Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva

Anasayfa > ciltte yara neden olur Hastalığı ve Tedavisi

ciltte yara neden olur

Soru :

MERHABA DOKTOR BEY BENIM RAHATSIZLIGIM 3 HAFTADIR VAR VUCUTUMDA YARALAR CIKIYOR VE HERYERIME DAGILDI HAP VE KREM KULLANDIM AMA FAYDASINI GOREMEDIM YARA CIKIYOR VE ETRAFI BEYAZ SORUMU CEVAPLARSANIZ COK MEMNUN OLURUM TESEKKKUE EDERIM [ 23 YASINDAYIM ]

Aranan Kelimeler:

Etiketler: , ,

08 Nisan 2010

Benzer yazılara bakmanızı öneririm

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın

“ciltte yara neden olur” için 2 Yorum

  1. sabahattin diyor ki:

    ensemden diz kapağına kadar vücudumun kasık bölgeleride dahil önce kaşıntı ile başlayan sivilceye benzer daha sonrası(bikaç saat içinde)sertleşen kaşıntılar mevcut.yara oluşuyor. derideki yanma ve ağrı ile ilgili acil servise gittiğimde ağrı kesici yapıldığının bir gün sonrası bu durum başladı. yardımcı olursanız sevinirim.saygılarımla.

  2. Doktor Deva diyor ki:

    Bu konu geniş bir alanı kapsamaktadır ayrıntılı bir bilgi vermek gerekirse

    Cilt insan vücudunu
    kaplayan en geniş organ olup organizmanın çevreye karşı dış duvarıdır;
    dolayısıyla bazı fonksiyonları yerine getirmekle yükümlüdür.

    Mekanik,
    kimyasal ve biyolojik etkilere karşı koruma sağlar. Su dengesini ve vücut
    sıcaklığını düzenler. Dokunma, basınç, sıcaklık ve acı gibi
    duyuları ileten bir duyu organıdır. Kızardıklarında veya sarardıklarında
    açık tenli kimselerin cildinde duyguları gözükür. Cilt aynı zamanda
    bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara (D2
    vitamini ve kolesterol sentezi) sahiptir.

    Cildin icra
    ettiği fonksiyonların çeşitliliği karmaşık yapısına yansımıştır.
    Cilt, her biri farklı bir doku yapısına sahip üç tabakadan oluşur.

    Bir araya
    gelerek cildi oluşturan üç tabaka dıştan içe doğru epidermis,
    dermis (corium) ve sub kutistir. Her tabaka bundan sonraki bölümde ayrıntılı
    olarak açıklanmaktadır.

    Yaralar
    kavramıyla iki fizyolojik yara iyileştirme yolu da açıklanmaktadır.
    Epidermis cildin en dıştaki tabakasıdır. Birkaç keratinosit tabakadan
    oluşur. Kalınlığı vücudun bölümüne, yaşa ve cinsiyete bağlı
    olarak değişir. Epidermis hücreleri dört tabakaya ayrılabilir. İçten
    dışa doğru bunlar stratum basale epidermidis (tek tabakalı), stratum
    spinosum epidermidis, stratum granulosum epidermidis (tek katlı veya çok
    katlı) ve stratum corneum epidermidis.

    Keratinositler
    epidermisin stratum basalede teşekkül eder. Süreç sırasında yapılarını
    değiştirerek üst tabakalara yayılırlar. Stratum spinosumda diken hücreleri,
    Stratum granulosumda granüler hücre ve stratum corneum da horny hücreler
    şeklinde bulunurlar. Bir keratinositin bütün tabakaları kat ederek
    cansız bir horny hücre olarak yüzeye düşmesine kadar geçen süre
    turnover olarak adlandırılır ve genellikle dört hafta kadar sürer.

    Epidermiste
    mevcut diğer hücreler arasında melanositler (pigment üreten hücreler),
    Meckel hücreleri, Langerhans hücreleri lenfositler bulunur. Dermisten
    farklı olarak epidermiste damar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan
    dermisten difüzyon yoluyla olur.

    Dermis,
    cilde elastikliğini veren lifli ve iyice damarlaşmış bir dokudur. İki
    dokudan oluşmuştur, stratum papillare ve stratum reticulare.

    İnce yüzey
    tabakası olan stratum papillare ince elastik lifler içerir ve bağ doku
    kabarcıklarıyla epidermise bağlanır. Bu kabarcıklar yoğun bir kılcal
    damar ağıyla çevrelenmiş olup, epidermise kan gitmesini sağlarlar.
    Stratum papillare aynı zamanda histositler, fibroblastlar, meme hücreleri
    ve bağışıklık hücreleri, serbest sinir uçları ile dokunma ve basınç
    algılayıcıları gibi hareketli bağ doku hücreleri bakımından da
    zengindir.

    Cildin
    Anatomisi

    Epidermisin
    yapısı

    • stratum
      corneum
    • stratum
      granulosum
    • stratum
      spinosum
    • stratum
      basale

    Fonksiyonu

    • vücudu
      dış çevreden korur

    Ana hücre
    tipleri

    • keratinositler
    • ömrü:
      yaklaşık dört hafta

    Dermisin
    yapısı


    Damarlı ve lifli doku iki tabakadan oluşur:

    • stratum
      papillare
    • stratum
      reticulare

    Fonksiyonu

    • epidermisi
      difüzyonla besler
    • cilde
      elastikliğini verir
    • sıcaklığı
      ve kan basıncını düzenler.

    Bağlantıları

    • ter
      bezleri
    • kıllar
    • yağ
      bezleri

    Alttaki geniş
    stratum reticulare esas olarak vücut yüzeyine paralel uzanan kalın
    kollajen lif demetleri ve elastik liflerden ibaret bir ağ yapısı oluşturur.
    Ter bezleri, kıl bezcikleri ve yağ bezleri gibi epitel uzantılarının
    kökleri buradadır. Subcutise bitişik olan dermis ana fonksiyonları vücut
    sıcaklığı ile kan basıncını düzenlemek olan küçük ilâ orta boy
    damarların oluşturduğu bir ağ yapısını içerir. Subcutis dermisin
    altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır yoktur.

    Subcutis
    yapısı

    • yağ
      doku
    • bağ
      doku

    Fonksiyonu

    • taşıyıcı
      ve bağlayıcı tabaka
    • ısı
      ayarlama
    • mekanik
      tampon

    Subcutis
    dermisin altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır
    yoktur. Subcutis fasyanın başladığı yerde biter.

    Subcutis, içinden
    kan damarları, sinirler ve lenf damarlarının geçtiği bağ doku
    perdelerinin birbirine bağladığı yağ doku lobüllerinden oluşur.
    Subcutis cildi matrixle irtibatlandıran taşıyıcı ve bağlayıcı bir
    tabakadır. Enerji deposu ve mekanik tampon görevi yapar ve vücudu sıcaklık
    dalgalanmalarından korur. Subcutis yapısı cinsiyete, vücudun hangi bölümünde
    bulunduğuna, yaşa, besleme durumuna ve diğer bazı faktörlere göre
    farklılık gösterir.

    Yara, normal
    fonksiyonlarını kesintiye uğratacak tarzda bir dokunun yaralanması
    veya tahrip olmasıdır. Organizmanın doğal tepkisi yaraları mümkün
    olduğunca kısa sürede kapatmak ve yapıların normal sürekliliğini
    geri getirmektir. Bu süreç yara iyileşmesi olarak adlandırılır. Yara
    iyileşmesi tüm dokularda aynı biyolojik ve biyokimyasal prensipleri
    takip eder. Yara iyileşmesi, yaranın şiddet ve durumuna bağlı olarak
    birincil ve ikincil olmak üzere iki tipte olabilir. Birincil yara iyileşmesi
    yara iyileşmesinin optimum çeşididir. Birincil yara iyileşmesinin
    meydana gelebilmesi için yaranın kenarları düzgün ve aynı hizada
    bulunmalı, yara temiz ve iyi pansuman yapılmış olmalıdır. Birincil
    yara iyileşmesi, hissedilir hiçbir yangı olmadan yaranın dört – altı
    günde süratli ve karmaşıklaşmamış kapanmasıyla sonuçlanır. Çok
    az kabuk bağlama meydana gelir ve yapı ile fonksiyon büyük oranda eski
    haline döner.

    Doku kaybı,
    hizası bozuk yara kenarları, enfeksiyon veya kan beslemesinde
    yetersizlik varsa, ikincil yara iyileşmesi meydana gelir. İkincil yara
    iyileşmesi bir haftadan uzun süren ve genellikle iki – üç haftayı geçmeyen
    gecikmeli bir iyileşme süreciyle tanınır.

    İkincil
    yara iyileşmesi değişmez olarak fonksiyon görmeyen büyük bir kabuğun
    teşekkülüyle sonuçlanır.

    Yara
    iyileşmesi tipleri

    Tanım

    • fonksiyon
      kaybı eşliğinde doku yırtılması veya tahribi

    Yara
    iyileşmesi tipleri

    • birincil
      ve ikincil yara iyileşmesi

    Birincil
    yara iyileşmesi

    • optimum
      iyileşme
    • dört
      ile altı günde iyileşme
    • karmaşıklaşma
      yok
    • kabuk
      bağlama çok az veya hiç yok, fonksiyon kaybı hiç yok

    İkincil
    yara iyileşmesi

    • karmaşıklaşma
      dolayısıyla geç iyileşme
    • kayda
      değer kabuk bağlama

    iki
    ilâ üç haftada iyileşme

    Tedavi
    Yolları

    Yara
    temizleme geç iyileşen yara yönetiminde yaygın olarak uygulanır. Bazı
    enzimsel, mikrop kırıcı, fiziki ve cerrahi temizleme teknikleri kullanılabilir.
    Bunlar gelecek bölümde açıklanmaktadır.

    Bir yara
    temizlenirken hijyenik çalışma şartlarının muhafazası, pansuman karışıklıklarının
    önlenmesi ve yaranın kurumasının durdurulması önemlidir.

    Enzim
    preperatları yara temizliğinin temel dayanaklarından biridir. Enzimler,
    exudatif fazda nekrotik malzemeyi ve kabuğu seçici olarak parçalayarak
    fizyolojik yara temizliğine takviyede bulunurlar. Bu da yeni dokunun
    (granülasyon ve epitelleşme) üretilmesini hızlandırır. Enzimle
    temizlemenin önemli avantajlarından biri sağlıklı doku el değmeden
    kalırken nekrotik dokunun ayrılmasıdır.

    Doğal
    kollajen en önemli insan bağ dokusu proteinidir ve öyle olunca cildin
    önemli bir yapısal elemanıdır. İnsan kollajeni, doku tipine göre
    farklı biçimde düzenlenmiş paralel tropokollajen moleküllerden ibaret
    örgüye benzer fibrillerden meydana gelir.

    Kollajenin
    temel bileşeni olan tropokollajen helixel olarak birbirlerine sarılmış
    polipeptit zincirlerinin üçlü helixinden yapılmıştır.

    Her
    polipeptit esas olarak amino asitler, glisin, hidroksiprolin ve prolinden
    meydana gelir. Bu bileşenler glisinle başlayan üçlü spiral oluşturur.

    Kollajenaz
    kollajeni parçalayabilen tek enzimdir. Yara iyileşmesinin exudatif
    safhasında, yer değiştiren fibroblastlar, keratinositler, makrofajlar
    ve granülositler tarafından yaranın içine endojen kollajenazlar salınır.
    Kollajenaz kollajen liflerini daha sonra proteazlar tarafından daha da
    parçalanabilen dörtte bir ve dörtte üçlük parçalara ayırır. Böylece
    ortaya çıkan çok küçük kollajen parçalanma ürünleri granülosit
    ve makrofajların yer değiştirmesi için kemotatik çekici olarak
    hareket ederler. Granülosit ve makrofajlar nekrotik malzemeyi fagositoza
    tâbi tutarak yara temizleme sürecine devam ederler. Makrofajlar aynı
    zamanda granülasyonu hızlandıran (proliferatif faz) kollajenazlar ve
    biyolojik bakımdan aktif maddeler de salgılar. Yeni granülasyon dokusu
    teşkil edildiğinde, yeni dokuda fazla hücre çoğalmasını önlemek için,
    kollajen aktifliği azaltılır. Geç iyileşen yaralarda, bir endojen
    kollajenaz ek-sikliği vardır. Bu da, kollajen lifleriyle yaranın taba-nına
    bağlanan nekrotik dokunun yeterince parçalanamaması demektir.

    Endojen
    kollajenaz aktifliğini artırıp iyileşmeyi hızlandırdığından,
    yaraları geç iyileşen hastalarda bakteriyel kollajenaz preperatlarının
    kullanılması özellikle tavsiye edilmektedir.

    Geç iyileşen
    bütün yaralara bakteriler koloni kurar. Ancak, bu tedavi gerektiren bir
    enfeksiyonun varlığını göstermez. Bu nedenle, antibiyotikler ancak
    milimetreküp başına 105’ten çok koloni teşkil eden birim kültürü
    gelişmişse ve bitişik dokunun süzmesi nedeniyle kızarıklık ve acı,
    yaradan su ve püy sızıntısı veya ateş gibi sistemsel belirtiler
    varsa kullanılmalıdır.

    Yara
    enfeksiyonuna neden olan en yaygın patojenlerden bazıları Escherichia
    coli, Pseudomonas aeruginosa ve streptococ’dur.

    Antibiyotikler
    sistemik veya lokal olarak kullanılabilir. Antibiotiklerin lokal kullanımı
    bazı nedenlerden dolayı problemlere yol açabilir. Onların kullanılması
    patojenlerin daha dirençli olmasına yol açabilir veya dokunma
    alerjilerini ortaya çıkarabilir. Buna ek olarak, yara iyileşmesi sürecine
    zarar vermeden yeterli ilaç seviyelerinin elde edilmesi zordur. Lokal
    tedavinin bir avantajıysa, ilacın kan dolaşımı içine asgari emilmesi
    nedeniyle neredeyse sistemik yan etkisinin bulunmayışıdır.

    Hassasiyet
    riski yüzünden, lokal tedavi için antibiyotikler yerine antiseptikler
    kullanılabilir.

    Bununla
    birlikte, antiseptik kullanılırken etki yelpazelerinin sınırlı olduğu,
    hassasiyete yol açabildikleri-antibiyotiklerden az olsa bile-uygulandıklarında
    acıya yol açabilecekleri ve yara iyileşmesi sürecine büyük zarar
    verebileceklerinin unutulmaması önemlidir.

    Nekrotik
    dokunun ayrılıp yaranın temizlenmesini sağlamak için fiziksel
    tedbirlere başvurulabilir. Bu tedbirlerden bir tanesi, ıslak sargı
    uygulanmasıdır. Kullanılacak en iyi çözüm, yaradaki elektrolit
    dengesini altüst etmediğinden yara iyileşmesi sürecine zarar vermeyen
    Ringerle yıkanmasıdır. Koloni teşkil eden birimlerin sayısını
    azaltmak üzere denenip test edilen tedbirler arasında H2O2 ile yıkama
    ve UV-C ışığıyla ışınıma maruz bırakma bulunmaktadır.

    Cerrahi
    temizleme geç iyileşen yaralar halinde bir başka alternatiftir. Cerrahi
    yoldan, yabancı cisim dokusu, nekrozlar, kabuk ve kötü pansuman yapılmış
    doku etkin biçimde çıkarılıp yaranın kenarları kolayca
    temizlenebilir. Enfeksiyona uğrayan bölgeler kesilip çıkarılabilir ve
    salgıların uzaklaştırılması için çıkışlar bırakılabilir.
    Bununla birlikte cerrahiyle, taze granülasyon dokusunu zedeleme riskinden
    bahsetmesek bile, yüksek enfeksiyon, kanama ve acı riskiyle ilişkilidir.
    Bu nedenle, cerrahi temizleme ancak doğru eğitim verilmiş personel
    tarafından yapılmalıdır.

    Enzim
    tedavisi

    Enzim
    tedavisinin fonksiyonu

    • yara
      temizliğinin takviyesi
    • granülasyon
      ve epitelleşmenin hızlandırılması

    Kollajenin
    fonksiyonu ve yapısı

    • en
      önemli fizyolojik doku proteini
    • üçlü
      polipeptit zinciri bir topokollajen molekülü oluşturur.
    • üçlü
      tropokollajen molekülleri fibril oluşturur
    • fibriller
      birbirine bağlanarak kollajeni teşkil eder.

    Enzim
    tedavisi

    Polipeptit
    zincirlerinin bileşimi

    • prolin
    • glisin
    • hidroksiprolin

    Endojen
    kollajenazın fonksiyonu

    • kollajeni
      parçalar
    • granülosit
      ve makrofajları çekerek yarayı temizler
    • makrofajlar
      vasıtasıyla biyolojik bakımdan aktif maddeler salgılayarak granülasyon
      dokusu üretimini hızlandırır

    Bakteriyel
    kollajenazın fonksiyonu

    • geç
      iyileşen yaralarda endojen kollajenaz aktifliğini artırır

    Antibiyotikle
    tedavi

    Antibiyotiklerin
    kullanımı

    • enfeksiyona
      dair klinik belirtiler varsa
    • milimetreküp
      başına 105’ten çok koloni teşkil eden birim kültürü gelişmişse

    Antiseptiklerin
    kullanımı

    • lokal
      antibiyotiklerin yerine

    Fizik
    tedavi/cerrahi

    Fizik ve
    cerrahi tedavinin fonksiyonu

    • yara
      temizleme
    • nekrotik
      malzemenin daha etkin biçimde çıkarılması

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva