Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri

Sponsorlu Bağlantılar

Prof. Dr. Kaya Yorgancı, tiroit ameliyatı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Yorgancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aynı bölümden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Esat Hersek ile birlikte klinikte 20 yıldır yapılan tiroit ameliyatlarıyla ilgili bir çalışma yaptıklarını bildirdi.

Tiroit ameliyatı olmuş 620 hastanın geriye dönük değerlendirmeye alındığını bildiren Yorgancı, ”Geçmiş yıllarda yapılan tiroit ameliyatlarının bir kısmının ameliyat gerektirmeden de tedavi edilebileceğini tespit ettik” dedi.

Yorgancı, yaptıkları çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:

Araştırma kapsamında değerlendirilen 620 hastadan, 20 yıl ve daha önce ameliyat olanlarda kanser oranının yüzde 15’lerde olduğunu, son yıllarda yapılan ameliyatlarda ise bu oranın yüzde 35’lere çıktığı belirlendi. Bu durum şunu çok net gösteriyor ki hekimler olarak bizler tiroit ameliyatlarında daha seçici davranıyoruz artık, daha doğru endikasyonlarla ameliyat ediyoruz ve ameliyat ettiğimiz hastalarda da daha yeterli bir cerrahi müdahale yapıyoruz geçmişe göre.”

”BÜTÜNÜ ALINMAYAN TİROİTLERDE SORUN ÇIKIYOR”

Araştırmalarında ameliyat gereken hastalarda operasyonun bazı durumlar için yeterli yapılmadığını da tespit ettiklerini belirten Yorgancı, ”Bazı hastaların triotlerinin bütünüyle alınmaması sonucu yüzde 20-25’e varan oranlarda tekrar cerrahi girişim gerekliliğinin oluştuğunu tespit ettik. Hastayı tekrar ameliyat etmek, komplikasyon riskini arttırdığı gibi ses tellerine giden sinirlerin hasarlanması riskini de beraberinde getiriyor” dedi.

”Tiroit ameliyatında en önemli faktör, ilk ameliyatın yeterli olmasıdır” diyen Yorgancı, şöyle devam etti:

”İlk ameliyat yeterli olmazsa, tekrarlayan ameliyatlar gerekebiliyor ve bu durumda komplikasyon riski artıyor. İlk ameliyattaki gibi etkin ve yeterli bir şekilde tiroit bezini tamamen ortadan kaldıramayabiliyorsunuz. İlk ameliyatlarda komplikasyon riski, yani ses kısıklığı veya serum kalsiyum düzeyinin kalıcı düşüklüğü yüzde 1 ila 2,5 görülürken, ikinci ameliyatlarda bu oran yüzde 8,9’a kadar çıkıyor. Bu kabullenmesi zor bir oran.”

Prof. Dr. Yorgancı, günümüzde tiroit ameliyatlarının multidisipliner bir yaklaşımla pek çok görüşün ortak kararıyla değerlendirmeye alındığını, böylece daha doğru endikasyonlarda hastaların ameliyat edilebildiğini söyledi.

Hastalıkların tek bir hekim tarafından değil, bir ekip tarafından tanındığını dile getiren Yorgancı, günümüzde cerrahi tedavi gerektiren tiroit hastalıklarında total tiroidektomi denilen tiroit bezinin tümüyle alınması şeklindeki ameliyatın çok daha fazla oranda tercih edildiğini bildirdi. Yorgancı, bunun en önemli avantajının tekrarlayan ameliyat riskini ortadan kaldırması olduğunu söyledi.

Total tiroidektominin gelişmiş ülkelerde de giderek daha fazla tercih edilen bir yöntem olduğunu aktaran Yorgancı, ”Biz araştırmamızda Türkiye’de de bu tespiti ispatlamış olduk. Tüm tiroit ameliyatları için geçerli bu durum” diye konuştu.

”SİNİRLİLİK FİZYOLOJİK TEMELLİ DEĞİL”

Çalışmayı yaparken, hastaların yakınmalarını da incelediklerini belirten Yorgancı, hastaların yüzde 30’unun boynunda şişlikle, yüzde 10’unun herhangi bir şikayeti yokken, check-up nedeniyle yapılan tetkiklerinde veya doktor muayenesinde ortaya çıktığını söyledi.

Yorgancı, ayrıca bazı hastaların da sinirlilik, çarpıntı nedeniyle doktora başvurduğunu söyledi.

Araştırmaları sonunda hastaların yüzde 85’inin hipertiroidi olmamasına rağmen rutin yaşam içerisindeki sinirlilikle tiroit hastalıkları arasında bir bağlantı kurarak bu durumdan şikayet ettiklerini dile getiren Yorgancı, bu durumu şöyle yorumladı:

”(Benim tiroit hastalığım var ben sinirliyim veya ben sinirliyim o halde tiroit hastalığım mı var?) Halkımızda böyle yaygın bir inanış var. Tiroit ameliyatı olan hastaların yüzde 85’i sinirlilik ve kalp çarpıntısı bulguları varken, bunun fizyolojik temeli olmadığını ortaya koyduk. Yani onlar kendilerini öyle hissediyor.

Tiroid bezi vücudun metabolizmasını ayarlayan bir bez. Eğer çok çalışırsa, hakikaten sinirli oluyor insanlar çarpıntısı oluyor ama böyle bir hastayı siz kapıdan girerken anlarsınız. Sinirlidir, hipertiroiddeki sinirlilik ve ajitasyon çok barizdir. Bizim ameliyat ettiğimiz hastaların ancak yüzde 5’i hipertrioid. Ama hastaların yüzde 85’i kendini sinirli hissediyor. Bizim sinirlilikten kastımız tıbbi olarak olaylarla uyumsuz sinirlilik. Örneğin önünüzdeki araba bir anda durdu, siz de durmak zorunda kaldınız, buna sinirlenirsiniz tabii. Ama önünüzdeki araba biraz sert durdu, siz de inip adamı dövüyorsanız ya da bıçaklamaya kalkıyorsanız bu uyumsuz bir sinirlilik. Bilimsel bir temeli yok. Bunu da şuna bağlıyoruz bu bir öğrenme. ‘Ben sinirliyim’ Bu tamamen bizim insanımıza has bir özellik. Yurt dışında tiroit hastalarında sinirlilik bu kadar yaygın değil.”

 

AA

Aranan Kelimeler:

Soru Sormak için Resme Tıklayın
Etiketler: , ,

Yorum Yaz

Sağlık Bilgileri Sağlık Bilgileri