Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva

Anasayfa > Fmf hastalığı şüpesi ve belirtileri Hastalığı ve Tedavisi

Fmf hastalığı şüpesi ve belirtileri

Soru :

15 gündür düzenli olarak tekrarlayan karın ve göğüs ağrılarım var. ve bunlara çok yüksek olmasa da ateş eşlik ediyor. ve kesilmeyen bir ishal. bir kaç tane dr a gittim ve hepsi de fmf den şüphelendiler. beyaz kürem 13.6 çıkıyor. gen testi de yaptırdım fakat sonucum henüz çıkmadı. her gün fmf nöbetlerine benzer nöbetler geçiriyorum ve hastaneye kaldırıyorlar. serum ve iğne ile kendıme gelebılıyoorum. hıc bır dr ılac yazmıyor :s sizce ben fmf miyim ? yardımcı olur ısenız sevınırım..
yaşım 24.

Aranan Kelimeler:

Etiketler: , ,

15 Nisan 2010

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın

“Fmf hastalığı şüpesi ve belirtileri” için 15 Yorum

  1. arzutok diyor ki:

    Merhaba, fmf taşıyıcısı olduğumu söyledi doktorum , yalnız atak geçirdiğim gibi de kontrole kesinlikle gitmeliymişim, bu işte bir tezatlık var ama anlayamadım. Her ay ağrı içinde kıvranmak, kolsişine olumlu yanıt vermek te neyin nesi?
    İşyerindeyim sandalet giydim ama ayaklarım şişti, ağrı da geliyor, bilmiyorum ki ne oluyor ? Ben nasıl taşıyıcıyım?
    Ve nasıl bir ayakkabı kullanmalıyım ?

  2. Gulcan fransadan diyor ki:

    Evet Ibrahim kardesim bende 30 senedir cekmiyorum ataklari isitma ben de cok oluyor krizlerin yogun oldugu zaman cok titreme geciriyorum kendimi kontrol edemiyorum

  3. feyza diyor ki:

    Ben m694v E148q hastasıyım . kız kardeşim aynı çift mutasyona sahip . babam ise m694v mutasyonuna sahip en büyük şikayeti vaskülit PAN bizim için önerebileceğiniz prof tüm türkiye genelinde acil damar ameliyatı olması gerek gittiğimiz proflar ameliyatının çok riskli ve iyi olma ihtimalinin düşük olduğunu ne yazıkki söylediler.

  4. dilek diyor ki:

    benim 7 yaşındaki oğluma 3 yıl önce fmf tanısı koyuldu.diz ve ayak bilekleri şişmesi şikayetile gittik. halası taşıyıcı onun ogluda hasta benim oglumu ben ankarayada gönderdim ordaki testlerde hasta değil taşıyıcı olabileceğini söylediler benim size sorum hastasıyla taşıyıcı arasındaki fark taşıyıcılarda düzenli kolşin kullanmalılar mı cevap verirseniz çok sevinirim çok teşekkür ederim biz ilacımızı düzenli kullanmıyoruz

  5. ayşen diyor ki:

    kardeşim fmf hastası ve 62 kilodan 43 kiloya kadar düştü her hafta ataklar yüzünden mahvoldu gitmediğimiz profesör kalmadı ama biz çareyi yazacağım bitkilerde bulduk 13 aydır atağı olmadı hiç ve kolsişın ı da bıraktı.kaybedecek bişeyiniz yok evde yapıp deneyin derim.1 su bardağı keten tohumu(öğütülmüş olacak ama),1 çay bardağı öğütülmüş damla sakızı,1 kavanoz andız pekmezi(ortalama 800 gr),yarım çay bardağı toz zencefil,yarım çay bardağı kına kına bitkisi(bildiğimiz ele yakılan kına değil.kabuk tarçın a benziyor.ağaç kabuğu gibi birşey)1.5 çay bardağı zeytin yağ. bu malzemeleri macun kıvamına gelecek şekilde hepsini karıştırın.günde 2 veya 3 defa yemekten yarım saat önce 1 tatlı kaşığı dolusu yenilecek. 3 veya 5 ay kullanın.gerekirse devam da edin doğal bir bal gibi zaten…

  6. ÖZLEM diyor ki:

    herkeze merhaba
    ben yaklaşık 8 yıldır bu illet hastalıkla mücadele etmeye çalışıyorum fakat hiç bir çabam olumlu sonuç vermedi henüz. netten takip etmeye çalışıyorum acaba daha değişik bir ilaç çıktımı yada bu hastalıkla mücadele eden insanlar nasıl yaşıyolar neler yapıyorlar en azından kendileri bi çare bulabilmişmi diye ama malesef hala bişey yokk buda beni çok üzüyor. her hastaneye gittiğimde malesef tam teşhiş koyamadılar bu hastalık yüzünden ve bir gece saat 12 de acilen ameliyata alındım ertesi gün doktorun tek açıklaması apandisti patlamak üzereydi aldık oldu ve üç gün hastanede yattım 7 tane de dikişim vardı nasıl oluyorsa artık başka bir atakta yine hastaneye gittim yine aynı doktor nöbetçi beni tanımadı tabi ama ben tanıdım hemen ameliyat dedi eşim yanımdaydı geçen sefer apandistini siz aldınız bu sefer neresini alacaksınız dedi adam dondu kaldı hemen uzman dr. falan çağırdı artık gelen genel cerrahi doktoruda acılar içinde kıvrandığımı görünce dayanamayıp bu böle olmayacak ameliyata alacaz bu hastayı göğüs bölgesini aşağıya kadar tamamen açacaz ve bakacaz içinde ne var diye dedi düşünsenize adam beni kesecek biçecek atacak köşeye artıkım ne yaparsan yap diye eşim izin vermedi tabiki olmadım ameliyat ve o gece eşimin isyanı , hastaneyi birbirine katması ve sinirli ısrarı sonucunda ne olduğunu öğrendik hastalığımın ve tek bir ilaca bağlı yaşayacağımı öğrendim.yani demem o ki yapacak fazlada bişey yok çekeceğiz bunu böle allah daha beter hastalıklardan korusun hepimizi herkeze ataksız sağlıklı günler dilerim. kendinize iyi bakın…..

  7. gülgün diyor ki:

    Merhaba bu kez atak geçirdiğimde intihar etmeyi düşünecek, ölmeyi isteyecek kadar çok kötü bir atak geçirdim.Ataklarımda sıtma çok fazla olmaktadır.Ancak okuduğum kadarıyla atak belirtilerinde sıtma yazmıyor.Acaba hastalığım dismenora olabilir mi?Boşboşuna mı FMF tedavisi görüyorum.Hastalığım esnasında karşılaştıklarım:şiddetli sıtma,aşırı derecede istifra, öğürme ,karın ağrısı, ateş (çoğu zaman yok).acaba gerçekten FMF miyim dismenorayada benziyor.son 6 aydır adet döneminn ilkgünü atak geçiriyorum.

  8. ibrahim diyor ki:

    merhaba yaklaşık 2 ay önce bacak ağrıları nedeniyle doktora gittim. fmf olabileceği düşünülerek gen tahlili istendi.
    sonuçlar şöyle: E148Q/normal
    ayrıca normal kan tahlilimde RF değerim122 olarak çıktı. yaşım 40 yaklaşık 20 yıldır ağrı çekiyorum . yaklaşık 4-5 yıl önce fibromiyalji olduğum söylendi. belirtiler kol ve bacak ağrıları, nefes darlığı, karın ağrısı, halsizlik
    bilgilendirirseniz minnettar olurum
    teşekkür ederim

  9. burak diyor ki:

    Ben FmF hastasıyım bana önere bileceğiniz uzman bir doktor varmı acaba???

  10. ayşee diyor ki:

    bende fmf hastasıyım 22 yaşındayım hastalığımı 2008 de gen tahliliyle öğrendim. bu konunun  gerçekten uzmanı var mı? düzenli ilaç kullanıyorum.günlük bi doz yeterli mi.ayrıca sol böbrek toplayıcı sisteminde renal perviste grade 1-2 ektazi izlendi(üreteral kalkül pasajı)bu fmf in yaptığı birşey olabilir mi. ciddi bir problem mi ne yapmam gerek. sadece bir kez şiddetli bi atatk geçirdim ve hastalığımı öğrenmemi sağladı. aydınlatırsanız sewinirim.

  11. AYŞE diyor ki:

    MERHABA  BENİM SOL ALTGÖĞSÜMDE KABURGAMIN ALTINDA BICAK BATIRMIS GİBİ AGRILARIM VAR.O AGRI GELİNCE NEFES TE ALAMIYORUM.SIRTIMA VURYOR AGRIİVE COK SIK İSHAL OLYORUM.İSHALİMİN NEDENİNİDE BU AĞRININ NEDENİNİDE YILLARDAN BERİ KİMSE BULAMADI.1HAFTADAN BERİDE AYAK BİLEKLERİM ŞİŞ VE ZONKLUYOR.ANNEMLE BABAM KUZEN COCUKARI.BENDE İSKENDERUNLUYUM.KARIN AGRILARIM OLYOR AMA İSHAL TEDAVİSİ VERP GONDERİYORLAR.AMA İSHALLİM SÜREKLİ HİÇ GECMİYOR.KOLONOSKOPİDEDE DIŞKI TAHLİLİNDE DE BİŞEY CIKMADI.AMA BEN EN COK O BATAN KABURGA AGRISINDAN ŞİKAYETÇİYİM. BİDE ONEMLİMİ BİLMİYORUM AMA EN SON YAPTIRDIGIM TİT TAHLİLİNDE PROEİN POZİTİF CIKTI.SİZCE BEN FMF MİYİM ?ŞİMDİDEN TESEKKÜR EDRİM.

  12. Doktor Deva diyor ki:

    SEvgili selin farklı hastanelerde farklı doktorlarla görüşebilirsiniz bu durumda size uzaktan yardım etmem zor o yüzden sizin bulunduğunuz şehirde tedaviye devam etmelisiniz

  13. selin diyor ki:

    selam ben 21 yıldır fmf hastasıyım son 6 aydır nöbetlerim çok artı karın agrısı, kaburga kemiğimde,gögsümde,el ve ayaklarımda şişkinlik kızarıklar olmaya başladı ağrılı birşekiilde .Haftada’da 3 kez nöbetim tutuyor kendi doktorumun tahini çıktığı için artık gidemiyorum ona başka doktorlara gittim tahlil yapıyolar böbreklerimden ultrason çekip yolluyolar ilacı içmelisin vs dediler ben zaten  günde 6 tane alıyorum kolsisin  tedawi görmek we araştırılmasını istiyorum gerekirse hastaneyede yatarımm okadar kötü durumdayım bana yardımcı olursanız çok sewinirim

  14. Doktor Deva diyor ki:

    Belirtiler onu gösteriyor ama gen testi çıkmadan kesin olarak birşey söylemek zor o yüzden beklemek lazım size bu konuda ayrıntılı bir yazıyı sunmak istiyorum

    FMF ( Ailevi Akdeniz Ateşi ) genellikle Akdeniz ülkeleri halklarında (daha çok Türk, Arab, İspanya kökenli Sefardik Yahudilerde ve Ermenilerde) görülen, tekrarlayan akut ateş ve seröz zarların iltihabı ile karakterize, otozomal resesif geçişli, genetik (kalıtımsal) bir hastalıktır. Sebebi bilinmemektedir.

    Hastalığın birbirinden bağımsız iki ayrı klinik tablosu vardır:

    1-Ani başlayan ve kısa süreli karın, göğüs veya eklemlerde ağrı ile birlikte yüksek ateş olması,

    2-Genç yaşta bile böbrek yetmezliğine neden olabilen böbrek amiloidozu.

    Hastaların bir kısmında artrit bulguları gözlenmekle beraber, karın ağrısı en belirgin klinik bulgudur. Vaskülit (damar iltihabı) ve amiloidoz hastalığın dikkat edilmesi gereken yönleridir. Amiloidoz; böbrek yetmezliğine yol açabilmesi nedeniyle, en önemli komplikasyondur.

    Belirtiler genç yaşta (20 yaşından önce) ortaya çıkar; hastalığın başlaması hastaların yarısında 10 yaşından öncedir. Toplumumuzda her 1000 kişiden 1 ila 3’ü FMF hastasıdır. Hastalığın görülme sıklığı bölgeden bölgeye değişir. En son araştırmalara göre Pyrin geninin mutasyonunun FMF’e yol açtığı saptansa da hastalığın gerçek nedeni hala bilinmemektedir.

    Olguların %95’inde görülen periton tutuluşu; şiddetli karın ağrısı ile birlikte distansiyon, rijidite, rebound, barsak seslerinde azalma, bulantı, kusma ve lökositoz gibi akut batında görülen bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle FMF krizi doktorlar tarafından (apandisit vb) akut batın zannedilebilir. Bu bulgular hastada birden fazla laparotomi (akut batında teşhis amacıyla karın içinin araştırılması işlemi) yapılmasına neden olur. Karın ağrısı ile birlikte nöbetler süresince (özellikle çocuklarda) kabızlık vardır.

    Eklem ağrısı %50-60, göğüs ağrısı %20-40 olguda görülmesi bakımından karın ağrısı ile birlikte bu hastalıktaki en sık bulgulardır. Bunların tümü beraber olabileceği gibi tek tek de görülebilir. Göğüs ağrısı ve eklem ağrısının ortak özelliği tek taraflı olmasıdır. Göğüs ağrısı göğüsün önünde, arkasında (sırtta) veya yanında olabilir. Ağrıdan dolayı hasta rahat nefes alamayabilir. Eklem ağrısı ise genelde ayak bileği ya da dizde olur. Ağrı ile birlikte bazen eklemde şişlik ve (erizipel benzeri eritem denen FMF’e özgü) kırmızı döküntüler de olabilir. Eklem tutulumu karın vb. diğer tür tutulumlardan daha uzun sürer, fakat bir haftada iyileşir. Vaskülite bağlı olarak da kanama gibi GİS belirtileri oluşabilir. Nadir görülen bulgular arasında bacak ağrıları, perikardit (kalp dış zarı iltihabı), myozit (kas iltihabı), menenjit (beyin zarı iltihabı), orşit (testis iltihabı) da yer alır. Eklem bulguları (artrit), myozit ve orşit genelde çocuklukta görülür, yaş büyüdükçe giderek bu bulgular daha az görülür. FMF’li çocuklarda Henoch Schönlein Purpurası (HSP) ve Poliarteritis Nodosa (PAN) damar iltihabı ile karakterize vs hastalıkların sık görülmesi de dikkat çekicidir. Bu hastalıkların FMF ile ilişkili olduğuna dair bilimsel veriler vardır.

    FMF’de bulgular 1 ila 4 gün içinde geriler ve kaybolur. Profilaktik (koruyucu) kolşisin tedavisi ile bu tip olguların çoğunda remisyon (iyilik hali) sağlanır.

    Hastalıkta tanı koydurucu 4 major (ana) kriterin yanısıra 5 minor (yardımcı) kriter ve tanıyı destekleyici kriterler vardır. Tanı için ; en az bir major kriterin yanısıra ikiden fazla minor kriter, veya bir minor kriterin yanısıra ikiden fazla destekleyici kriter, veya bir minor kriterin yanısıra aşağıda sayılan destekleyici kriterden ilk beşinden en az dördünün mevcudiyeti gereklidir.

    - Major (ana) kriterler :

    Tekrarlayan ataklarda :

    1- Jeneralize peritonit (yaygın karın zarı iltihabı)

    2- Tek taraflı pleurit (göğüs zarı iltihabı) veya perikardit (kalp dış zarı iltihabı)

    3- Monoartrit (Tek bir eklemin iltihaplanması) (Diz, kalça veya ayak bileği eklemlerinden biri)

    4- Sadece yüksek ateş olması

    - Minör (yardımcı) kriterler :

    1- Karın tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar

    2- Göğüs tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar

    3- Eklem tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar

    4- Hareketle artan bacak ağrısı

    5- Kolşisin tedavisine olumlu yanıt

    - Tanıyı destekleyici kriterler :

    1- Ailede FMF hastalığının olması

    2- Ailenin Akdeniz ırkından olması (hangi ülkede yaşarsa yaşasın)

    3- Hastalığın başlangıç yaşının 20’den küçük olması

    4- Atakların tipik olması ve özellikleri

    5- Hastanın ataklar esnasında istirahate ihtiyaç duyması

    6- Ataklar arasında semptomsuz dönemlerin olmas

    7- Enflamasyonu gösteren bazı laboratuvar verilerinin olması;Lökositoz, sedimantasyon hızının artışı, serum Amiloid A ve fibrinojen değerlerindeki artışlar.

    8- Dönem dönem proteinüri (idrarda protein çıkması) ve hematüri (idrarda kan çıkması) olması

    9- Laparatomi ve appendektomiden bir sonuç elde edilememiş olması

    10-Hastanın anne-babasının akraba evliliği yapmış olması.

    FMF tanısı klinik bulgular, ailede bu hastalığın varlığı öyküsü, muayene ve (özellikle atak esnasında yapılan) laboratuvar incelemeleri ile konur. Kolşisin tedavisine olumlu yanıt da tanıda önemli yer tutar.

    FMF tanısı için hastadan alınan kan ile yapılan “gen testi” yapılmaktadır. Bu test ile hastalık büyük oranda teşhis edilebilmektedir. Türkiye’de bazı merkezlerde yapılabilen bu testte MEFV (akdeniz ateşi) geninde mutasyon olup olmadığı incelenmektedir. Testin sonucu 3-4 haftada alınmaktadır. MEFV geni, 781 aminoasitten oluşan ve iltihabın sınırlandırılmasında rol oynayan pyrin (marenostrin) proteinini kodlar. FMF hastalığında bu gende 3 adet mutasyon meydana gelmektedir. MEFV geninde mutasyon olmuşsa bu sınırlandırma düzgün yapılamaz ve FMF gelişir. Gen testi ile bu mutasyonlar saptanmaktadır. Hastalığa ait değişik klinik bulgular, farklı mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. Hastalıkta rol oynayan diğer genler ve mutasyonlarla ilgili araştırmalar sürmektedir. FMF bulunan bazı olgularda henüz genetik mutasyon oluşmamış olduğu için bu test (hastalık bulunmasına rağmen) negatif çıkar. Lakin bu durum hastalık bulunmadığı anlamına gelmez. Bu nedenledir ki gen testi pozitif çıkarsa FMF’in varlığının ortaya konması açısından anlamlıdır, fakat testin negatif çıkması ’FMF yoktur’ anlamına gelmez.

    Ana-babadan alınan kan ile yapılacak genetik incelemenin ise (bazı istisnai durumlar haricinde) tanı koymadaki değeri sınırlıdır ve pek bir önemi yoktur çünkü hastaların % 80 ’inde hastanın kendi geninde mutasyon (değişiklik) olmakta ve ana-babasından aldığı gen değişmektedir.

    Amiloidoz daha çok hiç tedavi görmemiş ve hastalığı erken yaşta başlamış FMF hastalarında görülür. Amiloid; böbrek, barsak, deri, kalp gibi bazı doku ve organlarda patolojik olarak depolanan bir tür proteindir. Depolanmasına ise amiloidoz denir; bu durum özellikle böbreklerde ilerleyici fonksiyon kaybına neden olur. Amiloidoz sadece FMF’de görülmez; romatoid artrit, juvenil kronik artrit ve tüberküloz gibi bazı kronik iltihabi hastalıklar tedavi edilmediğinde de görülebilir. FMF’de amiloidoz için tanı, biyopsi ile barsaklarda ya da böbrekte amiloid maddesi saptanarak konur. Basit bir işlem olan ve barsakların son kısmından alınan küçük bir parçanın incelenerek burada amiloid birikiminin olup olmadığı saptanan rektal biyopsi sayesinde amiloidoz tanısı konabilir. Bu mümkün olmaz ise veya tanıyı teyid etmek için başka bir metod gerekirse böbrek biyopsisi yapılır. Hastalığın erken devresinde yapılacak basit bir idrar tahliliyle idrarda protein çıkışı saptanarak, amiloidoz FMF’in erken döneminde de teşhis edilebilir.

    Bu hastalığın profilaktik tedavisinde Kolşisin (Colchicin) kullanılır. Bu ilacın dozu günde 1-2 mg dır ve sürekli kullanılmalıdır. İlaç FMF için tartışmasız yararlıdır; (sürekli kullanımı halinde) hastaların çoğunda atak oluşmasını , hemen hemen tüm hastalarda da amiloidozun başlamasını önler. Ne var ki böbrek şikayeti olmayan hastalarda ve kolşisin kullanmaya başlamadan önce amiloidoz gelişmiş olan FMF’li hastalarda da amiloidozun görülmesi istisnai bir durumdur. FMF tedavisinde şu nokta çok önemlidir ki; atak esnasında kolşisin dozlarının artırılmasının atak süresini ve şiddetini azaltıcı hiçbir etkisi yoktur. Zira koruyucu bir tedavi olan bu tedavide amaç, atakların gelmesini ve amiloidoz gibi komplikasyonların oluşmasını önlemektir.

    Kolşisin’in atakların ve amiloidozun oluşumunu nasıl önlediği bilinmemektedir. Fakat şu gerçek bilinmektedir ki; kolşisin kullanmasına rağmen sık atak geçiren fakat amiloidozun duraklatıldığı hastalarda, ilacın FMF ataklarını önlemedeki etkisi ile (amiloidozda böbrekte anormal olarak biriken madde olan) amiloid yapımını durdurucu etkisi arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Profilaktik Kolşisin tedavisi FMF hastaları için en güvenli ve uygun seçenektir. Diğer başka tedavilerle ilgili çalışmalar sürmektedir ancak kolşisin dışında başka bir ilacın FMF’de kullanımının etkinliği ve güvenilirliği ispat edilmemiştir. FMF’e bağlı gelişen amiloidoz tedavisinde ise interferon vb tedaviler uygulanır.

    Kolşisin kullanımına bağlı yan etki nadirdir. Bunlar içinde en sık görüleni ishaldir. İshal özellikle çocuklarda görülebilir; doktora gidip kontrol olmak, gerekirse doz ayarlanması ishalin kesilmesi için yeterli olacaktır. Kolşisin ve diğer metabolitleri böbrekler ve karaciğer yoluyla atılırlar. Eliminasyon yarı ömrü ise 20-40 saat arasında değişir. Bu süre zarfında karaciğer enzimlerinde özellikle SGPT değerinde artış görülmesi normaldir. İlaç bırakılınca bu olay geri döner. Daha nadir görülen yan etkiler şunlardır: Bulantı, kusma, karın krampı, kas güçsüzlüğü, vs.. Gebe ve emziren kadınların ilacı kesmelerini gerektiren bir duruma rastlanmamıştır. İlacı güvenle kullanmaları önerilir.

    Primer infertilite (sebebi yapılan araştırmalara rağmen bulunamamış kısırlık), FMF’li kişilerde normal kişilere göre daha fazla görülür. Ayrıca FMF’li kadınların düşük yapma ihtimali normal kadınlara göre daha fazladır ; (amiloidoz ve ağır seviyedeki böbrek yetmezliğinin anne ve bebek için birçok tehlikeler oluşturması nedeniyle) amiloidozu olan hastalara gebe kalmamaları önerilir.

    İlacı kullanan hastaların çocuklarında Kolşisin’in herhangi bir teratojenik etkisine rastlanmamasına rağmen, gerekirse FMF’li gebelerde (bebekte ilaçtan dolayı gelişebilecek herhangi bir sakatlığın vs tesbiti için) “amniosentez” yapılabilir.

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva