk kanında bu fark daha da

artabilir. Hasta bu konuda bilgilendirilmezse gereksiz yere cihazını veya laboratuvarını degistirmeye

kalkabilir. ” diye konusuyor.

Dr. Karaarslan, evde kan sekeri ölçüm cihazlarının kullanımı ve kalibrasyonu ile ilgili ince detayların

egitiminin de genellikle verilmedigini ve dikkat edilmesi gereken unsurların vurgulanmadıgını

söyleyerek, ASM Diyabet Poliklinigi’ndeki uygulamayı söyle anlatıyor:

“Biz egitimde yukarıda bahsedilen kontrol kavramı yanında , ölçüm yapmadan önce el yıkamanın

önemi gibi basit bir islemden bir strip paketinin içinden çıkan kalibratörün neden sadece o paket için

kullanılabilecegi gibi teknik kavramlara dek kullanımla ilgili önemli noktalar konusunda hastanın

bilgilenmesini saglamayı amaçlıyoruz. .”

ÜÇ AYLIK KAN SEKER TAKB

Dr. Karaarslan, kandaki seker düzeyinin çok düsmesinin de çok yükselmesinin de ciddi sonuçlar

dogurdugunu, bu inis çıkısların önlenmesinin ve kan glukoz düzeyinin olabildigince hep

normal/normale yakın düzeylerde tutulması gerektigini belirterek, “Seker düzeyinin diyabetlilerde de,

saglıklı bireylerde oldugu düzeyde tutulması gerekir. Bunu takip etmek için üç aylık kan sekeri kontrolü

adı verilen HbA1c degerine bakılır. Kanın kırmızı küreleri içinde bulunan hemoglobin kandaki sekeri

baglar. Seker ne kadar yüksek ise baglanan seker miktarı da o kadar yüksek olur.Yani hemoglobininiz

kan sekerinizin üç aylık ortalama seyrini bir kayıt aleti gibi saklar. Kanın kırmızı kürelerinin ve

dolayısı ile hemoglobinin yasam süresi üç aydır, üç ay sonra yıkılır . Biz HbA1c düzeyini

ölçtügümüzde, hastanın son üç ay içindeki kan sekerinin ortalama ne düzeyde seyrettigi hakkında fikir

sahibi oluruz. Hasta doktora gidecegini bilerek son bir hafta içinde diyetine çok dikkat ederse ,

randevusu olan gün kan sekeri düsük çıkabilir ama HbA1c degeri yüksek ise aslında son üç aydaki

kan sekeri seyri iyi gitmemistir ve böbrek , kalp, sinir gibi dokuları da kanı gibi normalden yüksek

düzeyde sekere maruz kalmıstır. Bu durum da diyabet hastalıgının Dr.Tiryakioglu’nun da degindigi

kalp ve damar hastalıkları, felçler, ayak kayıpları, körlük gibi istenmeyen sonuçlarının ortaya

çıkmasına neden olacaktır. Bu test tedavideki hedefine ulasmıs hastalarda senede iki kere, ilaç

degistiren veya tedavideki hedefe henüz ulasamamıs hastada ise senede 4 kere ölçülerek kan

sekerinin sürekli kontrol altında tutulması saglanmaya çalısılır.” diyor.

KUTU

Kan sekeri ölçerken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir ?

• 7slem kullanım kılavuzunda ve egitimde anlatılan noktalara dikkat edilerek yapılmalıdır.

• Cihaz düzenli olarak kullanım kılavuzundaki bilgilere göre temizlenmelidir.

• Kalibrasyon stribi ile seker striplerinin lot numaralarının birbirine uygun olup olmadıgı mutlaka

kontrol edilmelidir.

• Stripler uygun kosullarda saklanmalı , kapagı açık kalıp nem almamalıdır. Son kullanım tarihi

geçmis stripler kullanılmamalıdır.

• Cihazın ve ölçüm çubuklarının dogrulugu düzenli olarak veya beklenenden yüksek veya düsük

sonuçlar alındıgında kontrol sıvıları ile denetlenmelidir

• Ölçüm yapmadan önce, eller, sabunlu su ile yıkanmalıdır. Temiz olmayan , özellikle de seker,

tatlandırıcı, gibi maddelerle temas etmis elde yapılan ölçüm dogru sonuç vermeyebilir.

• Parmak delindikten sonra fazla sıkılmamalıdır. Sıkılırsa açıga çıkan doku suyu kan ile karısarak

kanı sulandırır, gerçekte oldugundan daha düsük deger okunabilir.

• Cihaz elektronik oldugu için çarpma ve düsmelerden korunmalıdır.

• Kan sekeri ölçüldükten sonra sonuç günlük kayıt defterine kaydedilmelidir.

Normal kan sekeri degerleri ne olmalıdır?

• Koldan venöz kan alınarak bakılan plazma glikozu açlıkta 80-100 mg/dl normal degerler olarak

kabul edilir.

• Tokluk 2. saat tokluk degerleri 80-140 mg/dl arasındaki degerler saglıklı insan normal degerleridir.

• Saglıklı insanda kan sekerinin düsük oldugunun kabul edildigi deger 60 ve altıdır. 60-80 aralıgı

güvenlik aralıgıdır. Pek çok laboratuvar açlık kan sekerini 60-100, tokluk kan sekerini ise 60-140

arasında alır.

Aranan Kelimeler:

Soru Sormak için Resme Tıklayın
Etiketler: , , , , , , , ,

Normal Kan Şekeri Değerleri Hakkında Yapılan Yorumları

  1. arınç diyor ki:

    ya şeker ihlali yapılacak kan değerime bakacaklar acıtırmı

Yorum Yaz

Sağlık Bilgileri Sağlık Bilgileri