ayak terlemesi kilo alamama

benim ayağım sürekli terliyor.hastaneye bu şikayetle gittim bazi tetkikler istedi kan sayımım guatr a baktı idrar v.s bütün tetkikler normal çıktı bir şey yok dedi ama hala ayağım terleme yapıyor beni rahatsız ediyor.iştahsızlık problemimde var bazıları zayıf olduğum için vitaminsizlikten diyorlar çünkü yemek yemek benim için bir ızdırap sizden ricam tedavi yöntemlerini ve teşhisinizi bildirmeniz ve en kısa zamanda şu hastalıktan kurtulmak istiyorum .kilo almak da istiyorum .yaş 27 57 kiloyum ve 176 boyunda şimdiden bilgileriniz için teşekkür ederim
iyi çalışmalr

Sorunuzun Cevabı

Ayak terlemesi ve kokması oldukça rahatsız edici ve sosyal açıdan kısıtlayıcı bir durumdur. Bu şikayetler kişiyi günde birkaç çift çorap değiştirmek zorunda bırakabilir.

Ayak terlemesi ve kokması hijyen ile ilişkili değildir. Her insanın ayağı terler ancak bazı kişilerde terleme daha sık olur. Normalde kokusuz olan ter, bakteriler tarafından metabolize edilerek kokulu hale getirilir. Ter miktarı arttıkça koku da artar.

Ayak kokusu, ayaklarımıza ve ayakkabımıza yerleşip üreyen bakteriler sebebiyle ortaya çıkar. Ayakkabıyı veya ayağınızı tam olarak arındırmadan kokudan kurtulamazsınız.
Ayak kokusu, ayaklarda bulunan mantar bakteri vs gibi mikroorganizmalardan kaynaklanır.
Ayaklarda tam 250 bin terleme bezi bulunur ve ayak terlediğinde eğer hava alamıyorsa bakteriler ve mantar oluşur. Bu mikroorganizmalarda kokuya neden olur. Eğer ayaklarınızda veya tırnaklarınızda mantar varsa, ayaklar her zaman temiz tutulmalı, terlik giyilmeli ve parmak araları her zaman kurulanmalıdır.Ayrıca Tırnak mantarlarında daha uzun sürmek üzere, antimikotik(mantar öldürücü) krem,pomat ve tabletler kullanmak gerekebilir. Ayak kokusunu giderici kremler ve pudralardan faydalanılabilir.

Yazın giyilebilirse açık ayakkabı giymek, ince merserize çorapları tercih etmek, hergün mutlaka ayakları yıkadıktan sonra kurulayarak doktorunuzun vereceği pudraları, uygun pomat ve kremleri kullanmak; Aşırı termele oluyorsa buna yönelik tedaviler (galvanoterapi, botox tedavisi vs dahil) uygulamak sorununuza çözüm olabilir.

Yeni uygulanmaya başlayan ve su içine konmuş ayaklara hafif elektrik akımı vererek ter guddelerini tahribe yönelik uygulama olarak açıklayabileceğimiz galvanoterapi ile botox uygulamaları yaptırabilirsiniz.

bununla beraber ayak kokusu için çok pratik ve etkili bazı yöntemler vardır.. kısaca bunlara değinecek olursam ;
1) ayakkabınızın içine kolonya veya alkol dökün ve her tarafı ıslanacak kadar, ayağınızıda aynı kolonyayla yıkayın..
2) Eczanelerde satılan asit borik vardır. Karbonata benzer. Bunu alın ve ayakkabılarınızın içine bir miktar dökün veya bir leğene döküp su ilavesiyle eritin ve ayaklarınızı yıkayıp ovalayıp 15- 20 dakika kadar bekletin..
3) tuzla, kınayı karıştırıp ayak parmaklarınızın arasına sürüp ,bir gece bekletin.

Günlük kalori alımınız yaktığınız enerjiden azsa kilo almak mümkün değildir.Günlük kalori ihtiyacı kişiden kişiye değişmektedir: Bunda en önemli faktörler kişinin kilosu, boyu ve yaşına göre hesaplanan bazal metabolik hıza ilaveten günlük aktivitelerde harcanan enerjiye eşdeğer alınan besin miktarıdır.
Bazal metabolik hızın hesaplanması için değişik yöntemler kullanılıyorsa da burda herkesin hesaplayabileceği bir formülü örnek olarak vermek istiyorum:
BMH bayan=655 + (9.5x kilo-kg) + (1.8xboy-cm) – (4.7xyaş)
BMH erkek=660 + (13.7x kilo-kg) + (5xboy-cm) -(6.8xyaş)
Zayıf kişiler genelde kendilerine uygun kıyafet bulmakta zorlanırlar. Giysiler ya üzerlerine yakışmaz ya da üzerlerinden düşecek gibi durabilir. Uygun beden ölçüsü bulmakta zorlanabilir.
Zayıflık ciltte çabuk kırışmaya ve sarkmaya neden olabilir. Erkenden yaşlanmış bir yüz görünümü oluşabilir. Özellikle E ve C vitamini alımı azsa bu görüntünün oluşumu daha da çabuklaşabilir.
Bu kişiler çabuk yorulmaya eğilimlidir. İş verimleri düşüktür. Çoğunluğunda anemi (kansızlık) olabilir. Göz kararmaları, oturup kalkarken baş dönmesi sıktır. İshale bu kişilerde sık rastlanabilir. Zayıflık ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak adet düzensizliği görülebilir. Bu kişiler alkol ve sigarada kullanıyorsa kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskleri fazla olur.
Yeterli vitamin ve mineraller alınmadığından kişilerde sinirlilik, yorgunluk hali görülebilir. Nabız atışlarında düzensizlik, bağışıklık (direnç) sisteminde zayıflama ve buna bağlı gribal enfeksiyonlara ya da başka hastalıklara karşı yatkınlık görülür.
Aşırı zayıf olan, kilo alamayan ya da ani olarak kilo kaybeden kişilerin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmeleri gerekir. Altta yatan başka bir hastalığın varlığı araştırılmalıdır.
Ateşli hastalıklardan sonra, katabolizmanın arttığı kanser gibi hastalıklarda, verem gibi kronik hastalıklarda, barsakları tutan tüm rahatsızlıklarda, bazal metabolik hızın arttığı hipertiroidi (tiroid hormonlarının fazla çalışması) gibi durumlarda kilo alımı azalır, hızlı kilo verilebilir.
Bunların dışında vejeteryanlar hayvansal kaynaklı ürünleri yemediklerinden dengesiz bir beslenme alışkanlıkları da varsa oldukça zayıf olabilirler.
Ayrıca anorexia nervosa ve bulumia gibi yeme bozukluğuyla giden psikiyatrik hastalıklarda da aşırı zayıflık görülür. Lady Diana buna iyi bir örnektir. Bu kişiler genellikle şişmanlıktan aşırı korkan, orta ya da üst tabakadaki genç bayanlardır. Anorexia nervosada kişi kalori alımını azaltır. Bulumiada ise genellikle aşırı yemek yedikten sonra kusma ya da laksatif kullanımı vardır.
Ülkemizde ise zayıflık nedenleri arasında barsak parazitleri, dengesiz beslenme ya da yetersiz besleneme en sık rastlanılanlardır.
Eğer altta yatan bir rahatsızlık yoksa zayıflık genetik, yapısal bir özellik, aşırı aktiviteye ya da yetersiz-düzensiz beslenmeye bağlı olarak kabul edilir. Günlük enerji alımına ilaveten kişiye 1000 kalorilik ek yiyecek alımı önerilir. Öğünler sıklaştırılır. Üç ara ve üç ana öğün önerilir.Enerji alımı daha çok karbonhidratların çoğaltılmasıyla sağlanmalıdır. Yağlarda yapılan artış bulantıya bazen de ishale sebep olabilir. Diyet proteini 1.5 gram/kilo olarak ayarlanmalıdır. Çünkü bazı amino asitler serotonini arttırdığından iştahsızlığa neden olur.
Besinlerin vitamin ve mineral içeriği zengin olmalıdır. Özellikle B grubu vitaminler yoğun verilmelidir. Çünkü bu grup vitaminler iştah artışı yapmaktadırlar. Zayıflara önerilecek diyetin en önemli özelliği hacim yönünden az fakat kalorisi yüksek besinler olmalıdır.
Kişilerin akşam yatmadan bir kaç saat önce yedikleri yiyecekler kendilerine direkt kilo olarak döneceğinden gece ek bir öğün bu kişilere önerilebilir.
Kilo alamamak kilo verememek kadar problem olsada unutulmaması gereken kilonuzun sağlığınızla doğru orantılı olmasıdır.

İştahı artırmak için:

Gün içinde 5-6 kez küçük öğünler şeklinde az ve sık yemeye çalışınız.
Yemekten önce midenizi sıvı ile doldurmayın. Midede dolgunluk ve doyma hissine neden olacağı için yemekle birlikte sıvı alımı azaltılmalı ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Peynir, süt, yoğurt, yumurta, et ve sütlü tatlılar gibi proteinli yiyecekleri tercih ediniz. Yemek aralarında yüksek kalorili ve proteinli besinleri yemeye çalışınız.
Bazı kişiler tat alma dokularındaki değişiklikler nedeniyle kırmızı et yeme isteğini kaybedebilirler. Bu şekilde bir tat değişimi nedeniyle iştahsızlığınız varsa değişik soslar kullanabilirsiniz.

Tüm bunlara rağmen iştahsızlığınız devam ediyorsa ve kilo kaybediyorsanız zaman geçirmeden doktorunuza danışmalısınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>