Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva

Anasayfa > ara kanama Hastalığı ve Tedavisi

ara kanama

Soru :

merhabalar.. benim sorunum yaklaşık 10 önce adet oldum ama normalde 5 gün sürerdi ama bu sefer 3 gün oldu .. daha sonra koyu kahve akıntım olmaya başladı daha sonra ara kanamam oldu .. dr gittim bana 2 adet ilaç yazı.. transamina ve cyclo pragynova .kan tahlili ve vaj***na ultrosanla bakıldı ciddi bişey olmadığını ama adettim bittikten sonra tekrar dr gitmemi çünkü sağ yumurtalığımda küçük miyom gördüğünü söyledi .. bende korktum açıkcası şuan ilaçları kullanıyorum ve kanamam devam ediyo acil cevaplarsanız çok mutlu olurum şimdiden teşekkürler.

Aranan Kelimeler:

22 Ekim 2010

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın

“ara kanama” için 16 Yorum

  1. mavi diyor ki:

    bebeğim 15 aylık ama çok sık emiyo.dediğim gibi tam bir birleşme olmadı zaten çocuk uyanınca.hemde adetime 2 gün vardı bu günler riskli günler değil die biliyorum.birde bel fıtığım var brufen isimli ilaç kullanmıştım bunların etkisi olurmu mevsim değişikliği, yorgunluk ,sitres falan

  2. mavi diyor ki:

    hocam ben evliyim ve korunuyoruz adet günümden 2 gün önce eşimle condom kullanmadan ilişki oldu ama tam bir birleşme söz konusu değil eşim çekildikten 10 15 saniye sonra boşaldı ve benm adetlerim düzensiz bu ayda 6 gün geçti acaba mevsim değişikliğimi ve adet gününden önce olan ilşkide gebe kalınırmı bütün adet belirtilerim var çok sancım oluyo bilgilendirirsenz sevinirim.ve çok sık emzirmek adet düzenini bozarmı

    • Deva diyor ki:

      sevgili mavi geri çekme yöntemi güvenli bir yöntem değildir korunmanızı öneririm emzirmek bozmaz bebeğiniz ne kadarlık

  3. sude diyor ki:

    Hocam ben bir ay önce mirena takındım.Kanamam hiç kesilmiyor.
    Doktora gittim.Transamina verdi.Yine kesilmedi.Ne yapmam gerek?

  4. gönül diyor ki:

    bu ikinci adet döngüm olabilirmi peki, birde söylemeyi unuttum, vajinamda peçete vardı ve iç çamaşırımda vardı, bacak arama boşaldı. hamile kalma riskim varmı. çünkü peçete de benim vajinamdan gelen akıntı ile ıslaktı.

  5. gönül diyor ki:

    merhaba, geçen ay adetimi 15 şubatta oldum, diğerini 17 martta olmam gerekiyordu fakat bu ay içinde şöyle bir durum oldu, 9 martta önce kahverengi renkte sonrasında kan kırmızısı şeklinde bir kanamam oldu ve 13 martta bitti, 12 martta kanamam olduğu için eşimle sürtünmeyle ilişkiye girdim eşim daha öncesinde korunuyordu, ve ben o gün vaj***na ağzına peçete koydum. fakat şuan 24 mart oldu ve ben hala adet görmedim ve adet öncesi belirtilerim hala yok. adetlerim hep düzenliydi. hamile olma durumum varmı, birde bu ara kanama zannettiğim şey benim 2. adet döngüm olabilirmi.

  6. asuman diyor ki:

    merhabalar, benim adetim 25 şubatta bitti, sonra 9 martta yani 12 gün sonra başta koyu kahverengi sonrasında kırmızı renkte birşeyler geldi, adetlerim düzenliydi, şimdi 17 martta adet olmam gerekiyordu 4 gün gecikti, bu ara kanama adeti geciktirir mi, ya da adetimin gecikmesinin sebebi ne olabilir. teşekkür ederim.

    • Deva diyor ki:

      sevgili asuman ara kanamalar düzensizlik yapabilir bunun sebebi hormonlara bağlı olabilir muayene edip ultrasonla bakmak gerekiyor

  7. nur diyor ki:

    bu ay ilk oldu kan bir daha gelmedi but neden olur ve ne dir bi ay icinde adet gorurmuyum peki

  8. nur diyor ki:

    admerhaba benim adet I’m bittigi 19 gun de kan geldi fakat bir kez oldu bir daha da gelmedi sebebi ne olabilir very sdet olur muyum gun gelince sinirlerim cok bozuldu cevap bekliyorum very de scabs her ay boyle tekrar eder might her ay

  9. Deva diyor ki:

    Verilen ilaçları düzenli olarak kullanın miyom kaynaklı olabileceği gibi stres ilaç kullanımı gibi sebeplerden de ara kanama görülebilir. Miyomlar hakkında ayrıntılı bir yazıyı sizinle paylaşmak isterim

    Miyom, rahimin normal yapısında bulunan ve bu organın kasılmasını sağlayan düz kas dokusundan kaynağını alan iyi huylu kitleye verilen isimdir. Miyon halk arasında miyom için yanlış kullanılan kelimedir.

    Kimlerde miyom vardır?

    Her 100 kadından yaklaşık 15′inde çapı ufak veya büyük, az sayıda veya çok sayıda, belirti veren veya vermeyen miyomlara rastlamak mümkündür.

    Miyomlar sıklıkla 30-40 yaş grubu kadınlarda saptanırlar. Ergenlik çağından önce teorik olarak miyomlara rastlamak mümkün olmakla beraber bu durum enderdir. Miyomlar menopoz çağında vücutta östrojen hormonu salgısının azalmış olmasıyla birlikte gerileme gösterirler ve bu nedenle üreme çağında miyom tanısı almış kadınların çoğunda menopoza girdikten belli bir süre sonra miyomların hızla küçüldüğü ve hatta kaybolduğu gözlenir.

    Neden miyom olur?

    Neden bazı kadınlarda miyom gelişip diğerlerinde gelişmediği konusunda yapılan çalışmalar halen devam etmektedir. Siyah ırkta beyaz ırka göre miyom sıklığının 5 kat yüksek olması, aile içinde bir bireyin miyom tanısı alması durumunda (özellikle anne, kız kardeş veya abla gibi birinci derece akrabalarda) diğer bir aile bireyinde miyom görülme sıklığının artması, hastalığın kalıtsal yönünün güçlü olduğunu göstermektedir.

    Üreme çağında gelişen miyomların menopozdan sonra hızla gerilemesi de yine miyom gelişiminde östrojen hormonunun oldukça etkili bir rolü olduğunu düşündürmektedir. Gebelik döneminde artan östrojen hormonu salgısına bağlı olarak büyüme gösteren miyomların gebelikten sonra hızla küçülme eğilimi göstermesi bu görüşü doğrular niteliktedir.

    Miyomlar ne şekilde karşımıza çıkarlar ve nasıl tanımlanırlar?

    Miyomlar hemen her durumda kaynak aldıkları rahimin sınırları içerisinde yer alan oluşumlardır. Bir kadının rahiminde yanlızca bir tek miyom bulunabileceği gibi, çok fazla sayıda miyom beraberce bulunabilir.

    Miyomlar yalnızca 1 santimetre kadar küçük çapta olabilecekleri gibi çapları 30 santimetreyi geçen miyomlara da rastlamak mümkündür.

    Miyomların rahim içinde yerleştikleri bölge bu kitlelerin yarattığı etkileri ve belirtileri yakından etkiler:

    Miyomlar konum itibarıyla en sık rahim düz kas tabakasının içinde gömülü olarak yeralırlar (“intramural”=duvariçi miyomlar). Daha sonra sıklık sırasına göre rahimin dışına doğru büyüyecek şekilde (“subseröz”= rahimin dış kılıfının hemen altında), rahim iç tabakasına doğru büyüyecek şekilde (“submüköz”= rahim içini kaplayan “mukoza” tabakasının hemen altında), veya rahimin yanlarında (“intraligamenter”) bulunabilirler.
    Miyomlar ne gibi belirtiler yapar?

    Miyomlar sıklıkla belirti vermezler ve başka bir nedenle yapılan jinekolojik değerlendirmede tesadüfen saptanırlar. Belirtilere neden olan miyomların yaptığı şikayetler öncelikle rahim içinde bulundukları bölgeye, sonra da büyüklük ve sayılarına bağlıdır. “Submüköz” yer alan çok ufak bir miyom rahim iç tabakasını tahriş ederek düzensiz kanamalara yol açabilirken, “subseröz” yer alan portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir belirti vermeyebilir.

    Genel olarak, “submüköz” yer alan miyomların sıklıkla ara kanamalara neden olduğu söylenebilir. Yine bu yerleşimdeki miyomların rahim iç tabakasında etkili oldukları alan ne kadar büyük olursa, gebelikte düşüğe neden olma olasılıkları da o kadar artar.

    “İntramural” yerleşimli miyomlar ise sıklıkla adet kanamalarının uzun sürmesi şeklinde belirti verirler. Bu durum, bu miyomların rahim kasılmasınının kanamayı durdurmadaki etkinliğini azaltmasına bağlanabilir.

    “Subseröz” miyomlar ufak olduklarında sıklıkla belirti vermezler, ancak çok büyük olduklarında etraf dokularda yaptıkları basıya bağlı belirtiler verebilirler. Örnek olarak öne doğru büyüyen bir miyom idrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma şikayetlerine neden olabilir. Yine arkaya doğru büyüyen bir miyom kalınbağırsağa baskı yaparak kabızlık şikayetine neden olabilir. Fallop tüplerine bası, bir gebe kalamama nedeni olabilir.

    Miyomlarda Bozulma (“Dejenerasyon”)

    Miyomlar özellikle hızlı büyüdüklerinde kendilerini besleyen kan damarlarının yetersiz kalması sonucu dejenerasyon adı verilen yapısal değişikliklere uğrarlar. Vücutta kanla beslenmesi yetersiz olan her organda olduğu gibi bu durumun miyomlarda oluşması da ani başlayan şiddetli ağrıların hissedilmesine neden olur. Miyomların bozulmasına özellikle gebelik döneminde nispeten sık rastlanır.

    Miyomların Kanserleşmesi

    Miyomlarda kanserleşmeye çok ender rastlanır. Miyom dokularından gelişen sarkom türü kanserler oldukça kötü seyirli kanserlerdir.

    Miyom tanısı nasıl konur?

    Miyom tanısı koymak kolaydır. Miyoma özel belirtilerle doktora başvuran bir kadında yapılan jinekolojik değerlendirme (muayene ve ultrasonografi) düşük bir hata payıyla tanı koyulabilmesi için yeterlidir.

    Miyom tanısı konduktan sonra tedavi için nasıl bir yol izlenir?

    Jinekolojik muayenede miyom saptanmış olması mutlak bir ameliyat nedeni değildir ve saptanan miyomların ancak ufak bir yüzdesi için ameliyat gerekir.

    Genel olarak söylemek gerekirse kadının yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyecek kadar şiddetli belirti veren miyomlar ve kanserleşme eğilimi gösterip göstermediği konusunda emin olunamayan miyomlar için ameliyatla tedavi yolu tercih edilir.

    Menopozdan sonra ortaya çıktığı belirlenen miyomlar, kısa zamanda hızla büyüyen miyomlar, muayenede yumuşama eğilimi saptanan miyomlar ve ilk saptandıklarında çok büyük olan miyomlar için çoğu durumda ameliyat önerilir.

    Gebeliğin planlandığı dönemde saptanan miyomlarda, gebelik üzerinde olumsuz etki yapma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülüyorsa, miyom veya miyomların gebelik oluşmadan ameliyatla çıkarılmaları uygun bir yaklaşımdır.

    Belirti vermeyen ve üstte belirtilen özellikleri taşımayan miyomlarda belli aralıklarla (genellikle 6 ay aralıklarla) yapılan takip sıklıkla yeterli olmaktadır. Takip süresi içerisinde büyümeye veya belirti yapmaya başlayan miyomlarda ameliyat tekrar gündeme gelir.

    Tedavi için ne gibi seçenekler vardır?

    Miyom nedeniyle tedavi gerektiğinde tedavi yolunu belirleyici en önemli etken çocuk arzusunun devam edip etmediğidir. Ailesini tamamlamış ve çok sayıda miyomu olan kadınlarda sıklıkla önerilen tedavi şekli rahimin tümüyle alınmasıdır.

    Çocuk arzusunun devam etmesi durumunda ise rahim yerinde bırakılır ve ameliyatla miyomların çıkarılması yoluna gidilir.

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva