Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva

Anasayfa > 3 aydır sebepsiz ve aralıksız mide bulantısı çekiyorum Hastalığı ve Tedavisi

3 aydır sebepsiz ve aralıksız mide bulantısı çekiyorum

Soru :

ben 3 ve mide çekiyorum, bulantım arada şiddetleniyor arada azalıyor ama hiç aralıksız devam ediyor. kanser de dahil tüm testlerim yapıldı sonuçlarda bişey çıkmıyor.psikolojik denilip bulantı hapı verildi,malesef faydası olmadı,neden kaynaklanıyor ne yapmamı önerirsiniz.

Aranan Kelimeler:

Etiketler: , , ,

03 Aralık 2010

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın

“3 aydır sebepsiz ve aralıksız mide bulantısı çekiyorum” için 3 Yorum

  1. zeynep diyor ki:

    BEN YAKLAŞIK 2 YILDIR MİDE BULANTISI ÇEKİYUM İLK ENDOSKOBİMDE BAĞIRSAKLARIMDA ENFEKSYON ÇIKMIŞTI TEDAVİ OLDUM BİRAZ İYİYDİM DAH ASONR AYİNE TEKRARLADI 2.ENDOSKOBİYE GİRDİM SAFRA REFLÜSÜ HARİCİ BİŞEY ÇIKMADI MİDE İLAÇLARIMI KULLANIYORUM AMA HALA KUSUCAK GİBİYİM YEMEK YİYEMİYORUM KİLO VERİYORUM BULANTIDAN NÖROLOJİK OLDUĞNU SOLEDİLER BİRAZDA BU KDADAR BULANTI NÖROLOJİK OLURMU NE OLUR CEVAPLAYIN YADA TEKRAR ENDOSKOBİYE GİRMELİMİYİM TESEKKÜRLER

  2. Deva diyor ki:

    bulantı tedavisi olayın şiddetine göre değişir.

    Hafif olgularda genelde herhangi bir tedavi uygulanmazken sadece basit önlemler ile olay atlatılmaya çalışılır.

    Bunlar:

    1) Bulantıyı tetikleyen sigara, yemek, parfüm kokusu gibi faktörlerden uzak durmak
    2) Öğün sayısını altıya çıkarmak, az ama sık aralıklarla yemek yemek. Midenin boş kalmasına izin vermemek
    3) Bulantı hissedildiği anda beyaz leblebi, tuzlu kraker, peksimet, kuru ekmek gibi besin madderi yemek
    4) Uyandıktan sonra yataktan kalkmadan önce kraker gibi kuru birşeyler yiyip bir süre yatakta dinlendikten sonra kalkmak
    5) Yemek aralarında yeterli sıvı almak
    6) Gün içinde zaman zaman mola vererek dinlenmek gibi basit önlemlerdir.

    papatya çayı, zencefil, nane gibi bazı bitkilerin de yakınmaları azalttığı bilinmektedir.

    Son zamanlarda bulantılar için bileklikler piyasada satılmaya başlamıştır. Bu bilekliklerin bileğin iç kısmına hafif bir basınç uygulayarak bulantıları giderdiği ileri sürülmektedir.

    Akupunkturun bir varyantı olan acupressure temeline dayanan bu bilekliklerden yarar gördüğünü ileri süren pekçok kişi olmakla birlikte bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri yoktur. Ancak bu bilekliklerin herhangi bir zararının olmadığı da göz önüne alınırsa kullanılmasında hiç bir sakınca yoktur.

    Bu dönemde 3-4 kilo kaybedilmesi çok önemli bir sorun yaratmaz. Kişi canı ne istiyorsa ve ne yiyebiliyorsa onu yemelidir. Önemli olan kusmaların az olması ve sıvı kaybı olmamasıdır.

    Bu önlemler ile yakınmaların azalmadığı olgularda ilaç tedavisi gündeme gelir.

    En sık kullanılan ilaçlar bulantı gidericiler ve antihistaminiklerdir.

    Her bulantı giderici ilaç hamilelikte kullanılmaz ancak kullanılabilen ilaçlar yıllardır denenen ve bebek üzerinde olumsuz bir etkisi saptanmayan ilaçlardır. Bazı anne adayları doktorlarının önerisine rağmen ilaç kullanmaktan çekinmektedirler. Bu son derece yanlış bir davranış şeklidir

    Kullanılan diğer ilaç grubu ise B6 ve B12 vitaminleridir.

    Ağzıdan alınan ilaç tedavisine cevap vermeyen, kişinin ağzıdan beslenemediği ve sıvı alamadığı nadir görülen şiddetli durumlarda ve %10’dan fazla kilo kaybı görülen olgularda ise hastaneye yatırılarak tedavi gündeme gelir.

    Burada amaç kişinin sıvı ve elektrolit açığını kapatmaktır. Bu amaçla damar yolu açılarak sıvı desteği sağlanır. Verilen sıvıların sodyum, potasyum ve klor gibi elektrolitlerden ve asit-baz dengesini sağlayıcı maddelerden dengeli miktarda içermesi gereklidir. Kişinin enerji gereksinimini de karşılamak amacıyla elektrolitlerin yanısıra karbonhidrat da içeren sıvılar tercih edillir.

    Sıvı içerisine genelde B6-B12 vitaminleri de eklenir. Bulantı giderici ilaçlar da kalçadan, ya da sıvı içerisinde verilir.

    Bulantı ve kusma kesilene kadar hastaya ağız yoluyla herhangi birşey verilmez. daha sonra ise diyetisyen tarafından planlanan hiperemesis dietine geçilir. Kişi ağızdan sıvı ve gıda alımını tolere ettikten sonra ise normal beslenmeye geçillir.

    Bu destekleyici tedavi ile genelde 2-3 gün içinde tablo hızla düzelir ve hasta ağızdan beslenebilecek hale gelir ve taburcu edilir. Bazı durumlarda hastanın birkaç kere bu şekilde hastanede tedavi edilmesi gerekebilir.

    Destekleyici tedaviye cevap vermeyen olgularda ise ek önlemler alınır. Hastanın loş bir odada yatırılarak ziyaret yasağı konabilir. Hatta bazı durumlarda birkaç gün süreyle eşinin bile ziyaretine izin verilmeyebilir. Ağzıdan hiçbir şekilde beslenemeyen kişilerde özel damar yolu açılarak total parenteral nutrisyon adı verilen tedavi uygulanır ve gereksinim duyulan karbonhidrat, protein ve yağ solüsyon şeklinde bu damar yolundan verilir.
    geçmiş olsun.

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva