<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri &#187; doktor</title>
	<atom:link href="http://www.saglikekibi.com/can/tag/doktor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
	<description>Tüm Sağlık Sorunlarınız için Tek Adres. Diyet,  Hastalık Bilgileri Belirtileri Doktorları ve Tedavi Yöntemleri Laboratuvar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:30:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
<image>
<link>http://www.saglikekibi.com/can</link>
<url>http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/maxblogpress-favicon/icons/favicon-41.ico</url>
<title>Sağlık Ekibi Hastalık Bilgileri</title>
</image>
		<item>
		<title>Kan bankaları hakkında</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/kan-bankalari-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/kan-bankalari-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 06:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Aabb]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan]]></category>
		<category><![CDATA[Bankalar]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cdc]]></category>
		<category><![CDATA[Cfs]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Fda Office]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Sadaka]]></category>
		<category><![CDATA[Sekreter]]></category>
		<category><![CDATA[Veri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=10107</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/kan-bankalari-hakkinda.html"><img align="right" hspace="5" width="150" height="90" src="http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/thumbnail-for-excerpts/tfe_no_thumb.png" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Uluslararası bir kan bankası derneği olan hastalara vazgeçirmek üyeleri kendi çağırıyor kronik yorgunluk sendromu zor durum, neden şüphe üzerine risk geçen potansiyel bir bileşenleri nedeniyle (kan ve kan bağış CFS) virüs bile delil gibi bir risk net değildir. Uluslararası dernek, AABB, eskiden tavsiye Cuma bilinen Amerikan Derneği Kan geçen Dernek Bülteni Bankalar, yayımlanan bu gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 336x280, sadece yazı siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "8039136497";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></-> <p>Uluslararası bir kan bankası derneği olan hastalara vazgeçirmek üyeleri kendi çağırıyor kronik yorgunluk sendromu zor durum, neden şüphe üzerine risk geçen potansiyel bir bileşenleri nedeniyle (kan ve kan bağış CFS) virüs bile delil gibi bir risk net değildir.</p>
<p>Uluslararası dernek, AABB, eskiden tavsiye Cuma bilinen Amerikan Derneği Kan geçen Dernek Bülteni Bankalar, yayımlanan bu gibi geçici bir önlem kadar daha bilimsel (veri kullanılabilir, üye CFS kan toplamak gerekir potansiyel vazgeçirmek aktif donörlerin teşhis kronik olarak bilinen yorgunluk ve immün disfonksiyon sendromu, CFIDS veya miyaljik ansefalomiyelit, ME) Xenotropic fare bulaşma trasfusion riski nedeniyle Lösemi Virüs ile ilgili Virus (XMRV).</p>
<p>Derneği olan üyelik ülkeleri içeren yaklaşık 2.000 kurumlar üzerinde bireylerin 8000 ve 80, kan doktor gerektiğini bağışlamak değil bunların çağrısı üyesi kan CFS ile neden bireylerin tanısı toplama nedenleri kuruluşlara yapmak eğitim onun anda mevcut malzemeleri serbestçe açıklayabilir puan toplama. Malzemeleri bağış dahil poster ve potansiyel sadaka için.</p>
<p>hastalarda bir CFS nedenle beyanı açıklayarak bağış tavsiyesi &#8220;cesaretini&#8221; Derneği, değil İhsanoğlu kan vermek için uygun donör olmanıza onun düzenlemelere federal takip üyeleri gerekli ya da değil şu anda &#8220;orada özel bir &#8220;XMRV bağlantılı olan yönetmelikler için erteleme sendromlar veya hastalıklar bireylerin sahip.</p>
<p>AABB iletim, risk ve yapılan ara tavsiye XMRV İşletmelerarası Task Force onun incelendikten sonra delil güncel. Görev gücü gruplar sözcülük hasta oluşur temsilcileri, kan topluluk,) FDA Office Sekreter Yardımcısı (uzmanlarına İdaresi XMRV ve ABD devlet kurumları dahil olmak üzere Merkezleri Hastalık Kontrol ve Önleme (CDC), İlaç Gıda ve Sağlık için, ve Enstitü Sağlık Ulusal (NIH).</p>
<p>Karar şöyle 2009 Ekim yayında dergide bir kağıt Bilim XMRV gösterdi bağlıdır, daha önce retrovirüsüdür prostat kanseri ,kontrol edildi ile Hastaların 101 yüzde 67 CFS sağlıklı ancak yüzde 4 sadece. Kağıt, CFS için XMRV potansiyeli hakkında endişelere yol açtığını ve sendromu bağlantılı ilk kez olmuştur ajan nedensel bir potansiyel.</p>
<p>Google Reklamları</p>
<p>Blut | Plazma | biyomateryal &#8211; Sicher, Wirtschaftlich, Şeffaf Kühlsysteme made in Germany &#8211; www.nsc-hamburg.de</p>
<p>Kan Örnek Depolama &#8211; Güvenli Kan Örnek Depolama ve Yönetim Bilimleri Life &#8211; www.biostorage.com</p>
<p>HyStem-CSS &#8211; Kök Hücre Kurtarma Matrix Tanıtım Fiyatı &#8211; ve 200 $ www.glycosan.com</p>
<p>Bu arada, çabalarının sonuçlarını çoğaltmak Bilim çalışma ve virüs geliştirmek algılamak için güvenilir testler, halen çeşitli devam ülkelerde bu yüzden şu anda orada bulguları teyit bağımsızdır yok. Aslında, bazı Avrupa çalışmalar CFS ile kan farketmesi XMRV zorunda başarısız CFS bireylerin XMRV ile bulaşma riski düzeyini değerlendirmek zorluk mevcut vurgulayan hastalar.</p>
<p>Bu yılın başlarında, Kanada Kan Hizmetleri, Avustralya Kızıl Haç ve Yeni Zelanda Kan Hizmetleri, tarama duyurdu sağlık onlar donör zaman geçirmek olduğunu süresiz olarak ertelemek CFS tarihinin tüm potansiyel onlar donör gönüllü.</p>
<p>AABB geçici bir tavsiyesi var onlar politikası memnuniyetle tarafından CFIDS Derneği bir Amerika &#8220;dedi bir de açıklamada, organ olduğunu veya kan bağış karşı CFS yıllarca onlar gelmiş hastalar ile açıkça danışmanlık son toplantı yönetim yönetim kurulu aşağıdaki tazeledi of. Toplantıda onlar hakkında soru ve İnsan Hizmetleri Kronik Yorgunluk Sendromu Danışma Komitesi (CFSAC), yapılan Mayıs onlara kan 2010 bu kolektörler gerekir süresiz sorarak tecil tarafından CFS aktif bir donör geçmişi şimdiki veya Sağlık ABD&#8217;nin gözden tavsiye dan tarama donör CFS sırasında.</p>
<p>CFIDS Derneği Başkanı ve CEO&#8217;su Kimberly McCleary da AABB görev gücü oturur, basında, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bizim kanlanma bağış sağlıklı gönüllülerin bağlıdır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Denklem bağış her iki tarafında hastanın sağlığı için göz önüne alındığında endişeler AABB&#8217;s rehberlik kan toplama merkezinde personel&#8221; ve XMRV CFS yürütülen daha fazla süre devam etmesini sağlamak olduğunu arz bu bütünlüğün araştırmadır diye ekledi.</p>
<p>McCleary da &#8220;açıklanıyor Son yapılan bir araştırmaya göre bir o aşağıdaki kez CFIDS bulunan hastaların yüzde daha başına 6 daha az tanısı ile CFS si verilen kan tanı, farkındalık eğitimi ve daha vurgulayan ihtiyacı için&#8221;.</p>
<p>Ancak tüm uzmanlar mutlu duyuru ile değil ve karar henüz erken olduğunu söyledi.</p>
<p>Jos van der Meer, bir profesör ve başkan CFS araştırmalar, Hollanda, Nijmegen Üniversitesi Tıp Merkezi&#8217;nde Nijmegen Radboud az bölümünün iç hastalıkları ve söyledim Bilim tavsiye Insider bir olduğunu &#8220;yol çok böyle yapmak erken&#8221; için.</p>
<p>&#8220;Sadece etrafa korku konum,&#8221; dedi, &#8220;ilk&#8221; biraz daha ciddi bilim yapayım dedi.</p>
<p>&#8216;s web XMRV CDC ayrıca &#8220;vurguluyor kanseri ve prostat bu bulguların Ekim potansiyel bağlantı ile 2009 çalışma&#8221; ve değerlendirilmesi bağımsız CFS olmalıdır bilimsel ve.</p>
<p>hastalık transfüzyon alıcı var &#8220;etkinlikte hiçbir mevcut, transfüzyon kan olmasına rağmen teorik olarak makul olduğunu XMRV yapabilirsiniz üzerinden iletilebilmesi gibi iletim edilmiş ilgili veya XMRV-enfeksiyon tespit ve bilinen kanıtların XMRV hayır vardır,&#8221; doğrulayan diyor CDC, çok sayıda çalışmalar transfüzyon kan yoluyla bulaşma XMRV riski değerlendirmek için halen devam.</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9995618463521092";
/* 468x15, siyah yazı oluşturulma 05.01.2010 */
google_ad_slot = "3200305515";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/kan-bankalari-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tecavüze karşı yeni prezervatif</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 09:25:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Axe]]></category>
		<category><![CDATA[Bedava]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daily Mail]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Ehlers]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[Penise]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>
		<category><![CDATA[Rape]]></category>
		<category><![CDATA[Sonnet]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9952</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif-704066-300x183.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="tecavuze-karsi-yeni-prezervatif-704066" /></a>Bugünlerde Dünya Futbol Şampiyonası ile gündemde bulunmakla birlikte, dünyada tecavüzün en yaygın olduğu ülke olarak da bilinen Güney Afrika’da tecavüzcülere karşı “dişli kadın prezervatifi” geliştirildi. Prezervatifler, bütün dünyadan futbolseverlerin akın ettiği şu günlerde Güney Afrika’da deneme amaçlı olarak kullanılmaya başlandı. Daily Mail’in haberine göre, Sonnet Ehlers isimli Güney Afrikalı bir doktor tarafından geliştirilen ve “Rape-aXe” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde Dünya Futbol Şampiyonası ile gündemde bulunmakla birlikte, dünyada tecavüzün en yaygın olduğu ülke olarak da bilinen Güney Afrika’da tecavüzcülere karşı “dişli kadın prezervatifi” geliştirildi. Prezervatifler, bütün dünyadan futbolseverlerin akın ettiği şu günlerde Güney Afrika’da deneme amaçlı olarak kullanılmaya başlandı.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif-704066.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-9953" title="tecavuze-karsi-yeni-prezervatif-704066" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif-704066-300x183.jpg" alt="" width="300" height="183" /></a></p>
<p>Daily Mail’in haberine göre, Sonnet Ehlers isimli Güney Afrikalı bir doktor tarafından geliştirilen ve “Rape-aXe” adı verilen kadın prezervatifinin üzerinde diş yerine geçen ve penetrasyon sırasında penise takılan kancalar bulunuyor.</p>
<p>Kullanan kadınlara hiçbir rahatsızlık vermeyen “dişli prezervatif”, buna karşılık tecavüzcü erkeğin hayatını cehenneme çeviriyor.</p>
<p>Habere göre, dişli prezervatifteki kancalar bir kez erkek cinsel organına takıldığında, tecavüzcü geri can acısıyla geri çekilse bile kendiliğinden çıkarılamıyor. Doktor Ehlers’in ifadesine göre, dişli prezervatif çıkarılmaya çalıştıkça erkek cinsel organının içine daha fazla gömülüyor. Tecavüzcünün tuvaletini yapması ve hatta yürümesi sırasında bile büyük acı veren dişli prezervatif ancak tıbbi müdahale ile sökülebiliyor.</p>
<p>Dolayısıyla hastaneye gitmek zorunda kalan tecavüzcü zorunlu olarak yakayı ele veriyor.</p>
<p>Doktor Ehler, futbol maçları dolayısıyla tecavüz olaylarının biraz daha artması beklenen ülkede deneme amaçlı olarak 30 bin prezervatifin kadınlara bedava dağıtıldığını açıkladı. Denemelerin tamamlanmasında sonra dişli prezervatifler 1.50 sterlinden (yaklaşık 3.5 TL) satılacak.</p>
<p>Doktor Ehler’e göre, “dişli prezervatifler”in daha çok “şüpheli randevulara” gitmek zorunda kalan kadınlar tarafından kullanılacağını açıkladı.</p>
<p>Ancak yeni buluş bazı eleştirileri de beraberinde getirdi. Bazı güvenlik uzmanları bu uygulamanın tecavüz sırasında şiddeti daha da kışkırtabileceğini belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cinsel-hastaliklar/tecavuze-karsi-yeni-prezervatif.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Temiz olmayan havuzlar hastalık yuvası&#8230;</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/temiz-olmayan-havuzlar-hastalik-yuvasi.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/temiz-olmayan-havuzlar-hastalik-yuvasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 12:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıkta Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[kolera]]></category>
		<category><![CDATA[mayo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9909</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/temiz-olmayan-havuzlar-hastalik-yuvasi.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Temiz-olmayan-havuzlar-hastalık-yuvası....jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Temiz olmayan havuzlar hastalık yuvası..." /></a>Yaz mevsimiyle birlikte serinlemek için yoğun olarak tercih edilen havuzlar, temiz olmaması ve dezenfekte edilmemesi halinde birçok hastalığın yuvası haline gelebiliyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, işletme ve havuz sahiplerine uyarıda bulunarak, Sağlık Bakanlığı genelgesinde belirtilen sıklıkta havuz suyu analizlerini yaptırmasını isterken, vatandaşların da duş almadan havuza girmemesi gerektiğini hatırlattı. DUŞ ALMADAN SUYA GİREN KİŞİ 400 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte serinlemek için yoğun olarak tercih edilen havuzlar, temiz olmaması ve dezenfekte edilmemesi halinde birçok hastalığın yuvası haline gelebiliyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, işletme ve havuz sahiplerine uyarıda bulunarak, Sağlık Bakanlığı genelgesinde belirtilen sıklıkta havuz suyu analizlerini yaptırmasını isterken, vatandaşların da duş almadan havuza girmemesi gerektiğini hatırlattı.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Temiz-olmayan-havuzlar-hastalık-yuvası....jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9910" title="Temiz olmayan havuzlar hastalık yuvası..." src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/Temiz-olmayan-havuzlar-hastalık-yuvası....jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p><strong>DUŞ ALMADAN SUYA GİREN KİŞİ 400 MİLYON BAKTERİ BIRAKIYOR</strong><br />
Yüzme havuzlarının son yıllarda adeta yaşam alanlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söyleyen Bursa İl Sağlık Müdürü Doktor Özcan Akan, özellikle turizmin yaygın olduğu bölgelerde, yazlık ve kışlık sitelerde, villa, özel konutlarda ve okullardaki havuzların dezenfeksiyonunun iyi yapılması gerektiğine dikkat çekti. Akan, &#8220;Bakımı, temizliği ve dezenfeksiyonu iyi yapılmayan yüzme havuzları bakteri kaynağı haline gelmekte ve pek çok hastalığa neden olabilmektedir. Bunların başında kolera, tifo, dizanteri gibi bağırsak enfeksiyonları, göz, kulak, deri ve mide enfeksiyonları, çocuk felci ve hepatit gelmektedir. Sadece havuza duş almadan giren bir kişi bile 300-400 milyon bakteriyi suya bırakmaktadır. Ayrıca suya bıraktığı diğer kirlilikler de göz önüne alındığında su kalitesinin ve güvenliğinin ne denli bozulduğu daha iyi anlaşılmış olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>YÜZÜCÜLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER</strong><br />
- Uyarı levhalarında yazılı bulunan kurallara dikkat etmeli ve uymalı,<br />
- Duş almadan havuza girmemeli,<br />
- Ayak dezenfeksiyon havuzunu mutlaka kullanmalı,<br />
- Günlük olarak kullanılan şort vs. giysiler ile havuza girmemeli sadece yüzme amaçlı temiz şort veya mayo kullanmalı,<br />
- Bone kullanmalı,<br />
- Çocukların tuvalet ihtiyacı havuza girmeden önce giderilmeli,<br />
- Duştan sonra tuvalete girmiş ise tekrar duş almalı.</p>
<p><strong>İŞLETMECİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER</strong><br />
- Yüzme sezonu başlamadan filtrasyon ve dezenfeksiyon tesisatında bulunan pompaları, filtreleri, dozaj pompalarını, eşanjörler, dozlama ünitelerinin bakımını mutlaka yaptırmalı,<br />
- Filtrasyon ve dezenfeksiyon tesisinin sürekli çalışmasını sağlamalı,<br />
- Haftada bir kez havuzu kullanıma kapatmalı, sirkülasyon sistemini ve filtrelerin bakımlarını, temizliklerini ve dezenfeksiyonlarını yapmalı,<br />
- Havuz suyunu yılda en az bir kez boşaltmalı ve havuzu temizlemeli,<br />
- Havuzda azami su seviyesi düştüğünde havuzun kullanımına izin verilmemeli,<br />
- Havuz suyunda kullandığı kimyasalları uygun dozda ve uygun zamanda havuz suyuna vermeli ve Sağlık Bakanlığından izinli olmasına dikkat etmeli,<br />
- Bakanlığın genelgesinde belirtilen sıklıkta havuz suyu analizlerini yaptırmalı, ayrıca havuz suyunda; sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 kez serbest klor, bağlı klor ve pH değerlerine bakmalı, sonuçlarını denetim defterine kaydetmeli,<br />
- Su analiz sonuçlarını halkın görebileceği bir panoya asmalı,<br />
- İkaz levhalarını görünür yerlere koymalı,<br />
- Yüzme havuzlarında mutlaka cankurtaran bulundurulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/pratikbilgi/temiz-olmayan-havuzlar-hastalik-yuvasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet kanamasını durdurmak veya ileri atmak</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/adet-kanamasini-durdurmak-veya-ileri-atmak.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/adet-kanamasini-durdurmak-veya-ileri-atmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 07:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[adet durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[adet durdurma yööntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanaması durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasi her ay dort gün geriden geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasını durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasını durdurmak için]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasını durdurmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasını ne durdurur]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanamasının durdurulması]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanını durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[adet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[adeti durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[adeti durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[adeti durdurmak için]]></category>
		<category><![CDATA[adetimi durdurmak için ne yapabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[adetin durdurulması]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı adet kanamasını durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[B1]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan adet kanamasını durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan adeti durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[C5]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Fark]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hac]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Medikal]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Progesterone]]></category>
		<category><![CDATA[regl kanamasını durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[Selva]]></category>
		<category><![CDATA[Tabletten]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9889</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/adet-kanamasini-durdurmak-veya-ileri-atmak.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/resim/adet-kanamasi.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Soru(Selva Özelbaş ): Adet geciktiren hapların tıptaki kullanım amacı nedir? Prof. Dr. Cemil AKGÜL: Adet geciktirmek ya da daha az sayıda adet görmek isteyen kadınlar eğer oral kontraseptif (Doğum kontrol hapı) kullanabiliyorlarsa 21 tabletten sonra ara vermeden ikinci kutuya başlayarak adetten sakınmış olurlar ancak doğum kontrol haplarının sık görülen bir yan etkisi olan lekelenme kanamalarıdır. Lekelenme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru(Selva Özelbaş ): Adet geciktiren hapların tıptaki kullanım amacı nedir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cemil AKGÜL: Adet geciktirmek ya da daha az sayıda adet görmek isteyen kadınlar eğer oral kontraseptif (Doğum kontrol hapı) kullanabiliyorlarsa 21 tabletten sonra ara vermeden ikinci kutuya başlayarak adetten sakınmış olurlar ancak doğum kontrol haplarının sık görülen bir yan etkisi olan lekelenme kanamalarıdır. Lekelenme kanamaları hac ziyareti yapanlarda kabul edilebilir bir yan etki olmayabilir. Bu yan etkinin ilaca yeni başlayanlarda daha sık görüldüğü bilinmekle beraber kimlerde gerçekleşeceği öngörülememektedir.</p>
<p><img src="http://www.saglikekibi.com/resim/adet-kanamasi.jpg" alt="" /></p>
<p>Adet geciktirmek için ikinci bir seçenek ise tahmini adet başlangıcından 3-7 gün öncesinden başlanan yalnızca progesterone içeren ilaçlardır. Sınav, balayı, tatil gibi sosyal nedenlerle kullanımı çok yaygındır. Genellikle kısa süreli kullanıldığından yan etki görülme olasılığı oldukça azdır ve genellikle kullananlar memnundur.</p>
<p>Doğum kontrol hapları gebelikten korunma, adet düzensizliği, yumurtalık kistleri, hormon eksikliği gibi birçok tıbbi nedenlerle kullanılır.</p>
<p>Progesteronlar ise aşırı adet kanaması, hormon desteği, düşük tehdidi, adet düzensizliği gibi bir çok sebeplerle kullanılır.</p>
<p><strong>Soru: Bu ilaçların içerikleri aynı mıdır.?</strong>Piyasada mevcut ilaçların (Progesterone) etken maddeleri arasında etkinlik farkları olmakla birlikte gün içinde alınan tablet sayısı artırıldığında bu fark önemsenmeyecek düzeylere çekilmiş olur.</p>
<p>Doğum kontrol haplarının da içerikleri değişik olsa da medikal etkileri arasındaki fark oldukça önemsizdir.</p>
<p><strong>Soru: Doktor kontrolü olmadan alınıp kullanılabilir mi?</strong><br />
Hayır</p>
<p><strong>Soru: Alınan bu ilaçlar her bünyede istenen sonucu verir mi?<br />
Bu ilaçların kullanılmasında sakınca olmayanlarda beraberinde etkileşebilecek başka bir ilaç almayanlarda uygun dozda ve sürede kullananlarda aynı sonuca ulaşılması beklenir.</strong></p>
<p><strong>Soru: Yan etkileri var mıdır? Varsa en çok hangi durumlarda görülebilir?</strong><br />
Genellikle kısa süreli kullanıldıklarından (progesterone) yan etki görülme olasılığı azdır ve görülse de yan etkiler kolayca tolere edilebilir. Göğüs ağrısı, şişkinlik, iştah artışı gibi yan etkiler görülebilir. Doğum kontrol haplarının yan etkileri bulantı, baş ağrısı gibi hafif ve sık yan etkileri dışında nadir fakat ciddi olan inme, akciğer embolisi ve bacak damarlarında pıhtılaşama gibi komplikasyonlar da görülebilmektedir.</p>
<p>Ancak adet geciktirmek için genellikle yalnızca progesterone içeren ilaçlar kullanıldığından yan etkiler nadiren ve nispeten hafif olarak görülmektedir.</p>
<p><strong>Soru: Bu ilaçları kimler kullanamaz? Kullanması sakınca oluşturan durumlar olabilir mi?</strong>Progesterone Aktif karaciğer hastalığı, damar tıkanıklığı ve gebe olanların kullanması sakıncalıdır. Doktor önerisiyle alınmalıdır. Doğum kontrol haplarının doktor kontrolünde başlanması gerekir.</p>
<p>Soru: Kısa süreli kullanımlar ile uzun süreli kullanımlar arasında, yan etkiler açısından bir fark var mıdır?<br />
Yalnızca progesteronun uzun süre kullanılması pratik bir uygulama değildir ve kanama koplikasyonlarıyla karşılaşılabilir. Adetler birkaç ay önceden seyahat tarihine göre ayarlanarak kısa süreli kullanım sağlanabilir.</p>
<p><strong>Soru: Bir hafta, on-onbeş gün hac yada umre yapacaklar için bu ilaçlar verilebilir mi? Ne tavsiye edilebilir? Çünkü bu hanımlar kendilerine farz olan tavafı bu kısa sürede yapmak zorundadırlar.</strong><br />
Belirtmiş olduğunuz kısa süreler için kullanım mümkündür ancak hac seyahatinden birkaç ay önce jinekoloğa başvurulursa adetler manipüle edilerek kutsal seyahat sırasında ilaç kullanma gereksinimi ortadan kaldırılabilir.</p>
<p><strong>Soru: Hanımların hac ibadeti esnasında kullandıkları bu materyaller sebebiyle karşılaştıkları olumsuzluklar ne anlama geliyor?</strong><br />
Kullanım yanlışlıkları ya da ilacın unutulması gibi durumlarda kanama olabilir bu durumda eğer zaman sıkıntısı varsa sonuç hüsran olabilir. Kanama durumunda kanamayı durdurmak bazen mümkün olamaz fakat doktora başvurulursa başka ilaç takviyesiyle kanama durdurulabilir.</p>
<p><strong>Soru: Uzun süreli giden hanımlardan bazıları yolculuğa çıkmadan çok öncesinde bu ilaçları almaya başlamaktadırlar. Orada kaldıkları bir ay boyunca da bu ilacı kullanmaya devam etmektedirler. Bu tür kullanım yanlış mı? İki âdetin ertelenmesi söz konusu.</strong><br />
Avrupa ve Amerika’da yıl içinde yıl içinde adet kanamasını azaltmak için 3 ay boyunca kullanılan ilaçlar mevcuttur böylece 2 adet atlamak mümkündür ancak ülkemizde bu preparat henüz mevcut değildir. Doğum kontrol hapları bu amaçla iki kutu arasında ara vermeden kullanılabilir fakat kanama komplikasyonu daha fazla olacaktır, bu da istenmeyen bir durumdur. Ayrıca yalnızca tavaf sırasında adetsiz olmak yeterliyse aylarca bu ilaçları kullanmak pratik bir uygulama değildir. Tekrar ifade etmek gerekirse seyahat tarihlerine göre adet birkaç ay öncesinden ayarlanarak hac vazifesinde ilaç kullanmak gereksinimi ortadan kalkacaktır. Ya da kısa bir süre kullanarak ibadet için yeterli bir süre sağlanacaktır.</p>
<p><strong>Soru: Sağlıklı bir kullanım biçimi ve süresi var mıdır.?</strong><br />
Tahmini adetten 7 gün önce başlanarak adet görmek istemediği süre kadar kullanması doğru bir uygulama olacaktır.</p>
<p><strong>Soru: Gerçekten de tamamen yasaklamayı gerektirecek bir durum var mı?</strong>Hayır. Doğru (hekim kontrolünde) kullanıldığı takdirde herhangi bir olumsuz bir durumla karşılaşmak olası değildir.</p>
<p><strong>Soru: Bu kullanımların benzeri ve farklı sebeplerle tekrarının bir riski var mıdır?</strong><br />
Hayır</p>
<p><strong>Soru: Bu ilaçları kullanan fakat hiçbir sorunla karşılaşmayanlarda ilerde herhangi bir sorun oluşabilir mi?</strong><br />
Hayır</p>
<p><strong>Soru: Gerçekten de bizim çok korkup sakınmamız gereken bir husus mudur?</strong><br />
Kesinlikle hayır. Bu ilaçların kontrolsüz olarak kullanılmasını önermiyoruz eğer hekime başvurulursa hem seyahat sırasında kendini gösterecek başka hastalıklar saptanabilir böylelikle tedavisi yapılmış olur ve kişiye uygun bir yöntem seçilir.</p>
<p>Prof. Dr. Cemil AKGÜL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/kadin-dogum-hastaliklari/adet-kanamasini-durdurmak-veya-ileri-atmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar zayıflamak erkekler güçlenmek için kullanıyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 12:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Baysal]]></category>
		<category><![CDATA[Bekar]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Esma]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9799</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor-695400-300x211.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor--695400" /></a>Yapılan araştırmaya göre, beslenme destek ürünlerini kadınlar zayıflamak, erkeklerse bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanıyor. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından yapılan araştırmaya göre, beslenme destek ürünlerini kadınlar zayıflamak, erkeklerse bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanıyor. Doç. Dr. Nurten Budak’ın danışmanlığında Beslenme ve Diyetetik Bölümü son sınıf öğrencileri Gülcan Ok, Esma Aksoy, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan araştırmaya göre, beslenme destek ürünlerini kadınlar zayıflamak, erkeklerse bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanıyor.</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor-695400.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-9800" title="kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor--695400" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor-695400-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" /></a></p>
<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından yapılan araştırmaya göre, beslenme destek ürünlerini kadınlar zayıflamak, erkeklerse bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanıyor.</p>
<p>Doç. Dr. Nurten Budak’ın danışmanlığında Beslenme ve Diyetetik Bölümü son sınıf öğrencileri Gülcan Ok, Esma Aksoy, Elif Özcan, Sibel Erol ve Fatma Nihal Durukan tarafından &#8220;yetişkinlerin tatlandırıcı ve beslenme destek ürünleri kullanma durumunu&#8221; belirlemek amacıyla 617’si kadın 1000 kişi arasında yapılan araştırma, Prof. Dr. Ayşe Baysal Beslenme Eğitimi ve Araştırma Vakfı &#8220;2010 Yılı</p>
<p>Araştırma Teşvik Ödülü&#8221; aldı.</p>
<p>Gülcan Ok, büyük çoğunluğu 18-27 yaşları arasında, bekar, yüksek okul ve üstü eğitim almış, işçi ve memurların katıldığı araştırmada,</p>
<p>bireylerin yüzde 11,9’unun zayıf, yüzde 48,9’unun normal kilolu, yüzde 27’sinin hafif şişman, yüzde 8,8’inin şişman, yüzde 3,4’ünün aşırı şişman olduğunu ve yüzde 73,8’inin herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını söyledi.</p>
<p>Katılımcıların yüzde 4,3’ünün tatlandırıcı kullanmayı bıraktığını, yüzde 8,9’unun halen kullandığını, yüzde 86,8’inin ise kullanmadığını belirttiğini ifade eden Ok, tatlandırıcı kullananların büyük çoğunluğunun doktor ve diğer sağlık personelinin önerisi üzerine bu ürünü kullandığını, tatlandırıcıyı eczaneden satın aldığını, tatlandırıcıyı kullanma talimatına uyduğunu, her gün kullandığını ve tatlı tadından dolayı tercih ettiğini söylediğini anlattı.</p>
<p>Ok, araştırmaya katılanların yüzde 9,5’inin daha önce beslenme destek ürünü kullandığını, yüzde 26,5’inin kullanmaya devam ettiğini ve yüzde 64’ünün kullanmadığını ifade ederek, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Kullanılan destek ürününün yüzde 60,3’ünü besin ögeleri (vitamin-mineral, yağ asitleri) oluşturmaktadır. Beslenme destek ürünü kullanan bireylerin büyük çoğunluğu ürünü doktor ve diğer sağlık personelinin önerdiğini, eczaneden satın aldığını, kullanma talimatına uyduğunu, her gün kullandığını ve zayıflamak amacıyla aldığını belirtti. Beslenme desteğikullanan bireylerin yüzde 69,4’ü ürünün beklentisini karşıladığını, yüzde 30,5’i ise beklentisini karşılamadığını ifade etti. Ayrıca yüzde 40’ı kullandığı beslenme destek ürününü başkasına önerebileceğini, yüzde 60’ı ise yan etkileri nedeniyle önermeyeceğini ifade etti.&#8221;</p>
<p>GELİR DÜZEYİ ARTTIKÇA KULLANIM ORANI ARTIYOR</p>
<p>Araştırmaya katılan bireylerin gelir düzeyi arttıkça tatlandırıcı ve beslenme destek ürünü kullanımının da arttığına işaret eden Ok, beslenme destek ürünlerini kadınların erkeklerden daha fazla tercih ettiğini, kadınların zayıflamak, erkeklerin bağışıklık sistemini güçlendirmek için bu ürünleri kullandığının belirlendiğini kaydetti.</p>
<p>Gülcan Ok, vitamin ve minerallerin yaygın olarak hastalıklardan korunmak ya da tedavi olmak için kullanıldığına dikkati çekerek, şöyle davam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak son yıllarda özellikle şişmanlığın ve buna bağlı olarak endokrin hastalıkların artmasından dolayı vitamin ve minerallerin yanı sıra pazara zayıflatıcı özelliği olduğu ileri sürülen yeni ürünler girmiştir. Nitekim yaptığımız çalışmada beslenme destek ürünü kullanan her dört kişiden biri ürünü zayıflamak için kullandığını belirtmiştir. Bunu hastalığının tedavisi amacıyla ve bağışıklık sistemini güçlendirme amacıyla kullanma izlemiştir. Ancak ilginç olan durum bu ürünlerin çoğunlukla doktor ve diğer sağlık personeli önerisiyle kullanılmasıdır. Son 10 yılda bitkisel ve alternatif ilaçların kullanılması bütün dünyada ve ülkemizde artmıştır. Şişman bireyler için alternatif tedavilerin ilgi çekici yanı tüketicinin ürünün doğal olmasına ilgi duyması ve ilaçlardan daha güvenli olduğunu düşünmesidir. Çalışmaların sonucu ve gözlemler ülkemizde zayıflama amaçlı ürün kullanımının oldukça yaygınlaşacağını düşündürmektedir.&#8221;</p>
<p>ÖNERİLER</p>
<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurten Budak, insanların son yıllarda doğal beslenmenin yanı sıra farklı ticari şekillerde satışa sunulan ürünlere de yönelmeye başladığını söyledi.</p>
<p>Bu ürünlerin kullanılmasında diyetisyen ve doktor önerisinin alınmasının şart olduğuna dikkati çeken Budak, şunları kaydetti: &#8220;Nitekim şişman olanların yanı sıra normal kilolu bireyler bile sağlıksız diyetler ve ürünler kullanarak kendi kendine zayıflamaya çalışmaktadır. Bu şekilde ürün kullanmanın önlenmesi kapsamında bireylere yeterli ve dengeli beslenme bilinci kazandırılması, zayıflamanın diyetisyen desteği ile sağlıklı olarak gerçekleştirilmesi gerektiği her koşulda ve özellikle basın-yayın araçları kullanılarak vurgulanmalıdır.</p>
<p>Bireyler tatlandırıcı ya da beslenme destek ürünlerini daha çok eczaneden satın almakla beraber, internet üzerinden alışverişin de yaygın olduğu görülmektedir. Bu nedenle internette yer alan ürün reklamlarının, bireylerin sağlığı için tehlike oluşturmaması ve gerçekçi olması yönünde ilgili resmi kuruluşlar denetleme görevini yerine getirmelidir.</p>
<p>Tatlandırıcı ya da beslenme destek ürünü kullanımında bireyler birbirini çok fazla etkilemektedir. Bu kapsamda bir kişiye verilen eğitimin aslında birden fazla kişiyi bilinçlendirmek anlamına geldiği, dolayısıyla küçük gruplara verilen eğitimlerin büyük kitleleri etkileyebileceği bilinmelidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/beslenme-hastaliklari/kadinlar-zayiflamak-erkekler-guclenmek-icin-kullaniyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mikrop yuvası’ vuvuzela Hastalık saçıyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/mikrop-yuvasi%e2%80%99-vuvuzela-hastalik-saciyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/mikrop-yuvasi%e2%80%99-vuvuzela-hastalik-saciyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 09:15:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alman]]></category>
		<category><![CDATA[Arada]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[Franz Beckenbauer]]></category>
		<category><![CDATA[Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[Mcnerney]]></category>
		<category><![CDATA[mikrop]]></category>
		<category><![CDATA[nezle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/mikrop-yuvasi%e2%80%99-vuvuzela-hastalik-saciyor.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/mikrop-yuvasi%e2%80%99-vuvuzela-hastalik-saciyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522706_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="522706_detay" /></a>Mikrop yuvası’ vuvuzela Hastalık saçıyor Dünya Kupası’nın ‘resmi’ çalgısı vuvuzelanın sadece kulaklara zararlı olmadığı, grip ve nezle de yayabileceği öne sürüldü. İngiliz doktor Ruth McNerney, gripli bir kişinin çaldığı vuvuzelanın etrafındaki sağlıklı insanların hastalık kapmasına neden olabileceğini ifade etti. Bu arada, Alman efsane Franz Beckenbauer de vuvuzelayı üfleme denemesi yaptı. GAZETE HABERTÜRK]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mikrop yuvası’ vuvuzela</p>
<p>Hastalık saçıyor</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522706_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9728" title="522706_detay" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522706_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Dünya Kupası’nın ‘resmi’ çalgısı vuvuzelanın sadece kulaklara zararlı olmadığı, grip ve nezle de yayabileceği öne sürüldü. İngiliz doktor Ruth McNerney, gripli bir kişinin çaldığı</p>
<p>vuvuzelanın etrafındaki sağlıklı insanların hastalık kapmasına neden olabileceğini ifade etti. Bu arada, Alman efsane Franz Beckenbauer de vuvuzelayı üfleme denemesi yaptı.</p>
<p>GAZETE HABERTÜRK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/saglik-haber/mikrop-yuvasi%e2%80%99-vuvuzela-hastalik-saciyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm tamamen &#8216;genetik değil&#8217;</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/otizm-tamamen-genetik-degil.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/otizm-tamamen-genetik-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 09:27:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Aa]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nde]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[otistik]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[Oxford]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Nelson]]></category>
		<category><![CDATA[Wellcome Trust]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9699</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/otizm-tamamen-genetik-degil.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522365_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Otizm tamamen " /></a>Otizmin karmaşık genetik kökenlerinin olduğu belirtildi Oxford Üniversitesi&#8217;ndeki Wellcome Trust İnsan Genetiği Merkezi&#8217;nin liderliğiyle, ailelerinde otistik kişiler bulunanlarda yapılan geniş kapsamlı gen taramasının sonuçları, Nature dergisinde yayımlandı. Ailelerinde otizm bulunan insanlar üzerinde yapılan dünyanın en büyük araştırması, birçok otistik kişinin, benzersiz genetik değişimlere sahip olduğunu, bu değişimlerin tam anlamıyla aileden kalıtımsal olarak geçmediğini gösterdi. Araştırmanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Otizmin karmaşık genetik kökenlerinin olduğu belirtildi</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522365_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9700" title="Otizm tamamen 'genetik değil'" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/522365_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Oxford Üniversitesi&#8217;ndeki Wellcome Trust İnsan Genetiği Merkezi&#8217;nin liderliğiyle, ailelerinde otistik kişiler bulunanlarda yapılan geniş kapsamlı gen taramasının sonuçları, Nature dergisinde yayımlandı.</p>
<p>Ailelerinde otizm bulunan insanlar üzerinde yapılan dünyanın en büyük araştırması, birçok otistik kişinin, benzersiz genetik değişimlere sahip olduğunu, bu değişimlerin tam anlamıyla aileden kalıtımsal olarak geçmediğini gösterdi.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları, otizmde genlerin güçlü bir rol oynadığı tezini desteklerken, aynı zamanda küçük genetik bozulmaların ebeveynlerin yumurta ve spermlerinde başlayabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Otizm Genom Projesi için 12 ülkede 60 enstitünün 3 yıl süreyle, tümü Avrupa kökenli, 966 otistik ve 1287 sağlıklı kişinin genlerini incelediği belirtildi.</p>
<p>Araştırmada, otizm hastası kişilerin genetik yapılarında daha fazla kayıp ve düzensizliğin görülme eğiliminin yüksek olduğu, bunların genlerin işleyişini bozabileceği gözlendi.</p>
<p>Otistiklerde, sağlıklıklı kişilere oranla, bu tür genetik değişimlerin ortalama olarak yüzde 19 daha fazla olduğu, aynı zamanda her bir otizm vakasında farklı bozukluklar dizisinin görüldüğü bildirildi.</p>
<p>Araştırmacılardan California Üniversitesi&#8217;nde görevli doktor Stanley Nelson, her çocuğun farklı bir gende farklı bir bozukluk gösterdiğini belirtirken, araştırmanın sonuçlarının, gelecekteki tedavi yöntemleri için ipuçları sunabileceği belirtildi.</p>
<p>Ancak araştırma, genetik değişikliklerin nasıl meydana geldiği sorusuna yanıt vermedi.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/otizm-tamamen-genetik-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kellere müjde!</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/estetik/kellere-mujde.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/estetik/kellere-mujde.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 07:45:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[' dedi.]]></category>
		<category><![CDATA[Arka]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Deki]]></category>
		<category><![CDATA[Dikim]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Lira]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut]]></category>
		<category><![CDATA[Mikro]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Yan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>
		<category><![CDATA[zamana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9654</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/estetik/kellere-mujde.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521936_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Kellere müjde!" /></a>Ağrısız saç ekimine erkekler daha çok ilgi göstermeye başladı Saç ekiminde geliştirilen ameliyatsız ve ağrısız yöntem sayesinde, güzellik ve saç ekimi merkezlerine artık erkekler de kadınlar kadar ilgi gösteriyor. İzmir&#8217;deki bir güzellik ve saç ekim organizasyonunun Genel Koordinatörü Mahmut Kök, yaptığı açıklamada, saç ekimi konusunda yakın zamana kadar ameliyatlı yöntem uygulandığını, daha sonra fue yöntemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağrısız saç ekimine erkekler daha çok ilgi göstermeye başladı</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521936_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9655" title="Kellere müjde!" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521936_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Saç ekiminde geliştirilen ameliyatsız ve ağrısız yöntem sayesinde, güzellik ve saç ekimi merkezlerine artık erkekler de kadınlar kadar ilgi gösteriyor.</p>
<p>İzmir&#8217;deki bir güzellik ve saç ekim organizasyonunun Genel Koordinatörü Mahmut Kök, yaptığı açıklamada, saç ekimi konusunda yakın zamana kadar ameliyatlı yöntem uygulandığını, daha sonra fue yöntemi adı altında yeni bir yöntem geliştirildiğini anlattı.</p>
<p>Kök, yeni yöntemin ameliyatsız ve acısız olduğunu, hastayı rahatsız etmediğini ve mükemmel sonuçlar verdiğini söyledi.</p>
<p>Başın yan ve arka bölümünden mikro motor cihazı ile tek tek saç toplandığını ve toplanan saçların tasnif edilmesinden sonra açılan kanallara dikim yapıldığını ifade eden Kök, &#8221;Doktor tarafından yapılan saç ekiminden sonra ikinci gün muayene, kontrol ve pansuman var. Dördüncü gün saç yıkanıyor. Daha sonra hastanın merkez ve doktorla ilgisi kalıyor. 6&#8242;ncı ayın sonunda hastanın saçların normal düzeye geliyor&#8221; dedi.</p>
<p>YABANCI MÜŞTERİLER DE VAR</p>
<p>Kök, söz konusu yöntemin uygulanmadığı dönemde, erkeklerin bilgi almak için geldiğini, ancak ameliyattan korkarak saç ektirmekten vazgeçtiğini, Fue yöntemi sayesinde operasyon sayısında ciddi artış olduğunu anlattı.</p>
<p>Yılda 400-500 kişinin saç ekimi için organizasyona başvuruda bulunduğunu dile getiren Mahmut Kök, &#8221;Gelenler arasında Avrupalılar da var, Kazakistan&#8217;dan, Suudi Arabistan gibi ülkelerden adımızı duyup gelenler de var&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Saçı olmadığı için çeşitli sıkıntılar yaşayanlar tanıdığını belirten Kök, &#8221;Saç ektirme operasyonu bu tür insanlar için bence şart. Ayrıca internette arkadaşlık sitesinde fotoğrafınız 10 saniye içinde beğenilir ya da beğenilmez. Kelseniz kaybettiniz. Erkekler bunu görüyorlar ve kellikten kurtulmak istiyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>Kök, saç ekim ücretinin 2 bin lira ile 8 bin lira arasında değiştiğini sözlerine ekledi.</p>
<p>SAÇ EKTİREN ERKEK KUAFÖRÜ</p>
<p>Saç ekim sürecini AA ekibinin takip ettiği erkek kuaförü 37 yaşındaki Serkan Soylu, mesleği gereği birçok müşterisine saç bakımı ile ilgili bilgi verdiğini, daha önce saçının olmaması nedeniyle müşteriler tarafından inandırıcı bulunmadığını anlatarak şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Saçlar insanın öz güvenini besliyor. Saç olmadığı zaman hayatta dezavantajlısınız. Şimdi aynaya baktığım zaman huzurlu oluyorum. Aynayla barıştım. Eskiden fotoğrafım çekildiği zaman beğenmiyor, fotoğraflarımı siliyordum. Acısız bir yöntem, üstelik ekimden sonra her ortama güvenle giriyorum. Yıllardır saçımı ilk defa jöleliyorum. Müthiş bir duygu. Şimdi kadınlar benimle daha fazla ilgileniyor. İlk işim evlenmek olacak.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/estetik/kellere-mujde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku düzeni &#8216;başarı&#8217;yı etkiliyor</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/uyku-duzeni-basariyi-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/uyku-duzeni-basariyi-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 09:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[' dedi.]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[Deki]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Gaylor]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Saati]]></category>
		<category><![CDATA[Sri International]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9624</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/uyku-duzeni-basariyi-etkiliyor.html"><img align="right" hspace="5" width="150" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521661_detay.jpg" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="Uyku düzeni " /></a>ABD’deki bir araştırma enstitüsünün çocuklar arasında yaptığı araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıktı ABD’nin California eyaletindeki araştırma enstitüsü olan SRI International’ın 4 yaşındaki 8 bin çocuk ile yaptığı çalışmaya göre 11 saat uyuyan çocuklarda dil, okuma, matematik ve diğer derslerdeki başarı, farklı saatlerde uyuyanlara oranla daha yüksek oluyor. Çalışma ekibinin başındaki doktor Erika Gaylor, “0-4 yaşları arasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’deki bir araştırma enstitüsünün çocuklar arasında yaptığı araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıktı</p>
<p><a href="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521661_detay.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-9625" title="Uyku düzeni 'başarı'yı etkiliyor" src="http://www.saglikekibi.com/can/resim/521661_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>ABD’nin California eyaletindeki araştırma enstitüsü olan SRI International’ın 4 yaşındaki 8 bin çocuk ile yaptığı çalışmaya göre 11 saat uyuyan çocuklarda dil, okuma, matematik ve diğer derslerdeki başarı, farklı saatlerde uyuyanlara oranla daha yüksek oluyor. Çalışma ekibinin başındaki doktor Erika Gaylor, “0-4 yaşları arasındaki çocuklar ne kadar erken yatarsa, akademik performansları o kadar gelişmiş oluyor” dedi. Uzmanlar, ailelere çocukları için düzenli bir yatma saati belirlemelerini öneriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/uyku-duzeni-basariyi-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni doğan bebeklerde kan şekeri düşüklüğü</title>
		<link>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/yeni-dogan-bebeklerde-kan-sekeri-dusuklugu.html</link>
		<comments>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/yeni-dogan-bebeklerde-kan-sekeri-dusuklugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 18:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doktor Deva</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Bazen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanda]]></category>
		<category><![CDATA[Magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Tremor]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikekibi.com/can/?p=9605</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/yeni-dogan-bebeklerde-kan-sekeri-dusuklugu.html"><img align="right" hspace="5" width="150" height="90" src="http://www.saglikekibi.com/can/wp-content/plugins/thumbnail-for-excerpts/tfe_no_thumb.png" class="alignright wp-post-image tfe" alt="" title="" /></a>Kan şekerinin 40 mg/dl’nin altında olması hipoglisemi olarak değerlendiriliyor. Kan şekeri düşük olan bebekler ellerde titreme, huzursuzluk, morarma, vücut ısısının düşüklüğü, sık nefes alma, solunum durması,solunum güçlüğü gibi belirtiler görülüyor. Dr.Tamtekin, “Doğumdan 30-60 dakika sonra, otuz dakika aralıklarla bakılan iki kan şekeri ölçümünün 40 mg/dl nin altında olması durumunda bebek hipoglisemik olarak değerlendirilir.” diyerek sözlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekerinin 40 mg/dl’nin altında olması hipoglisemi olarak değerlendiriliyor. Kan şekeri düşük olan bebekler ellerde titreme, huzursuzluk, morarma, vücut ısısının düşüklüğü, sık nefes alma, solunum durması,solunum güçlüğü gibi belirtiler görülüyor. Dr.Tamtekin, “Doğumdan 30-60 dakika sonra, otuz dakika aralıklarla bakılan iki kan şekeri ölçümünün 40 mg/dl nin altında olması durumunda bebek hipoglisemik olarak değerlendirilir.” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çok düşük kan şekeri ve bunun uzun sürmesi kalıcı beyin hasarına neden olabilen önemli bir olaydır. bebek hipogisemi nedeniyle havale geçirebileceği gibi hipogliseminin uzaması kalp kasını etkileyerek kalp yetmezliğine neden olabilir. Bu nedenle bebekte beslenmeye engel herhangi bir durum yoksa bebek hemen ağızdan beslenmelidir. Ağızdan beslenemeyecek durumda olan bebeklere derhal damar yolu açılarak gerekli tedavi yapılmalıdır.”</p>
<p>• Hipokalsemi ve Hipomagnezemi</p>
<p>Diyabetik anne bebeklerinin yüzde 19-50’sinde kalsiyum düşük seviyede görülebiliyor. Sıklıkla kalsiyum düşüklüğü ile birlikte magnezyum düşüklüğü de görülen bu bebeklerde pek fazla belirti gözlenmemekle birlikte kalsiyum ve magnezyum düşüklüğü olan bebeklerde en sık görülen belirti tremor (titreme)dur. Hipokalsemi ve hipomagnezemi sıklıkla 24- 36 saatte gelişiyor. Tedavide kalsiyum ve magnezyum uygulanıyor. Tedavi edilmeyen bebeklerde havale görülme riski yüksektir.</p>
<p><strong>Kan Değerlerinde Düşüklük</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kanda şeker düşüklüğü</strong></p>
<p>Yeni bir bebek doğduğunda bazen ailelerine bebeklerinin kan şekerinin düşük olduğu bildirilir. Bu durum bazı ailelerde aşırı ve bazen gereksiz bir korkuya neden olurken, bazılarında ise yeterince önemseyip doktor önerilerinin dikkate alınmamasına yol açabilir.  Gerçekte kan şekeri düşüklüğü az karşılaşılan bir durum değildir ve doğru bilgi edinmek sizi rahatlatacaktır.</p>
<p><strong>Kan şekeri nedir? </strong><br />
Şeker, özellikle de “glikoz” olarak adlandırılan türü bebeğinizin en önemli enerji kaynaklarından biridir.</p>
<p><strong>Bebeğimin kan şekeri niçin önemlidir?</strong><br />
Glikoz normal aktivite, büyüme ve gelişmede kritik rol oynar. Ancak özellikle beynin ana enerji kaynağı olduğu için kan şekeri düzeyi çok önemlidir. Kan şekerinin çok azalması ve bunun uzun sürmesi beynin fonksiyonlarını yerine getirmesini önleyebilir, bebeğin havale geçirmesine ve ciddi beyin hasarına yol açabilir.</p>
<p><strong>Bebekler şekeri nereden elde ederler?</strong><br />
Anne karnında iken bebekler glikozu plasenta (eş) ve göbek kordonu aracılığı ile annelerinden alırlar. Glikozun bir kısmı enerji gereksinimini karşılamak için hemen kullanılırken, bir kısmı da gerektiğinde kullanılmak üzere depolanır. Bu depolar doğum sırasında ve sonrasında beslenme düzene girene dek beynin glikoz kaynağı olarak çok önemlidir.</p>
<p>Doğumdan sonra glikoz beslenme yoluyla sağlanır ve süt bebek için temel şeker kaynağı haline gelir. Anne sütü şekeri olan laktoz vücutta glikoza dönüştürülür ve kan akımı ile vücudun her hücresine ulaştırılır. Alınan şeker bir yandan aktivite ve büyüme için kullanılırken diğer yandan beslenmeler arasında kan şekeri düşüklüğünü önlemek için depo edilir.</p>
<p><strong>Hipoglisemi nedir?</strong><br />
Hipoglisemi kan glikoz düzeyinin normalden daha düşük olması durumudur.</p>
<p><strong>Niçin bazı bebeklerde kan şekeri düşük bulunur?</strong><br />
Sağlıklı bebeklerde kan şekeri anne karnı dışındaki yaşama alıştığı hayatın ilk saatlerinde en düşük olur. Çoğu zaman, bundan sonra kan şeker düzeyleri beslenme ve depoların kullanılması ile yükselecektir. Ancak bazı durumlarda kan şekeri normal düzeye yükseltilemez. Örneğin zamanından önce doğmuş ya da anne karnında büyümesi yetersiz olan bebekler kan şekerini normal tutacak depolara sahip olmayabilirler. Yine şeker hastalığı olan annelerden doğan bebeklerde anneden sağlanan glikoz kesildiği halde yüksek insülin düzeyleri devam ettiği için doğumdan hemen sonra hipoglisemi gelişebilir. Bebek ve anne arasında ciddi kan uyuşmazlığı olması, doğumda oksijensiz kalma, soğuk stresi, bazı kalıtsal hastalıklar ve karaciğer bozuklukları yeterli kan şekerinin sağlanamadığı diğer daha nadir durumlardır.</p>
<p><strong>Tüm bebeklerin kan şekeri kontrol edilmeli midir?</strong><br />
Zamanında doğan sağlıklı bebeklerin kan şekerlerinin ölçülmesi gerekmez. Emzirme ile yeterli süt verilene dek kullanılacak enerji depoları vardır. İyi olmayan bebeklerde ise hastalıklarını ilgilendiren diğer testler yanında kan şekeri ölçümü de yapılmalıdır. Hayatın ilk birkaç saati veya gününde kan şekeri düşüklüğü için riskli olan aşağıdaki bebeklerde ise herhangi bir bulgu olmasa da şeker ölçümü yapılabilir.</p>
<p>- Beklenenden 3 hafta veya daha önce doğan prematüreler,</p>
<p>- Doğum haftasına göre küçük doğan bebekler – özellikle büyüme gebeliğin son haftalarında durakladıysa,</p>
<p>- Gebelik sırasında veya öncesinde şeker hastalığı saptanan annelerin bebekleri,</p>
<p>- Doğum haftasına göre büyük doğan bebekler,</p>
<p>- Düşük kan şekerine yol açabilecek nadir karşılaşılan hastalığı olan bebekler.</p>
<p><strong>Kan şekeri düşüklüğünün belirtileri nelerdir?</strong><br />
Yenidoğan bebeklerde kan şekeri düşüklüğü açık bir belirti vermeyebilir. Aşağıdakiler en sık olanlardır, ancak her bebek farklı bulgulara sahip olabilir.</p>
<p>- Titreme,</p>
<p>- Tedirgin gözükme,</p>
<p>- Dil ve dudaklarda morarma,</p>
<p>- Solunumun aralıklı durması,</p>
<p>- Bebeğin pelte gibi olması,</p>
<p>- Beslenmeyi reddetme,</p>
<p>- Uyuşukluk,</p>
<p>- Havale geçirme.</p>
<p>Bu bulgularla başka durum ya da hastalıklarda da karşılaşılabileceği için tanı için her zaman doktorunuz ile görüşmelisiniz.</p>
<p><strong>Bebeğimin kan şekeri düşüklüğü nasıl tanınır?</strong><br />
Basit bir kan testi ile kan glikoz düzeyinin ölçülmesi hipoglisemi tanısını koydurur. Kan topuktan ya da damardan alınabilir. Topuktan alınan kan şekeri değeri düşük gelirse damardan alınan kan ile doğrulanması gerekebilir. Kan şekeri düzeyleri yaşa göre değişir ve sıklıkla yenidoğanlarda daha büyük çocuk ve erişkinlere göre daha düşüktür.</p>
<p><strong>Bebeğimde kan şekeri düşüklüğünü nasıl önleyebilirim?</strong><br />
Bebeğinizi beslemenin ve normal kan şekeri düzeyini sağlamanın en doğal ve kolay yolu erken ve düzenli emzirmedir. Doğumdan sonra bebeklerin sıcak tutulması, mümkün olan en kısa sürede anne ile bebeğin tensel temasının sağlanarak emzirmenin başlatılması en öncelikli önlemlerdir.</p>
<p>Bebeğin kan şekeri düşüklüğüne yol açacak ilave risk faktörlerine sahip olup olmadığı bilinmeli ve bu durumlara özgü tedbirler alınmalıdır. Şeker hastalığınız varsa hamilelik boyunca kan şekerinizin normal sınırlarda tutulması bebeğin doğum sonrası hipoglisemiden korunmasında çok önemlidir. Gebelik sırasında sigara içmeniz bebeğinizin yeterli büyümesini önleyeceği için kan şekerinin düşmesine neden olur. Bu gibi riskli durumlarda kan şekeri düşüklüğü bulguları yakından izlenmeli, kan şekeri ölçümü yapılmalı ve mümkün olan en kısa sürede tedavi başlatılmalıdır.</p>
<p><strong>Bebeğimin kan şekeri düşükse ne yapılabilir?</strong><br />
Hipoglisemiye özgü tedavi doktorunuz tarafından bebeğinizin bazı özelliklerine göre planlanacaktır. Bebeğin doğum haftası, genel sağlık durumu, daha önceki hastalık durumu, hastalığın şiddeti, bazı ilaçları ya da girişimleri tolere etme durumu, hastalığın seyri ile ilgili beklentiler ve ailenin düşüncesi ya da tercihleri tedavi seçiminde dikkate alınan durumlardandır.</p>
<p>Tedavide amaç bebeğe hızlı, etkili bir glikoz kaynağı vermektir. Bu bazen sadece etkili ve yeterli emzirme ile sağlanabilirken bazen annenin sütünün sağılarak (anne sütü yetersizliğinde mamanın) kaşıkla ya da beslenme hortumu ile verilmesini gerektirebilir. Bazı durumlarda ise beslenme yetersiz kalır ya da değişik nedenlerle bebek beslenemez ve doğrudan damar içine şekerli serum verilmesi gerekir. Tedavi sırasında ve sonrasında bebeğin kan glikoz düzeyleri yakından izlenmelidir. Tedavi hızla yapılırken diğer yandan da kan şekeri düşüklüğünün nedeni araştırılmalıdır. Böylece tedavinin şekli ve süresi daha doğru planlanabilir.</p>
<p><strong>Doç. Dr. Nuray Duman</strong><br />
<strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kanda kalsiyum düşüklüğü</strong></p>
<p><strong>Kalsiyum düzeyinin düşüklüğü nedir?</strong></p>
<p>Kalsiyum düzeyinin düşüklüğü, yenidoğanlarda nispeten sık rastlanan bir laboratuvar ve klinik bulgudur. Sağlıklı yenidoğanlarda laboratuvar ölçümü ile tespit edilen kalsiyum düşüklüğü genellikle belirti vermez iken, yoğun bakımda bulunan hasta bebeklerde kalsiyum düzeyinin düşük olması ciddi sonuçlara neden olabilmektedir.</p>
<p>Kanda ölçülen toplam kalsiyum düzeyinin zamanında doğmuş bir yenidoğan bebekte 8.0 mg/dl altında, prematüre doğmuş bir bebekte ise 7.0 mg/dl altında bulunması kalsiyum düzeyi düşüklüğü olarak kabul edilmektedir. Kalsiyum düzeyini gösteren diğer bir yöntem ise kanda bulunan iyonize kalsiyumun ölçülmesidir. Fizyolojik olarak normal koşullarda iyonize kalsiyum düzeyi  4-5 mg/dl’dir.</p>
<p>Vücudumuzda en çok bulunan mineral kalsiyumdur. Tüm vücut kalsiyumunun %99’u kemiklerimizde bulunmaktadır. Kanda ölçülen kalsiyum ise vücut kalsiyumunun sadece %1’ini oluşturmaktadır. Vücudumuzda kalsiyum dengesini sağlayan değişik etkenler vardır. Bunlar, tiroid bezinin iki yanında bulunan paratiroid bezleri tarafından salgılanan bir hormon olan paratiroid hormonu, D vitamini, karaciğer, böbrek, ve kanda bulunan fosfor ve magnezyum miktarlarıdır.</p>
<p><strong>Kalsiyum düzeyi düşüklüğü neden olur?</strong><br />
Kalsiyum düşüklüğüne en sık yenidoğan döneminde rastlanmaktadır. Büyük çocuklarda genellikle böbrek yetersizliğinde, paratiroid bezi hastalıklarında ve D vitamini metabolizma bozukluklarında görülebilir. Doğum ağırlığı 1500 gr’dan küçük olan prematüre bebeklerin %30’unda görülmektedir. Ayrıca diyabetik annelerin bebeklerinde, doğum asfiksisinde (doğum sırasında bebeğin az oksijenlenmesi durumu) ve büyüme geriliği olan bebeklerde, sağlıklı bebeklere göre kalsiyum düzeyi düşüklüğüne daha sık rastlanmaktadır.</p>
<p>Yenidoğanlarda kalsiyum düzeyinin düşüklüğüne yol açan nedenler, belirtilerin ortaya çıkış zamanına göre farklı olabilmektedir. Bu yüzden erken (yaşamın ilk 72 saatinde) ve geç (yaşamın üçüncü gününden sonra) ortaya çıkan kalsiyum düzeyi düşüklüğü nedenleri aşağıda ayrı ayrı verilmektedir:</p>
<p>Erken ortaya çıkan kalsiyum düzeyi düşüklüğü yaşamın ilk 72 saatinde ortaya çıkar. Nedenleri prematüre doğum, bebekte gebelik süresine göre büyüme geriliği bulunması, doğum asfiksisi olması, diyabetik anne çocuğu olmaktır.</p>
<p>Geç ortaya çıkan kalsiyum düzeyi düşüklüğü genellikle doğumdan sonra 3-7 günde ortaya çıkar, süre seyrek olarak altı haftaya kadar uzayabilir. Genellikle bebeğin anne sütü yerine, fazla fosfor yükü olan besinlerle (en sıklıkla inek sütü) beslenmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kanda magnezyum eksikliği, paratiroid bezinin geçici olarak veya endokrin hastalıklara bağlı olarak iyi çalışmaması kanda kalsiyum düzeyinin düşüklüğüne neden olmaktadır. Annenin paratiroid bezini ilgilendiren hastalıkları ve annede D vitamini eksikliği bulunması da yenidoğan bebekte kalsiyum düzeyi düşüklüğüne neden olabilir.</p>
<p><strong>Kalsiyum düzeyi düşüklüğünün belirtileri nelerdir?</strong><br />
Kalsiyumun vücudumuzdaki başlıca işlevleri düz kaslarda ve kalp kasında kasılma fonksiyonlarının düzenlenmek, sinirlerde iletimi sağlanmak, hücrelerin enzimatik  fonksiyonlarında rol almaktır. Bu yüzden kalsiyumun düşük bulunması sinir sisteminde pek çok fonksiyonel bozukluğa yol açmakta, aşırı halsizlik, hareket kaybı, kas kasılmaları, hatta havale geçirmeye neden olabilmektedir. Kalp kasının kasılması da bozulduğundan, kalsiyum düzeyi düşüklüğü kalbin kasılma işlevini de bozabilir.</p>
<p>Kanda kalsiyumun düşük olması bazı yenidoğanlarda belirti vermeyebilir, ancak uykuya eğilimli olma, kusma, emme bozukluğu, karında gerginlik de görülebilir. Daha ciddi durumlarda kasılmalar, havale, kramplar, nadiren nefes darlığı olabilir. Fizik muayenede huzursuzluk veya uykuya eğilim, morarma,  titreme, havale ve soluk alıp vermenin durması, karında gerginlik gibi bulgular tespit edilir.</p>
<p><strong>Kalsiyum düzeyi düşüklüğü nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Tedavide ilk ve en önemli adım kalsiyum düzeyinin düşmesinin önlenmesidir. Bu amaçla kan kalsiyumunun düşme riski olan tüm bebekler dikkatle izlenir. Yenidoğanların yüksek fosfor içeren besinlerle beslenmesi (inek sütü gibi) önlenir. Annenin ve bebeğin yeterli D vitamini alması sağlanır.</p>
<p>Kan kalsiyumu düzeyi düşük bulunan yenidoğanların tedavisinde kalsiyum tuzları (kalsiyum glukonat, kalsiyum laktat gibi) kullanılır. Kasılma, halsizlik, havale geçirme gibi ciddi klinik bulguları olan bebeklerde kalsiyum damar yoluyla verilir. Klinik bulgular düzeldikten sonra kalsiyum tedavisi ağız yoluyla verilebilir. Tedavi sonrası bebeğin yeterli D vitamini alması sağlanır. Hastaların çoğu 72 saat içinde düzelirler. Bebekte kalsiyum düzeyi düşüklüğüne neden olan hastalıklar araştırılır, altta yatan başka hastalık varsa bu düzeltilmedikçe tedavinin başarısı sınırlı kalır.</p>
<p><strong>Dr. Füsun Okan</strong><br />
<strong>T.C. Sağlık Bakanlığı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikekibi.com/can/cocuk-hastaliklari/yeni-dogan-bebeklerde-kan-sekeri-dusuklugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
