Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva

Anasayfa > Göz yaşı kanal tıkanıklığı ameliyatı Hastalığı ve Tedavisi

Göz yaşı kanal tıkanıklığı ameliyatı

Soru :

benim sol gözümde gözyaşı var.ameliyat olmam gerekiyor ama lazerle mi yoksa açık ameliyatmı hangisi daha güvenli ?

Aranan Kelimeler:

Etiketler: , , ,

19 Nisan 2010

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

»
Soru Sormak için Resme Tıklayın

“Göz yaşı kanal tıkanıklığı ameliyatı” için 6 Yorum

  1. gözyaşı diyor ki:

    ben dsr ameliyatı olacagım sorum şu bu ameliyattan sonra lens kullanabilirmiyim çünkü görme bozuklugumdan dolayı lens kullanıyorum

  2. reyhan diyor ki:

    bebeğime 12 aylıkken sondalama yapıldı fakat gözündeki akıntı kesilmedi göz kanalına tüp takılması gerekiyor fakat operasyon sırasında uyutulması gerekıyormus ( narkozla ) bebeğim down sendromlu ve 4 buçuk aylıkken kalp ameliyarı gecirdi hala üfürüm devam ediyor bebeğimin uyutuldugunda uyanmama riski var ne yapabilirim?

  3. esra diyor ki:

    merhaba bir bucuk yıl önce kanal tıkanıklgından ameliyat oldum fakat azda olsa yine sulanma var özellikle rüzgarlı havalarda doktoruma gittim tekrar verilen sıvı genzimden biraz geldi acık yani peki neden yine sulanma var bunu ögrenebilirmiyim .

  4. ayfer diyor ki:

    bebeğim 10 aylık göz kanalı tıkanıklığı var sindigrafi soncunda amaeliyat kararı verdi doktor nasıl uygulanıyor risk var mı bilgilendirirseniz sevinirim

  5. Doktor Deva diyor ki:

    Bulunduğunuz bölge ve gözününüzün durumunu dikkate almadan birşey söylemek zor ama genelde biz lazer tedaviyi öneriyoruz Bu konuda ayrıntılı bir yazıyı sizinle paylaşmak isterim

    Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığı :

     

    Gözümüzü korumak, temizlemek ve hatta bazı tabakaların beslenmesini sağlamak için salgılanan gözyaşı, alt ve üst kapağın iç kenarındaki iki kanalla burun arkasındaki boşluğa boşalır. Gözyaşı kanalının tıkalı olduğu durumlarda bu kanaldan boşalamayan gözyaşı, dışarıya akar ve gözlerde sulanma meydana gelir. Bu hastalarda sık sık mikrobik enfeksiyonlar geliştiğinden çapaklanma da olabilir. Gözyaşı kesesi apse yaptığında burnun üst-iç kenarında şişlik gelişebilir ve hatta buraya bastırıldığında iltihap boşalabilir.

     

    Çocuklarda Göz Yaşı Kanal Tıkanıklığı :

     

    Yeni doğmuş bebeklerin önemli bir kısmında doğuştan gözyaşı kanalları tıkalıdır. Fakat birkaç hafta içinde çoğu bebekte kendiliğinden açılır. İlk 12 ayın sonunda yüzde doksanından fazlasında kanallar kendiliğinden açılmış olacaktır. Kanalı tıkalı çocuklarda sürekli sulanma ve ara sıra da çapaklanma ve yapışma görülür. Bu çapaklanma dönemlerinde ilaçla tedavi gerekir. Bunun dışında yapılacak en önemli tedavi, göz yaşı kesesinin üzerine doğru uygulanacak masajdır. Bir yaşına kadar masajla tedavi sağlanamazsa ameliyat (sonda uygulaması), yine açılmıyorsa dört yaşında tekrar ameliyat gerekebilir.

     

    Yetişkinlerde Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığı :

     

    Daha önce sorunu olamayan sağlıklı orta ve ileri yaş yetişkinlerde de göz yaşı kanalları tıkanabilir. Başlangıçta sulanma şikayetiyle başlayıp sonraları çapaklanma, batma, şişme şikayetleri gelişebilir. Bu dönemde ki kanal tıkanıklıklarında tek tedavi yöntemi ameliyattır.

     

    Gözyaşı kanal tıkanıklığı lazer ile kısa sürede açılıyor

     

    Gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının açılmasında günümüzde birçok yeni teknik uygulanıyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Müslime Yalaz, gözyaşı tıkanıklıklarında bu tedavilerin yanısıra yeni hizmete giren lazer cihazı ile gözyaşı kanal tıkanıklıklarının kısa sürede açılabildiğini belirtiyor.

     

    Gözyaşı kanal ameliyatlarında lazer ile tedavi mümkün müdür?

     

    Gözyaşı kanalı ameliyatlarında son birkaç yıldır ABD ve çeşitli Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlayan 980 nanometre dalga boyundaki “Diode Lazer” ile göz yaşı kanalı ameliyatları kısa süre önce Acıbadem Kadıköy Hastanesi’nde de yapılabiliyor.

     

    Lazer dışında başka hangi yöntemlerle göz yaşı kanalı ameliyatları yapılmaktadır?

     

    Ciltten veya burun içerisinden olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Birinci yöntemde ciltten gözyaşı kanalına kesi yapılarak ulaşılır ve kese ile burun boşluğu arasındaki kemik ve mukoza çıkarılarak yeni bir kanal oluşturulur. İkinci yöntemde ise kese hizasına gelen kemik ve mukoza kısmı burun içerisinden endoskop yardımı ile çıkarılarak ameliyat yapılır. Diode lazer ile yapılanda ise herhangi bir yeri kesmeden gözyaşı kanalının üst ucundan lazer probu ile gözyaşı kesesinin içine girilerek aradaki kemik ve mukoza çok kısa sürede yüksek enerji ile ortadan kaldırılmaktadır.

     

    Lazer DSR ameliyatlarının diğer gözyaşı kanal ameliyatlarına avantajları nelerdir?

     

    Bir çok avantajı vardır. En önemli avantajı diğer yöntemlere göre ameliyatın çok kısa sürmesidir. Ayrıca genel anestezi gerekmemektedir. Kanama yok denecek kadar azdır. Ameliyatta doku harabiyeti lazerin özeliğinden dolayı az olmaktadır. Hasta ameliyattan hemen sonra hastaneden çıkabilir. İyileşme süresi çabuktur. Ertesi gün işine gidebilir. Ciltten kesi yapılmaması ve gözyaşı kesesi etrafındaki kasların zarar görmemesi diğer avantajlarını oluşturur.

     

    Daha önce gözyaşı kanalı ameliyatı olmuş ancak tekrar tıkanmış olan hastalara yapılabilir mi?

     

    Yapılabilir. Yukarıda bahsedilen avantajlarının yanında, daha önce gözyaşı kanalında ameliyat olmuş hastalara ikinci ameliyatın “Diode Lazer” ile yapılması diğer yöntemlere göre daha başarılı olmasını sağlamaktadır.

     

    Ameliyatın nasıl yapıldığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

     

    Ameliyat öncesi hastanın ameliyathanede kendini rahat hissedebilmesi için sakinleştirici ilaç verilmektedir. Takiben ciltten lokal anestezi, burun içerisinden de tampon ile anestezi yapılır. Gözyaşının kanala girdiği uç önce genişletilir. Sonra lazerin uç kısmı buradan gözyaşı kesesine sokulur. Burun içerisinden de endoskop ile takip edilerek lazer ile gözyaşı kesesinden buruna yeni kanal açılır. Silikon tüp yereleştirilerek operasyon tamamlanır.

     

    Bu ameliyatın başarı oranı nedir? Tekrarlanabilir mi?

     

    Bu ameliyatın başarı oranı ilk kez yapılanlarda yüzde 90’ın üzerinde, daha önce başka yöntemlerle yapılanlara uygulandığında ise yüzde 87.5’tir. Tekrarlanabilir. Başarısız olanlara tekrar yapıldığında bu oran yüzde 100 olabilmektedir.

Sizde bu konu ile ilgili yorum yapabilir Soru Sorabilirsiniz

Yorum yaparken veya Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz


Sağlık Ekibi Sağlık Kategorileri

  • Ağız ve Diş
  • Akciğer Hastalıkları
  • Bağırsak ve Anüs
  • Beslenme Hastalıkları
  • Beyin ve Sinir
  • Böbrek ve İdrar Yolları
  • Bulaşıcı Hastalıklar
  • Cilt Hastalıkları
  • Cinsel Hastalıklar
  • Çocuk Hastalıkları
  • Diğer Hastalıklar
  • Diyet
  • Doktora Sor
  • Eklem Hastalıkları
  • English Health
  • Erkek Hastalıkları
  • Estetik
  • Genetik
  • Göz Hastalıkları
  • Hastalıklar
  • Hormon Hastalıkları
  • İlk Yardım
  • Kadın ve Doğum
  • Kalp ve Damar
  • Kan Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları
  • Kategorilenmemiş
  • Kemik Hastalıkları
  • Kulak Burun Boğaz
  • Laborant
  • Laboratuvar Günlüğü
  • Mide Hastalıkları
  • Ruh Hastalıkları
  • Sağlık Haber
  • Sağlık Sözlüğü
  • Sağlıkta Pratik Bilgiler
  • Şifalı Bilgiler Kitabı
  • Solunum Hastalıkları
  • Doktor Deva