Tüm sorunlarınız için tek Adres Deva
Anasayfa > kanlı vajinal akıntı Hastalığı ve Tedavisi

Bir Önceki Yazı

«

Bir Sonraki Yazı

           »

kanlı vajinal akıntı

Soru :

merabalar benim sorunum 2 senedir süre gelen kanlı akıntım..bu sürede 2 defa yara yaktırdım ancak çözülmedi.bu arada üniversitede polip teşhisi koydular ama almadılar çocuk sahibi olmadığım için.bu esnada enfeksiyon tedavisi falan verdiler antibiyotik kullandım o da geçirmedi.sizce sorunum ne olabiliri 2 hafta da bir doktordayım ama sonuçsuz

Etiketler: ,

08 Kasım 2010

“kanlı vajinal akıntı” için 3 Yorum

  1. ılgın diyor ki:

    merhaba adetim bittikten sonra tekrarkanamam başladı çok koyu renkli ve sürekli sanki tekrar adet olmuşum gibi 10 gündür geçmedi akşamları ateşimde çıkıyor korkuyorum bana yardmcı olursanız çok memnn olurum

  2. Deva diyor ki:

    Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
    Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.
    Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.

    Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

    Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar. Anormal sayılan akıntılar;

    Kesilmiş süt gibi beyaz,
    Kanlı
    Et suyu gibi
    Sarı – yeşil renkli ve iç çamaşırda iz bırakan,
    Bol, sarı-gri köpüklü,
    Kötü kokulu (özellikle cinsel ilişkiden sonra bozulmuş balık kokusu)
    şeklinde sıralanabilir. Akıntıya aşağıdaki yakınmalar da eşlik edebilir.

    Kaşıntı
    Yanma
    Ağrılı ilişki
    İdrar yaparken yanma
    Sık ve az az idrar yapma
    Kızarıklık
    Düzensiz kanama veya ilişkiden sonra kanama,
    Tanı için jinekolojik muayeneyi takiben, direk akıntıdan alınan örneğin mikroskopik incelemesi,
    akıntının boyanarak (Gram vb) mikroskopik incelemesi kültür alınarak mikrobun üretilmesi rahim ağzı sürüntüsü (Paptest, smear ) yapılabilir. Akıntı nedenleri;

    Mantar, Trikomonas, Gardnerella,Klamidya vb değişik mikroplarla enfeksiyon
    Rahim İçi Alet ile doğum kontrolu,
    Kanserler (özellikle kanlı akıntı veya ilişkiden sonra kanama varsa),
    Polip,
    Küçük kız çocuklarında vajina içinde yabancı cisim,
    Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)
    olabilir. Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından düzenlenmelidir.Ülkemizde sıklıkla “Sadece akıntım var, bir ilaç verebilirmisiniz” diyerek eczaneye gidip ilaç almak, birkaç fitil ve tedaviden sonra doktora gitmek çok yaygın , yanlış bir uygulamadır. Uygun olmayan ilaçlarla daha dirençli enfeksiyonlara neden olmak, bir kanseri ilaçla tedavi etmeye çalışırak erken tanı ve başarıyla tedavi olma şansını kaçırmak mümkündür.

    Akıntılarla ilgili en önemli olan konu; normal ve anormal akıntıyı tanımak ve akıntılı hastalıklara neden olabilecek kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan kurtulmaktır. Akıntılı ( özellikle enfeksiyonlara) hastalıklara yakalanmamak için;

    İlşikiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalıdır (vajinal duş). Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.
    Tuvalette temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
    Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.
    Havuz, hamam, sauna , küvet ve her gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır.
    Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa , prezervatif ile korunmalıdır.
    İç çamaşırlar doğal (pamuklu , yün) maddelerden üretilmiş olmalıdır.
    Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir ( en çok 6 saat).
    Koku için vajen girişinde deodoran parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.
    Dar pantolon, sıkı iç çamaşırları veya etekler (en azından uzun süreli) kullanılmamalıdır.
    Düzenli pap-test yaptırılmalıdır.
    Şeker Hastalığı varsa kontrol altında tutulmalıdır. Tatlandırıcı kullanımına bağlı daha sık mantar enfeksiyonları olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu sıklıkla, kullanım nedeni olan şeker hastalığına da bağlı olabilir.

    Yaz ve tatil aylarında yukarıdaki önerilere uymak zorlaştığından, yazın vajinal akıntılara daha sık rastlanılabilir. Bu nedenle hijyenik kurallara her zaman büyük bir dikkatle uyulmalıdır.

    Bir miktar akıntı mutlaka olacaktır. Unutmayın ki vajende hiç ıslaklık olmaması, kuruluk ayrı bir hastalıktır. Yani vajina kuru olamaz. Ülkemizde en çok cinsel ilişki ve adetten sonra kadınlarımızın bir kısmı, kirlendikleri gerekçesiyle “bulaşık çamaşır yıkarcasına” vajinanın içini yıkayarak, burada bulunan koruyucu asiti üreten Laktobasil’leri yok ederek, tekrarlayan mantar ve diğer mikrobik hastalıklara neden olmaktadır.

Sizde bu konu ile ilgili soru sorun veya ek bilgi verin

Sorunuz bu konu ile ilgili değilse buraya tıklayarak yeni bir soru sorun. Soru Sorarken !
Düzgün bir Türkçe kullanınız!
Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
İnsanları rencide edici ithamlarda lütfen bulunmayınız!
Saçma isim ve yanlış mail adresli sorular cevaplanmaz